Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 22 yaşındayım hocam Allah'a laik Allah'ın razı olduğu kul olmak için neler yapmalıyım. Tarikatamı girmem lazım ama onlardada rabıta var buna haram diyorlar. Allah rızası için beni aydınlatın. Selamünaleyküm...
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sizi tebrik ederim. Yeni hayatınız mübarek olsun. Bulunduğunuz ortam sizi ürkütmesin. Asıl siz, orada iyi yetişeceksiniz. Hani fırında pişmek denir ya, sizin için de öyle olacak biiznillah. Kendinizi koruyun, tehlikede olduğunuzu hiç unutmayın. Ciddiyetinizi muhafaza edin. Arkadaş edinmemeye gayret edin. İkinci bir ortam yani fakülte dışında bir ortam muhakkak bulunsun. Sabredin ve kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Sözünü ettiğiniz bu durum, şeytanın taktiklerinden biridir. 'Yapma' diyemediği zamanlar, yaptığını değersizleştirmeye çalışır. Bunlara takılmayın. Doğru bildiğiniz şeyleri yapın, eksiğini ve beceremediğinizi de Allah'ın mağfiretine havale edin. Bunu bir mücadele konusu olarak görmelisiniz. Şeytan sizinle böyle mücadele ediyor, takılıp kalmayın ona. İbadetinize devam edin.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Selamünaleyküm. Bu hususta size isim vermem mümkün değildir. Şunu söyleyebilirim: Siz, bir mürşit arayışı içinde değilseniz böyle bir zorunluluk yoktur. Zorunlu olan sizin, Allah korkusu ve cennet umudu ile yaşamanızdır. Bunu yapıyorsanız sizin mürşidiniz var demektir. Gereksiz arayış içine girmeyin. Bir ders halkasına katılın, o halkada sizi tatmin edecek şeyleri buluyorsanız mesele tamam demektir. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Bu bir imtihandır, kimi direk haramlarla imtihan edilir kimi de ibadetlere tamamen uzak kalmasıyla. Siz de gel gitler yaşayarak bu imtihana uğramışsınız. Yapacağınız şey, yılmamaktır. Şeytan seni, 'ben ibadet edemem' demeye inandırmak isteyecektir. Sen de 'bin kere yıkılsam da bin bir kere kalkarım' demeye hazır olmanız gerekir. Hayat böyledir.
Aleykümselam. Bugün ne yaptığınıza bakın, salih ameller işlemeye çalışın.
Allah'ın razı olduğu kul olmak konusundaki diğer fetvalar
‘Allah filan insandan razıdır.’ şeklinde kesin bir kanaat kullanmak mümkün değildir. Böyle bir bilginin vahye dayanması gerekir. Vahiy yolu da kapanmıştır. Lakin bütün zamanlar için geçerli olacak bazı işaretlere bakılarak, Allah Teâlâ’nın kulundan razı olduğu, amellerini kabul ettiği ihtimali değerlendirilebilir. Ne var ki böyle bir şey sadece ihtimal dairesi içindedir. Belki de iyi bir umuttur. -İstikamet üzere bir hayat yaşamak, sıkıntılar ve imtihanlar karşısında yalpalamamak, sebat göstermek, -Allah’ın emrettiği şeyleri yapmak, haramlarından şiddetle kaçınmak, harama düşmeyi ateşe düşmek gibi görmek, -Nafile düşkünü olmak, doyasıya Kur’an okumak, Kur'an’ı bir şifa kaynağı olarak görmek, -Bir ibadeti yapmaya muvaffak olmaya sevinmek, hataya karşı eseflenmek, -Hayırda yarışmak, dine hizmetten sınırsız denecek bir haz almak, Allah için her çeşidi ile cihad etmek, -Kâfirlere karşı izzetli ve zorlu davranmak, müminlere karşı alçak gönüllü olmak, -Allah yolunda iken kimsenin ayıplamasından korkmamak, -Güzel ahlaklı olmak, -Göz, kulak ve diğer organları haramlardan korumak, -Kadere teslimiyet; üzerine düşeni ifa ettikten sonra başa gelen musibete gönülden teslim olabilmek, -Allah’ın sevdiğini sevmek, sevmediğini sevmemek, -Peygamber aleyhisselam efendimizin izinden gitmeye gayret etmek, -Allah’ın salih kulları arasında sevilen birisi olmak… Tüm bunlar Allah Teala tarafından sevilen ve amelleri kabul gören bir kul olmanın işaretlerinden sayılabilir. Biz kul olarak Rabbimizin rızasını kazanmayı en üstün, en büyük kazanç olarak görürüz. Durum böyle olunca da O’nun rızasını elde etmek uğruna her türlü fedakârlığı yapmaya gayret eder, inancımızda samimi olmaya çalışırız. Yoksa sözde kalan, amelle desteklenmeyen veya bir görülüp bir kaybolan sevgi değerli bir sevgi değildir. Sevmekten çok seviliyor olmaya dikkat ederiz. Yukarıda bir kısım örnekleri verilen işaretler ve diğerlerinin ana ham maddesi ‘Haşyetullah’tır. Haşyetullah, Allah korkusudur. O korkuyu sürekli hissetmektir. ‘Ben görmüyorsam da O beni görüyor ya!’ şuuruna sahip olmaktır. Mü'minin mü'minler arasında sevilen biri olması ciddi bir göstergedir; özenle elde edilmesi ve korunması gerekir. Mü'min bir toplumdaki durumumuza bakarak Allah katındaki değerimizi de tahmin edebiliriz.
Sevmek kelimesini biz kendimiz için kullandığımız gibi Allah Teâlâ için de kullanırsak yanılırız. Evet, Allah Teâlâ sever, bütün mümin kullarını sever, özellikle de peygamberlerini daha çok sever, Muhammed aleyhisselamı da hepsinden çok sever ama bu sevgi bizim üretip kullandığımız sevgi değildir. Onun sevmesini razı olması olarak anlarsanız rahat edersiniz. O seviyorsa kulundan razı demektir. Razı olma süreci de o bahsettiğiniz bin bir sınavdan sonradır zaten. O sınavlar sevilen bir kul olmayı sonuç olarak getiriyor.
Bacı, ne yaparsan yap ama asla Allah'ın rahmetinden, seni ve amellerini kabulünden şüphe etme, asla! Şöyle düşün: Şu anda sen yaşıyorsun. Yaşadığın da nefes almandan belli. Nefes dediğin neredeyse bir saniye kadar küçük bir şey. O küçücük nefesle yıllarca yaşadığın hayatın ölçülüyor. Bir tek nefesi yok edersen hayatın bitebilir. Ameller de böyledir: Küçüğü ve önemsizi olmaz. Nefes gibi... Devam et, yılmadan yıkılmadan devam et. Allah seni görüyor, melekleri şahit oluyor, meraklanma.