Fetva Meclisi
Soru
Hocam dedemiz alzaymır hastası. Bu yıla kadar oruçlarını tutabiliyordu ancak bu yıl tutamıyor. İbadet yapabilecek düzeyde değil. Sureleri dahi unuttu. Oruç tuttuğunu ve devam etmesi gerektiğini de idrak edemiyor. Bu durumda babaannemin dedem için fidye vermesi gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Fidye vermeniz durumunda evinizde maişet sıkıntısı çekecek kadar zorlanacaksanız vermeyebilirsiniz. Onun yerine istiğfar edersiniz, dua edersiniz. Allah Teâlâ afiyet versin.
FİDYE oruç tutamamış ama bir daha da tutması mümkün olmayan için verilir. Sadece kazaya kalmış olması yeterli değildir. Bir kişi oruç tutamamıştır ve yaşlılık, müzmin hastalık gibi bir nedenle de ileriki dönemlerde tutması mümkün gözükmüyorsa o FİDYE verir. Kişiye fidye gerektikten sonra yıllar sonra da olsa onu yerine getirir, fidye de zaman aşımı olmaz.
Kardeşinizin oruç tutması gerekmez. Kardeşiniz ve anneniz için her tutulmayan oruca ayrı ayrı bir fitre miktarı (bu yıl için 27 TL) verirsiniz. Bunu verdiğinizde evinizde eksikli olacak kadar sıkışık bir bütçeniz varsa vermeyebilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Allah şifalar versin, sıkıntılarınızı hafifletsin. İslam'da oruç tutmaya güç yetiremeyen kimseler için bazı ruhsatlar vardır. Hastalık nedeniyle oruç tutamayan kişi, hastalığının geçmesini bekler. Eğer iyileşme ihtimali varsa hastalık geçtiğinde tutamadığı günleri kaza eder. Ancak hastalığı kalıcı olup, oruç tutması sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atıyorsa fidye vermesi gerekir. Doktorunuz oruç tutmamanız gerektiğini söylediyse ve hastalığınız kalıcı ise siz de Diyanet’in bu yıl açıkladığı fidye bedeli üzerinden verebilirsiniz. Sorunuzda yer aldığı üzere fidyeyi, kronik hastalar (örneğin, KOAH, şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı gibi sürekli ilaç kullanmayı gerektiren hastalıklar), yaşlılık nedeniyle oruç tutamayanlar ve oruç tuttuğunda sağlığı tehlikeye girenler verirler. Eğer fidye vermeye gücünüz yetmiyorsa Allah sizi sorumlu tutmaz. Çünkü fidye, verebilecek durumda olanlar içindir. Bunun yerine dua edin ve istiğfar edin. Allah size kolaylık versin, şifanızı artırsın.
Her gün için bir fakire bir fidye verin. Bir fidye Ramazan sonunda verilen fitre miktarıdır. Allah afiyetinizi daim etsin.
Oruç tutmayı deneyin. Oruçlu iken sizde takat düşmesi, baş dönmesi, sütünüzün gitmesi gibi durumlar olursa oruç tutmazsınız. Tutamadıklarınızı da daha sonra kaza edersiniz. Bu nedenle orucun fidyesini vermek yoktur. Allah yardımcınız olsun.
alzaymır konusundaki diğer fetvalar
Bir insan ölmedikçe hastalığı ve düzeyi ne olursa olsun malının sahibidir. O ölmeden hiç kimse çocukları ve eşi de dâhil malına sahip olamazlar. Normal masraflar ne gerektiriyorsa onu harcar, gerisini güvenli bir şekilde bekletirler. O ölünce zaten malı bize kalacak gibi bir gerekçenin yeri yoktur.
Sen iyiliğini yap, dua etmeye devam et. Onun için hayır um. Ne geçmişini ne de geleceğini irdeleme. Onları onu yaratana bırak. Böylesi ile daha rahat edersin.
Allah Teâlâ babanıza afiyet size sabır ihsan buyursun. Şöyle yapın: a-Doktorundan babanızın hastalık düzeyi ile alakalı rapor alın. Zira bu hastalık kademe kademedir. Doktor, babanızın tam bir alzheimer hastası olduğunu tespit ederse babanızın akli melekelerini yitirdiği için malı üzerinde onun bir tasarruf imkânı kalmamış demektir. b-Mahkemeye müracaat edip durumu tespit ettirmeniz gerekir. Mahkeme babanızın malına bir veli tayin edip onu yetkilendirir. O da mahkemeye hesap verecek şekilde harcama yapar. c-Bir insan, hastalığı ne olursa olsun ölmeden önce malı miras gibi taksim edilemez. Miras ölüm sonrasındaki işlemin adıdır. Babanız alzheimer veya başka bir isimle hasta olmakla hayattan çekilmemiştir. Eğer mahkemeye gitme imkânınız bir nedenle yoksa aile büyüklerinden bir meclis oluşturup o meclis tarafından malı yönetebilirsiniz ama bu sizin için çok zor ve yıpratıcı olur. Allah yardımcınıçı olsun, size sabır ihsan etsin.
Olabilir, Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Anneniz, annesinin vasisi yani işini görmeye yetkilisi durumundadır. Annesinin maaşını ona harcamalıdır. Annesi için yapılacak işleri görmede zorunlu olarak o maaştan harcama yapabilir.
Alzheimer hastalığı farklı seviyelerde seyretmektedir. İlk seviyelerde iken mesela yeni olayları unutuyor ama eski olayları hatırlıyor gibi iken onu hasta kabul ederiz ve tutamadığı oruçlar için FİDYE vermesini isteriz. Hastalık ilerleyip artık hiçbir şey hatırlamaz duruma geldiğinde ise aklını kaybettiği için ibadetle yükümlü değildir deriz. İbadetle yükümlü olmayan için de bir sorumluluk yoktur. Oruçla yükümlü olmadığı için tutamadığı oruçların fidyesini de vermez.