Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben iki aylık hamileyim ve herhangi bir sorunum yok ama doktor oruç tutmamı önermedi. Ben tutmak istiyorum tutuyorum. Bu konuyla ilgili bir hadis var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Hamilenin orucunu yasaklayan veya ısrarla emreden bir bilgi yoktur. Hamileye sıkıştığında İZİN VARDIR. Siz orucunuzu tutun. Baş dönmesi, kusma, halsiz kalma gibi durumlar olursa bozarsınız. Daha sonra o bozduğunuz orucu kaza edersiniz. Allah size afiyetler versin.
Selamünaleyküm. Oruca eşiniz kendisi kararı verebilir. Sekiz aylık hamile bile oruç tutabilir. Gün ortası baygınlık olursa orucunu bozar veya ertesi gün tutmaz.
Hamile kadınların oruç tutmasını yasaklayan bir durum yoktur. Dolayısıyla 'oruç tutabilirler mi?' sorusu sorulmamalıdır. 'Orucu bırakabilirler mi?' sorusu ise sorulabilir. Bunun cevabı da şöyledir: Kadının hamileliği kendisinin sağlığını, karnındakinin sağlığını etkiliyor ve sakınca oluşturuyorsa bilhassa hamileliğin ileri dönemlerinde orucu bozabilirler. Bir sağlık sorunu oluşmadıkça hamile olmaktan ötürü oruç bozulmaz. O dönemde tutamadıkları ya da sıkıştıkları için bozdukları oruçlarını da daha sonra güne gün olarak tutarlar. Allah Teâlâ işinizi kolay ve bereketli kılsın.
Hamile bir bayanın oruç tutmaması, orucunu kazaya bırakması demektir. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Ancak şöyle bir durum vardır: Oruç bırakmaya ruhsat veren şey, hamilelik değildir. Hamileliğin vereceği yük ve ağırlıktan ötürü zorluk çekmedir ruhsat nedeni. Eğer bu zorluk sizin için varsa çok rahat orucunuzu erteleyebilirsiniz. Doğumunuz berekete vesile olsun.
Anneliğiniz mübarek olsun. Çocuğunuzu da şimdiden, Meryem'in annesi gibi Allah'a adayın ama bu adama fiilen olsun, sözle Allah'a fiilen ise markalara adanmış bir çocuk olmasın. Size de yavrunuza da Allah sıhhat ve afiyet versin. Eğer sizin hamileliğinizi izleyen doktorunuz size orucu sakıncalı bulursa tutmayabilirsiniz. İyileştikten sonra tutamadıklarınızı kaza edersiniz. Tıpkı aybaşı günlerinizdeki gibi yaparsınız.
Oruç tutmayı deneyin. Oruçlu iken sizde takat düşmesi, baş dönmesi, sütünüzün gitmesi gibi durumlar olursa oruç tutmazsınız. Tutamadıklarınızı da daha sonra kaza edersiniz. Bu nedenle orucun fidyesini vermek yoktur. Allah yardımcınız olsun.
doktor konusundaki diğer fetvalar
Bedenlerimiz bize Allah’ın emanetidir. Emaneti en iyi korumak üzerimize farzdır. Tıp Allah’ın nimetlerinden biridir. O bize o nimeti vermiştir. Tıbbı putlaştırmadan nimet olarak kullanmamız ve bununla emaneti korumamız bize görevdir. Yanlış yapıyorsunuz, muhakkak doktora gidin.
Hastalıktan tedavi olmak meşrudur yani dini boyutu olan bir iştir. İstemeyen de tedavi olmayabilir. Genel olarak âlimlerin kanaati bu şekildedir. Söz konusu tedaviyi uzman bir doktor yapıyorsa kullandırdığı ilaçlarda yan tesirin bulunması o ilaçlarla tedaviye engel oluşturmaz. Yan etkisinin faydasından daha çok ve kesin olduğu bilinen bir ilacı kullanmak ise caiz olmaz. Dinimiz, zararı benzeri ile gidermeyi nehyetmiştir.
Tababet konusunda kimin ne kadar bilgi sahibi olması gerektiği asırdan asra, alandan alana değişebilir. Özel bir hıyanet, baştan savma gibi bir tutum söz konusu olmadığı sürece iki şeyi esas alırız: Resmi kurumların DOKTOR unvanını vermiş olması. O unvan sahibinin yine resmi kurumlar tarafından sınırlanan çalışma alanı içinde iş yapıyor olması. Bu iki noktayı tespit ettikten sonra bir doktorun hata etmesi durumunda vebale girmeyeceği söylenebilir. Elbette talebelik döneminde hak etmediği halde ona diploma alma hakkı veren hocaları veya yönetim bir insan üzerindeki hatadan mesul olacaklardır. Bu ayrı bir başlıktır.
Tıp zaruretlerin cari olduğu bir meslek dalıdır. Suistimal edilmemek kaydı ile zorunlu durumda doktor ve hemşireye ruhsat vardır.
Geçmiş olsun. Böyle bir durum estetik değildir, hastalık vardır ve tedavi edilecektir, öyle görürüz. Kadın cerrah arayın, bulamazsanız erkeğe gidin. Allah Teâlâ afiyetinizi ihsan etsin.
Tıp alanına giren işlerde erkek/kadın farklılığına rağmen tedavide ruhsat vardır. Tüp bebek de bir tedavidir ve ruhsatla ilgili alandadır. Yalnız şunu bilmemiz gerekiyor: Kadının erkeğe, erkeğin kadına gitme ruhsatı hastanın kanunen tedavi olabileceği ortamlarda en azından aynı şehir içinde kendi cinsinden bir doktor bulunmaması durumları için geçerlidir. Ayrıca uzmanlık farkı da bir ruhsat nedenidir. Daha uzman birini seçmekte sakınca olmaz. Bu uzmanlığı ya daha önce tedavi olan hastaların birikiminden ya da akademik durumlarından belirleyebiliriz. Bunda da biiznillah sakınca yoktur.