Fetva Meclisi
Soru
Hocam üç aylık bebeğim var. Oruç konusunda ne yapmam gerekiyor? Ben tutmak istiyorum ama sütüm azalır diye endişeleniyorum. Tutamazsam eğer fidye vereyim mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Oruç tutmayabilirsiniz. Bebeğiniz büyüdüğünde kaç gün oruç tutmadı iseniz o kadar gün kaza edersiniz.
Hamilenin orucunu yasaklayan veya ısrarla emreden bir bilgi yoktur. Hamileye sıkıştığında İZİN VARDIR. Siz orucunuzu tutun. Baş dönmesi, kusma, halsiz kalma gibi durumlar olursa bozarsınız. Daha sonra o bozduğunuz orucu kaza edersiniz. Allah size afiyetler versin.
Allah size de yavrunuza da afiyet versin. Oruç tutun. Bir zafiyet veya ağrı hissederseniz bozmanızda sakınca olmaz. Bozduğunuzu kaza edersiniz.
Doktorun oruç tutmamayı tavsiye etmesini iki bölümde ele alırız. Birincisi, bir daha oruç tutamayacak durumda olanlardır. İkincisi ise iyileşene kadar oruç tutamayacak olanlardır. Birinci durumda olanlar fidye verirler. İkinci durumda olanlar ise fidye vermez, iyileşecekleri zamana kadar oruçlarını ertelerler. Siz ikinci durumdasınız biiznillah. Ne zaman iyileşirseniz geçmiş oruçlarınızı kaza edeceksiniz. Bu arada fidye verseniz de iyileşince oruçları tutmanız gerekecek. Bu nedenle fidye vermemelisiniz.
Selamünaleyküm. Hayır, siz FİDYE veremezsiniz. Sağlıklısınız, geçici olarak ruhsatı kullanıp orucunuzu ertelemiş oldunuz. İyileşince veya ne zaman fırsat bulursanız ara ara da olsa tutamadığınız gün kadar oruç tutacaksınız. Geçmiş olsun.
İlk fırsatta kaç gün tutmadı isen o kadar gün ara ara da olsa tut. Böyle bir hata işlediğin için çok samimi bir tevbe yap. Yeni oruçlarına samimi sarıl, aksatma. Bu kadar. Allah kabul buyursun.
anne konusundaki diğer fetvalar
Allah annenize rahmet etsin, mağfiret buyursun onu. Rüyalarımıza moral ve destek dışında bir anlam yüklememiz doğru olmaz. Siz de bunu daha fazla abartmayın. Anneniz için dualar edin, Kur’an okuyun. Rüyanızı hayra yorumlayın.
Sözünü ettiğiniz düğünde alkol kullanılacaksa mesela elbette gitmeyin. Haramlarla bir arada bulunamayız. Düğün günü öncesinde gidip hediyenizi verin, güzellikler dileyin ve görevinizi yapmış olun. Bu konuda asla tartışmaya girmeyin, sert cevaplar vermeyin.
Oruç tutmama yani kazaya bırakma ruhsatı annelikten ötürü değildir. Zor geçen hamilelik veya bebeğini emzirince takatsiz kalma gibi bir zorluk yaşayan anne içindir sadece.
Böyle bir tartışmanın ne insancıl ne de dini bir yönü olabilir. Bu tartışma, anne babaların misafirliğinden çok eşler arasındaki fitnenin kıvılcımlarını gösterir ya da eşlerden birinin insanlık ağırlığını.
Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.
Sorunuzu bir sigorta müfettişine danıştım, hukuken bunun nasıl görüldüğünü sordum. Bana yazdığı cevaba göre de bu yapılan iş caiz görülmemektedir. Müfettişin cevabını size iletiyorum: "...Uygulamada bu husus “sahte sigortalılık” olarak adlandırılmakta olup mevcut yasalara aykırıdır. Uygulama ile kişinin bir iş yerinde fiilen çalışmamasına rağmen o iş yerinde fiilen çalışıyormuş gibi sigorta bildirimi yapılmaktadır. Bazı teşviklerden yararlanma, emekliliğe hak kazanma, kamu görevlilerinin eş tayini hakkından yararlanma ve benzeri amaçlarla uygulamaya başvurulmaktadır. Kadın işçilere kurum tarafından geçici iş göremezlik ödeneği adı altında analık yardımı yapılmaktadır. Bu yardımdan faydalanmak isteyenler genellikle doğuma yakın zamanda kendisini bir iş yerinde sigortalı olarak göstermekte ve analık yardımından yersiz olarak yararlanmaktadır. Fiilen çalışmayıp emekli olmak isteyenler yönünden “isteğe bağlı sigortalılık” yasada düzenlenmiştir. Bu yolla kişi genel sağlık sigortası ve uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) tabi olmaktadır. Bu sayede sağlık hizmetlerinden faydalanma ve şartlar sağlandığında (prim+süre) emekliliğe hak kazanma mümkündür. Ancak bu uygulamada kişi kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık) olarak tanımlanan haklardan faydalanamaz. Dolayısıyla analık yardımı alması da mümkün olmaz. Sahte sigortalılığın tespit edilmesi durumunda kişi adına bu dönemde yapılan sigorta bildirimlerinin iptali yanında, sigortalı olduğu dönemde yararlandığı tüm ödemeler (hastane masrafları, ilaç bedelleri vb.) geri alınmaktadır. Bu kişilerin emekli olması halinde de emeklilikleri iptal edilerek ödenen tüm emekli maaşları geri alınmaktadır. Ayrıca iş yeri hakkında her ay için ayrı ayrı idari para cezası uygulanmakta; nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmaktadır."