İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Allah’ın Peygamber Efendimize (s.a.v.) olan muhabbeti beni derinden etkiliyor ve hayrete düşürüyor. O’nu yaratan da var eden de Allah Teâlâ. Buna rağmen, Peygamber Efendimizi bu denli sevmesi, ismini kendi ismiyle yan yana anması, böylesine bir yücelik vermesi gerçekten insanı düşündürüyor. Örneğin, faizle ilgili bile "Allah’a ve Peygamberine savaş açar" denilerek, Peygamberimizin adı özellikle zikrediliyor. Bu sevginin büyüklüğünü anlamaya çalışırken bazı noktalar zihnimi meşgul ediyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) annesiz ve babasız büyüdü, evlat acılarıyla defalarca sınandı, en yakın akrabaları tarafından düşmanlık gördü ve türlü hakaretlere maruz kaldı. Biz ümmeti olarak elbette O’nu çok seviyoruz, canlarımızı O’nun yoluna feda etmeye hazırız. Ancak Allah’ın bu denli büyük bir muhabbet duyduğu sevgili Peygamberine bu kadar ağır imtihanlar yaşatması, bazen insanın aklını ve kalbini anlamaya sevk ediyor. Hocam, lütfen yanlış anlamayın; bu konudaki hikmeti ve derinliği kavramakta zorlanıyorum.

Cevap

Sevmek kelimesini biz kendimiz için kullandığımız gibi Allah Teâlâ için de kullanırsak yanılırız. Evet, Allah Teâlâ sever, bütün mümin kullarını sever, özellikle de peygamberlerini daha çok sever, Muhammed aleyhisselamı da hepsinden çok sever ama bu sevgi bizim üretip kullandığımız sevgi değildir. Onun sevmesini razı olması olarak anlarsanız rahat edersiniz. O seviyorsa kulundan razı demektir. Razı olma süreci de o bahsettiğiniz bin bir sınavdan sonradır zaten. O sınavlar sevilen bir kul olmayı sonuç olarak getiriyor.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeye rağmen eşler aralarındaki eşliğin gerektirdiği sevgi ve saygıyı yitirmemeye çalışmalıdırlar. Peygamberlerin de eşleriyle bu tür sorunları oldu ama onları boşamayı denemediler. Evet, Müslüman'ın kendi evinden vurulması çok ağır bir imtihandır fakat bu bir imtihandır. İmtihanlar bizim isteğimize ve keyfimize göre olmayacaktır elbette. Kesinlikle sabırlı ve nazik olacaksınız. Sizin tartışmanızda nazik olan kazanacaktır. Her işte sabırlı olanlar, kabalığa başvurmayanlar sonuca ererler. Allah Teala size böyle bir imtihan takdir buyurdu ise siz bunu kazanmaya mecbursunuz. Zira, namaz kılmak için gösterdiğiniz gayretten sevap kazandığınız gibi eşinize tahammül etmekten de sevap kazanacaksınız. Zor ama gerekli bir uygulamadır bu. Aman sabredin, seviyenizi düşürmeyin. Kopacaksa koparan diğeri olsun. Çocuklarınızın gözünde de iyi örnek siz olmalısınız. Allah'ı ve Peygamber'ini sevmenin gereği budur. Allah'a emanet olunuz.

Hocam ben elimden geldiğince ibadetimi yapmaya çalışıyorum, Allah ve Resulullah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamber aleyhisselam efendimizin ne denli övülürse övülsün, övülmekle bitmeyecek meziyetlerin sahibi olduğundan kimsenin şüphesi olamaz elbette. Ancak bu hususun, sanki onun ihtiyacı varmış gibi abartıldığı da maalesef doğrudur. Biz şöyle dengeli bir yol izleyebiliriz: a- Allah Teala onu, kitabında nasıl övdü ise onu olduğu gibi kabul eder, iman ederiz. Kesinlikle tartışmayız, tartışılmasını da imandan çıkmak olarak görürüz. b- Sahih ve sarih hadislerde ona dair aktarılan bilgileri de olduğu gibi kabul eder, onları da tartışmayız, tartışılmasına izin veremeyiz. c- Bunun dışında şairlerin, yazarların, ozanların sözleri ile Peygamber aleyhisselam efendimizi tanımaya ihtiyacımız olmaz. Onun sevgisinin ve kişiliğinin abartılmasının bir zafiyet olduğunu düşünürüz. Onu övmek için yalana, hileye baş vurmanın gereği yoktur. Hassasiyetinizi doğru buluyorum. Yine de siz, sanki başka şey kastediyormuş vesvesesine sebep olmamaya gayret edin. Allah Teala'dan onun şefaatine nail olacak amellere bizi muvaffak kılmasını dileriz.

Peygamber efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) ne denli özel biri olduğu ko
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evvela şunu bil, aile rızası, özellikle anne duası bu hayatta öyle bir berekettir ki ne aşkla ne tutkuyla ölçülebilir. Annenin gözyaşıyla kurulan bir yuvada huzur kolay kolay yeşermez. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) annenin ayağının altını cennet olarak tarif etti. Annenin rızası olmayan bir evlilik, rüzgârsız denize açılmış yelkenlidir. Ama senin halini de küçümseyemeyiz. Kalbin birini sevmiş. Sevmek suç değil. Allah'ın yarattığı bir duygudur. Ancak evlilik, sadece aşkı değil; aklı, imanı, sabrı ve istikameti de omuzlamaktır. Bu hanımefendi belki iyi niyetlidir, belki seninle mutlu olmayı da ister. Fakat unutma, evlilik, iki kişi arasında kurulmaz sadece. İki ailenin, iki geçmişin ve iki farklı dünyanın da buluşmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç hususu sana maddeler hâlinde aktarayım: Aileni ezerek evlenme. Onların rızasını almadan yapılan evlilik, ileride seni ya onların vefatıyla ya da pişmanlıkla sınar. Onlara rağmen bir hayat kurarsan bu sevgi zamanla külfete dönüşebilir. Hanımefendinin bakış açısını da ölç. "Senin hayatın, sen karar ver." diyen bir yaklaşım kulağa doğru gelse de aileni yok sayan bir anlayışa dönüşüyorsa, bu ileride seni yalnızlığa sürükleyebilir. Evleneceğin insan, sadece seni değil aileni de sevebilecek bir gönle sahip olmalı. Sevgi büyüktür ama istikamet daha büyüktür. Şeytan bazen meşru olmayan yollarda bizi duygularımızla kandırır. Aşkın haram boyutu yoksa sabredilirse sevap olur. Ama sabredilemezse günaha döner. Senin durumun henüz bu sınıra gelmemiş görünüyor. Ama dikkat et, kalbin fitneye de açıktır. İstişare ve dua silahın olsun. Ailenden başka değer verdiğin, Allah’tan korkan bir iki kişiyle istişare et. Ve özellikle istihareyi ihmal etme. Gönlün huzur bulana kadar aceleci olma. Seni kendine çağıranla değil, Allah’a yaklaştıranla yürümeye bak. Bu hanımefendi seni ailesiz bir karar almaya çağırıyorsa “Yarın bir gün başka kırılmalarda da seni yalnız bırakabilir mi?” sorusunun cevabı da önemlidir. Son söz olarak sakın karamsarlığa düşme. Allah senin niyetine bakar. Doğru olanı yaparsan, seni sevdiğinden mahrum etmez, ya onunla ya da ondan daha hayırlısıyla buluşturur. Allah'a emanet ol, gönlünü Rabbine aç, annenin duasına sarıl.

Hocam benden on yaş büyük, daha önce evlenip boşanmış ve bir çocuğu olan bir han
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu, insanın bencil hislerden kurtulup kendisi gibi insan olanların insani ihtiyaçlarını görmede gayretli olması demektir. Bu da bir farklılıktır.

Hocam, bir sözünüzde "Allah bir mü’mini seviyorsa; o mü’mine insanlara hizmet et
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Evet, zikrettiğiniz şeyler doğrudur. Kur'an'ımız da bunları bize DERS olsun diye anlatmaktadır. Bize bu olayları öğrenirken düşen şudur: - İnsanı tanıyacağız. - Peygamberleri tanıyacağız, neyi başarmak istediklerini anlayacağız. - O ümmetleri o hâle getirmeyi başaran şeytanın bizim de düşmanımız olduğunu anlayıp gerekeni yapmaya çalışacağız. - Elbette umudumuzu canlı tutacağız ama onları unutmayacağız.

Selamünaleyküm hocam. Musa aleyhisselamın kavminin Musa aleyhisselama yaptıkları
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tam bir iman, her şeyin ilacıdır. Rabbimiz de zaten bizden bunu beklemektedir. İman ise kalpte oluşan ihlas ile başlar. Bu sadece Allah için yaşama, O'nun her dediğine "peki" diyebilme, Allah dışındaki etkenlerden sıyrılabilme iradesini gerektirir. Yine Allah sevgisi ve Allah'a olan güven imanın kalpte yerleştiğinin göstergelerindendir. Böylece kişi tam bir bağlılıkla O'ndan gelen her şeyi kabul eder ve her durumda O'nun yardımını diler. Müthiş bir güven duygusu oluşur ve başına gelen her şeye sabredebilme tahammülü gösterir. Allah'a olan saygı sebebiyle O'nun yasaklarından kaçarak, küçük kusurlarda bile endişe duyar. İşte peygamberler, Asiyeler ve Meryemler bu imanı yakaladılar. Allah da onları övdü, onların imanını bizlere örnek gösterdi. Rabbim onların imanlarının izini sürmeyi hepimize nasip etsin.

Hocam Allah bizden bedenimizle, eylemlerimizle, seçimlerimizle kısacası bütün ya

Allah'ın razı olduğu kul olmak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacı, ne yaparsan yap ama asla Allah'ın rahmetinden, seni ve amellerini kabulünden şüphe etme, asla! Şöyle düşün: Şu anda sen yaşıyorsun. Yaşadığın da nefes almandan belli. Nefes dediğin neredeyse bir saniye kadar küçük bir şey. O küçücük nefesle yıllarca yaşadığın hayatın ölçülüyor. Bir tek nefesi yok edersen hayatın bitebilir. Ameller de böyledir: Küçüğü ve önemsizi olmaz. Nefes gibi... Devam et, yılmadan yıkılmadan devam et. Allah seni görüyor, melekleri şahit oluyor, meraklanma.

Hocam öncelikle, hayatımın değişmesinde öncülük ettiğiniz için Allah sizden razı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

‘Allah filan insandan razıdır.’ şeklinde kesin bir kanaat kullanmak mümkün değildir. Böyle bir bilginin vahye dayanması gerekir. Vahiy yolu da kapanmıştır. Lakin bütün zamanlar için geçerli olacak bazı işaretlere bakılarak, Allah Teâlâ’nın kulundan razı olduğu, amellerini kabul ettiği ihtimali değerlendirilebilir. Ne var ki böyle bir şey sadece ihtimal dairesi içindedir. Belki de iyi bir umuttur. -İstikamet üzere bir hayat yaşamak, sıkıntılar ve imtihanlar karşısında yalpalamamak, sebat göstermek, -Allah’ın emrettiği şeyleri yapmak, haramlarından şiddetle kaçınmak, harama düşmeyi ateşe düşmek gibi görmek, -Nafile düşkünü olmak, doyasıya Kur’an okumak, Kur'an’ı bir şifa kaynağı olarak görmek, -Bir ibadeti yapmaya muvaffak olmaya sevinmek, hataya karşı eseflenmek, -Hayırda yarışmak, dine hizmetten sınırsız denecek bir haz almak, Allah için her çeşidi ile cihad etmek, -Kâfirlere karşı izzetli ve zorlu davranmak, müminlere karşı alçak gönüllü olmak, -Allah yolunda iken kimsenin ayıplamasından korkmamak, -Güzel ahlaklı olmak, -Göz, kulak ve diğer organları haramlardan korumak, -Kadere teslimiyet; üzerine düşeni ifa ettikten sonra başa gelen musibete gönülden teslim olabilmek, -Allah’ın sevdiğini sevmek, sevmediğini sevmemek, -Peygamber aleyhisselam efendimizin izinden gitmeye gayret etmek, -Allah’ın salih kulları arasında sevilen birisi olmak… Tüm bunlar Allah Teala tarafından sevilen ve amelleri kabul gören bir kul olmanın işaretlerinden sayılabilir. Biz kul olarak Rabbimizin rızasını kazanmayı en üstün, en büyük kazanç olarak görürüz. Durum böyle olunca da O’nun rızasını elde etmek uğruna her türlü fedakârlığı yapmaya gayret eder, inancımızda samimi olmaya çalışırız. Yoksa sözde kalan, amelle desteklenmeyen veya bir görülüp bir kaybolan sevgi değerli bir sevgi değildir. Sevmekten çok seviliyor olmaya dikkat ederiz. Yukarıda bir kısım örnekleri verilen işaretler ve diğerlerinin ana ham maddesi ‘Haşyetullah’tır. Haşyetullah, Allah korkusudur. O korkuyu sürekli hissetmektir. ‘Ben görmüyorsam da O beni görüyor ya!’ şuuruna sahip olmaktır. Mü'minin mü'minler arasında sevilen biri olması ciddi bir göstergedir; özenle elde edilmesi ve korunması gerekir. Mü'min bir toplumdaki durumumuza bakarak Allah katındaki değerimizi de tahmin edebiliriz.

Rabbimin beni sevip sevmediğini, yaptığım ibadetleri kabul edip etmediğini bileb
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İman ehli olarak ölmek için neler yapılması gerekiyorsa sizin reçeteniz odur: - Haramları sıfıra indireceksiniz. Sıfır haramlı olmalısınız. - Allah'ın farzlarını eksiksiz yerine getireceksiniz. - Yapabildiğiniz kadar nafile ibadet yapın. - Mü'minlerden oluşan bir salih kardeş çevreniz olsun. - Ailenizle kenetlenin, son kaleniz gibi davranın, sıkıntılarına katlanın. - Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben 22 yaşındayım hocam Allah'a laik Allah'ın razı olduğu kul olmak için n

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.