Fetva Meclisi
Soru
Ben 15 yaşımdan 22 yaşıma kadar başka ilahlar edindim; Allah’a şirk koştum. Şimdi ise namaz kılıyorum ve koşulsuz iman ediyorum. Hocalar sürekli, şirkin affının olmadığını söylüyor. Hadislerde, şirke şefaat olmayacağını söylüyorlar. Bu, beni umutsuzluğa sürüklüyor. Bu konuya açıklık getirir misiniz? Sizce ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Şirk, Allah ile beraber bir ortak icat etmektir. Bu uygulamada da olabilir niyette de. Bunun dışında, Müslüman'ın uygulamadaki hatalarına 'günah' adı verilir. Günah ile şirk arasında ölü ile diri kadar fark vardır. Sizin durumunuz şirkten çok günaha yakın bir durumdur. Ezikliğini hissettikçe şirke kaymamış olduğunuz anlaşılır. Allah'a emanet olun.
Özellikle bir doktora görünmenizi tavsiye ederiz. Bir abartıdır bu. İlerlemeden bu durum doktora görünün.
Bırak geleceği Allah'a, işini yap. Rahat edersin. Yapacak başka bir şeyin de yoktur zaten.
Bir psikologla durumu değerlendirip onun tavsiyeleri ile bize tekrar yazmalısınız.
Buna ve daha da muhtemel beterine rağmen yılmadan ve usanmadan devam edeceksiniz. Allah’ın kapısı sadece iyilerin kapısı değildir. İyi olmak isteyenlerin de kapısı o kapıdır. Şeytan sizi çökertmeye çalışıyorsa siz aksine üzerine üzerine gidin. Sabredin ve işin sonunu yakalamaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Pişmanlık çok güzeldir ancak bunu vesvese haline getirmeyin. Tevbe ettikten sonra hayata dönün ve daha güzel bir kul olma mücadelenizi sürdürün. Aynı hatalara düşmemek için günahlı ortamdan ve günaha düşecek sebeplerden uzak durun. Allah mağfiret buyursun.
Allah konusundaki diğer fetvalar
Şunu kesin bir bilgi olarak bilmelisiniz: İman denen şey bu mücadelenin ta kendisidir; hemen hemen herkes buna benzer bir süreç yaşar. Kimi bu süreçte erir gider kimi de güçlenerek iman yoluna devam eder. Israrla yolunuza devam edin. Bin şüphe sizi kuşatsa da onu yarın çıkın. Zihninizde kaldığı, dilinize ve elinize yansımadığı sürece hiç bir vesvese sizi yıldırmasın. Allah'a emanet olun.
Böyle bir sözden ötürü keffaret gerekmez. Daha dikkatli olmak, günahlardan uzak kalmak gerekiyor.
Anlam olarak aynı anlamı verse de 'lailahe illellah' bize bir kalıp olarak aktarılmıştır. İttiba etme mecburiyetimiz bu kalıbı bozmamayı gerektirmektedir. Allah'a emanet olun.
Allahu Teala, bütün mahlukatını kuşatmıştır. O'nun hükümranlığı altında olmayan bir şey olamaz. Bu âyetten anlaşılması gereken budur. Âyette çelişki gibi görülen duruma gelince, derin asırlardan beri Ümmet'in uleması arasında iki görüş vardır. Bu görüşlerin birincisi, bu tür âyet ve hadislerde anlaşılanı zorlamadan ve yönlendirmeden olduğu gibi kabul etmek gerekir şeklindeki görüştür. Bu görüşe göre, âyetten ne anlaşılıyorsa anlam odur. Yani Allah Teala semâdadır, Arş'a istiva etmiştir, keyfiyeti mechuldür, hiçbir yaratılana benzemez ve O'na cisim isnad edilemez. Semada olması da üstünlüğü ve kuşatmışlığı ifade eder.. İkinci görüş ise, âyeti yorumlama yoluyla anlama görüşüdür. Bu görüşe göre de yine bu bir kuşatmış olma ve her şeye hükümran olma anlamındadır ancak bunun ötesinde âyet yukarıda olma veya gökte olma gibi bir anlam vermemektedir. Dikkat ederseniz iki görüşte de azamet ve üstünlük vardır. Daha ötesini karıştırmanın bize bir yararı yoktur. Allah'a emanet olunuz. ❓Soru: Selamünaleyküm muhterem hocam. Allah (celle celalühü)’nin sıfatları hususunda ‘Allah nerede?’ sorusunu cevaplandırırken, farklı görüşler olduğunu ifade etmişsiniz. Bu konuları irdelemenin çok doğru olmadığını biliyorum fakat düşüncelerimin yerine oturması için affınıza sığınarak biraz daha açıklık getirmenizi rica ediyorum. Sizi Allah için seviyor ve dualarınızı istirham ediyorum. ✅Cevap: Selamünaleyküm. Değerli kardeşim, Umumiyetle bu tür soruların bilgi edinmekten çok merak gidermek ve kafa karıştırmak gibi gerekçelerle sorulduğunu düşündüğümüzden cevaplamaktan imtina ediyoruz. Ehil bir hoca nezaretinde okunacak bir akide kitabı üzerinden bu konuların öğrenilmesinde büyük fayda vardır. Yine de sizin sorunuzun bir ilim maksadı taşıdığını umarak kısaca cevap yazıyorum. Temenni ederim maksat hasıl olur. Alıntı yaptığınız cevapta bir ifade dikkatinizden kaçmış olabilir. Cevapta, ‘Ümmetin uleması’nın ‘bir görüş’ etrafından ittifak sağlayamadığına özellikle işaret edilmekte idi. Bunu lütfen dikkate alınız. Aksi halde sonu tekfire varan büyük fitnelere kapı aralamış oluruz Allah muhafaza. Size sadece, cevabımı anlamanıza yardımcı olacağını düşündüğüm, İmam Nevevî (rahmetullahi aleyh)’in Sahih-i Müslim Şerhi’nde 299.hadisi şerhederken belirttiği ayrıntıyı aktaracağım. Umarım sizin için İmam Nevevî yeterli olur: “Şunu bilmelisin: Sıfat hadisleri ve sıfat ayetleri konusunda ilim ehli iki görüştedir. Birinci görüş ki bu görüş SELEFİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN BELKİ DE TAMAMININ görüşüdür. Bu görüşe göre, onların anlamı üzerinde konuşulmaz. Onlara iman etmemiz gerekir. Onlarla alakalı olarak Allah Teala’nın şanına ve azametine uygun bir manaya iman ederiz. Kesin bir şekilde de Allah Teala’nın benzeri hiç bir şeyin olmadığına da iman ederiz. O, cisim olmaktan, intikalden, bir yönde bulunmaktan ve diğer yaratılmışlara ait özelliklerden münezzehtir. Bu görüş, kelam ilmi mensuplarından bir grubun görüşüdür de. Onlardan muhakkik bir bölümün tercihidir. En güzel görüş de bu görüştür. İkinci görüş ise KELAM İLMİ İLE MEŞGUL OLANLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN görüşüdür. Bu görüşe göre de o tür hadisler ve ayetler zikredildikleri yerlere göre münasip bir anlam üzerinden tevil edilirler. Ancak o tevili Arapça, usul ve furu ilimlerine sahip, ilimde belli bir merhale kat etmişler yapabilirler.” Değerli kardeşim, Nevevî gibi otorite bir ismin bu konularda iki farklı ekol olduğunu belirttiğini görüyorsunuz. Birinci ekolde, İmam Azam’dan başlayan onlarca büyük isim vardır. İkincisinde de bu ümmetin önder âlimleri vardır. Dolayısıyla bu ümmetin önder şahsiyetleri, bizim gibi sıradan Müslümanları ilgilendirmeyecek bir ilmi mesele üzerinde sonunda ittifak edilememiş münazaralar yürütmüşlerdir. Allah onlardan razı olsun. O cevapta özellikle belirttiğim gibi bizim gibilerin böyle derin meseleler yerine akıbetimizi düşünüyor olmamız daha doğru olur. Şu sorunun cevabını arayarak bir ömür yaşayalım: ‘Ben Allah’a yakınlıkta neredeyim?’ Rabbim bizi fitneye alet olmaktan muhafaza buyursun, rızasına ermeyi hepimize müyesser kılsın. Duanızı beklerim. İlgili Videolar: Kendimi, İmam Maturidi'nin çizgisinde bir Müslüman olarak tarif ediyorum. Ümmetin itikat konusundaki ihtilafları ne zaman son bulacak (Tenzih - Teşbih - Tecsim İnancı Hk.) Akide Konularına Dalmanın Tehlikesi ve İtikadi Konularda Esaslı Duruş İlgili Fetvalar: Hocam, itikatta ihtilaf olur mu? Mü’min Kardeşlerim Şahit Olsun! İman Ettiğim Esası Söylüyorum.. Uçlara çekmeyeceğim, ortayı göstereceğim. Varsın eksikliğim bu olsun. Allah gökte midir? (Mülk suresi 16. ayet) Arş ve İstiva Konusu Ne Kadar Önemli ve Öncelikli İstiva Meselesinde Müteşâbih Ayetler Tevil Edilmeli mi? ‘Ben Allah’a Yakınlıkta Neredeyim?’ Bu soru bize bir ömür yeter! Hangisi doğru akide? Selef - Maturidi - Eşari
Sözünü ettiğiniz hadisi şerif, Müslim, Birr 15'te 6572.hadis olarak zikredilmektedir. 'İğnenin çekeceği su kadar' benzetmesi ile de Allah Teala'nın mülkünün azameti gösterilmektedir. Allah'a emanet olunuz.