Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Ben Almanya’da yaşayan dul bir bayanım. 14 yaşında bir kızım var. Son 5 yıldır devlet yardımıyla geçiniyorum. Kızımın babasından maalesef maddi destek görmüyoruz. Tesettürlü olduğum için, birçok iş yerine -Helal daire çerçevesi içerisinde- başvurmama rağmen işyerleri işe almıyor. Bu arada iş bulma kurumunun da bana gösterdiği işler oluyor. Fakat gösterdikleri işler arasında harama bulaşma tehlikesi olan işler de oluyor. Örneğin domuz eti, içki satılan veya erkeklerle aynı ortamda çalışmak gibi. Bu durum beni çok rahatsız ediyor. İş bulma kurumundaki memura böyle işyerlerinde çalışamayacağımı söylüyorum. Karşımdaki memur Müslüman olmadığı için, kendi açısından haklı olarak, anlayış göstermiyor, tavırları ve konuşmaları çok kırıcı ve üzücü olabiliyor. Bu durum beni çok yıpratmaya başladı hocam. Babamın maddi durumu iyi elhamdülillah. Altı ay Almanya’da altı ay Türkiye´de kalıyorlar. Türkiye´de kaldıkları sürede maalesef kendiliğinden bana sahip çıkmıyor. Birkaç kez, dul olduğum için nafakamı karşılama görevinin ona ait olduğunu hatırlatmama rağmen değişen pek bir şey olmadı. Sorum şu hocam, bu sıkıntılara rağmen, Rabbime sığınarak sabrederek Almanya’da yaşamımı sürdürmeye devam edeyim mi, yoksa zorla da olsa babamın nafakamı karşılamasını sağlayıp, kızımla Türkiye’ye dönüp, babamlarla birlikte yaşayayım mı? Dua ve tavsiyelerinize ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Zaruret olmadıkça bayanın çalışmasının doğru olmadığı kanaatindeyiz. Geçim sıkıntınız olursa helal bir yerde çalışabilirsiniz. Türkiye’ye dönme konusunda sen kanaatini belirt, ricada bulun ama onların kararına da saygılı ol. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sabrınız kavi olsun. Çalışmanız için mecbur kalırsanız çalışabilirsiniz. Bunun için öncelikle sadece kadınların bulunduğu ve helal olan bir iş arayın. Onu bulamayınca şartları biraz daha daraltabilirsiniz. Sıkıştıkça zorunluluk durumunu devreye sokun. İlk fırsatta da en helal olana intikal edin.
Selamünaleyküm. Almanya'da çok zor şartlarda bulunuyorsunuz. Çocuklarınızı Türkiye'de bir akrabanızın yanına göndermeyi deneyin. En azından sekiz yaşında olanı gönderin, burada bir okulda okusun. Çok dua edin, annesiniz.
Selamünaleyküm.Teyzenizin sizi evlat edinmesi, teyzenizin kocasına karşı sizin için bir mahremiyet oluşturmaz. Eniştenize karşı bir yabancısınız siz. Sigortadan önce bu sorunu çözmelisiniz. Sigorta ise zorunlu olduğundan dolayı yapılabilir. Haramlarla iç içe olduktan sonra bereket beklemek mümkün değildir. Vicdanınızın sesini dinleyin.
Selamünaleyküm. Yaptığınız iş, meri yasalara göre doğru ise öyle geçinmenizde bir sakınca yoktur. Geçmiş olsun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir kere bu durumu sizden başkasında olmayan bir sıkıntı olarak görmeyin. İman eden her mü'min insan, benzeri sıkıntılarla bu hayatı yaşar. Bunun alternatifi yoktur. Peygamberlerin hayatını dinlemiyor musunuz? Onların çektiklerine bakmamız gerekir. Biz, onların çektikleri yanında saray çocuğu gibiyiz. Önce bu bakışınız değişsin, kendinizi gereksiz yere helak etmeyin. İkinci olarak da, bedeninizin milim milim büyüdüğü gibi mü'min şahsiyetiniz de milim milim gelişecektir. Bir günde olgunlaşmayı beklemeyin. Sabırlı olun. Size düşen, yılmadan direnerek sabretmektir. Usanmayın, devam edin direnmeye. Ancak böyle yaparsanız şeytanı mağlup edebilirsiniz. Okumaya gelince de, bir ilmihal kitabı bulup onun abdest ve namaz bölümlerini didik didik edin. Defalarca okuyun. Hem bilginiz gelişsin hem de okuma zevkiniz. Namazlardan sonra dua etmeyi ihmal etmeyin. Son olarak da sizin dertlerinizden anlayacak bir arkadaş grubuna katılmanız iyi olur. Onu araştırın. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Eşi vefat eden kardeşimiz, alabileceği kadar izin alsın. Zaruret noktasına gelince zaruret kurallarına göre hareket eder. Allah Teâlâ eşine rahmet etsin, ona sabırlar ihsan etsin.
Aleykümselam. Kızınız baliğ olunca mecburen namaz kılacak. Baliğ olmadan önce ise yedi yaşı itibariyle namaza hazırlık denebilecek bir uygulamaya başlayacaksınız. Sabah namazını ileriki günlere bırakabilirsiniz. Yaş hesabını ise bir yaşın son gününde hesaplayın. Mesela yedi yaşı, yedinci yılını doldurduğunda kabul edilecek.
Selamünaleyküm. Burada fıkhın genel ilkeleri üzerinden bir değerlendirme yapılmaktadır, o da şöyledir: -Mahremiyet ilkeleri gereği kadın kadına, erkek erkeğe muayene olmalıdır. -Zaruret durumunda erkek kadına, kadın erkeğe muayene olabilir. -Buradaki zaruret, kadının UZMAN KADIN DOKTOR bulamamasıdır. -Uzman bir kadın doktor bulamamadaki ölçü, bir insanın kendi muhiti ile sınırlıdır. Bu sınırı da en fazla seferilik mesafesi ile sınırlandırabiliriz. Seferilik mesafesi kadar bir mesafede kadın doktor bulamayan bir hasta kadın, erkek doktora muayene olabilir. Bu durumda zaruret kuralları geçerli olur. Bu seferilik mesafesi de yüz km. civarındadır. Bu rakamın daha az veya daha çok olması da mümkündür. Bunu ortalama bir takdir olarak belirlemiş bulunuyoruz. -Mesela acil bir vakada hiçbir araştırmaya gitmeden ilk bulunan erkek doktor da tedaviyi üslenebilir. Buradaki acillik oranı, ruhsatı biraz daha geliştirir. Meseleyi bu şekilde takdir edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Sürme veya benzeri bir ziynet, ‘bak bana’ ilavesi oluşturursa onun kendisi zaten sorun olur. Bunun ötesinde açık bulundurulması mubah olan yerdeki bakımın sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Cünüplük ve benzeri durumlarda içinde âyet bulunan kitaplara tutmamak kaidedir. Abdestte ise mesela fıkıh kitabına tutulabilir denmiştir. Bu zamanda deriden ayırt edilemeyecek kadar ince eldivenler vardır. Onları kullanarak kitapları okuyabilirsiniz.
Aleykümselam. Böyle bir aralık kuralı belirlemek mümkün değildir; sulandırılmadıkça ve gerekli şeyler konuştukça görüşülebilir. Nikâh gerçekleşmedikçe de halvet yani kapalı bir ortamda tek başına kalma olması haramdır. Buna göre ölçüyü siz belirleyebilirsiniz.