Fetva Meclisi
Soru
Hocam zamanında “Allah’ım şöyle olsun şu kadar gün oruç tutacağım” dedim ve oldu ama ben oruç borçlarımı ödeyemeden şeker hastası oldum. Şimdi oruç tutamıyorum. Bu durumda ne yapmam gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman bir doktorun ‘oruç tutması doğru değildir’ diyeceği bir şeker hastası oruç tutmayabilir. Onun yerine FİDYE verir. Fidye de her tutulmayan gün için bir sadaka-ı fitre demektir.
Selamünaleyküm. Verdiğiniz zamanki miktara göre veriniz.
Fidye vermeniz durumunda evinizde maişet sıkıntısı çekecek kadar zorlanacaksanız vermeyebilirsiniz. Onun yerine istiğfar edersiniz, dua edersiniz. Allah Teâlâ afiyet versin.
Sizin gibi bir hasta oruç tutamayabilir. Düzelme ihtimaliniz de gözükmüyorsa, her gün için bir “fidye” verin. Fidye bir fitre miktarı demektir. Bunu da veremeyecek kadar fakir iseniz merak etmeyiniz, Allah Ğafûr’dur. Geçmiş olsun.
FİDYE ramazan ayında hasta olduğu için oruç tutamayanların, tutamadıkları gün sayısında verilen sadakanın adıdır. Oruç tutabilen FİDYE vermez. Oruç tutan ve mali durumu iyi olan mü'min ise FİTRE verir. Allah kabul etsin.
Ciddi ve sürekli bir tevbe yapın önce. O tevbe sizin kurtuluşunuz olur biiznillah. Çokça istiğfar edin. Geçmiş için yapabileceğiniz budur. Bundan sonrakiler için ise tutamadığınız her gün için bir fidye verirsiniz.
adak konusundaki diğer fetvalar
Yapmaya “niyet etmek” başka şey o işi “yapmayı adamak” başka şeydir. Adak yapmadı ise tutamadığında bir sıkıntı olmaz. Allah kabul buyursun.
O zamanki hatandan ötürü tevbe et, istiğfar et. Öyle haram bir güzergâhtaki kimse ile de barışma, öyle kalsın.
Adağını tutabilirsin de YEMİN KEFFARETİ de verebilirsin. Bu tür adaklar ile normal adaklar aynı değildir. Evlenmeni ise tercih ederiz. Fıtrata daha yakın olan evlenmendir. Hafızlığı ileriki dönemlerde de tamamlayabilirsiniz.
Adak şeklinde yaptı iseniz onu yeniden tamamlarsınız. Sadece niyet ettiyseniz şu anda yapacak bir şeyiniz yoktur. Allah kabul etsin.
Adak tavsiye edilen bir şey değildir. Adak yerine dua etmek daha iyidir. Adak yapılıp da adanan şey yerine gelince de o sözde durulmalıdır. Adaktan zor diye dönmek yoktur. Evet, bir yıl oruç zordur ama adamış bulundunuz. Yapacağınız şudur: Bu adağı yerine getireceksiniz. Daha uygun bir zamanı bekleyebilirsiniz. Sağlık açısından böyle bir oruç tutamayacağınız anlaşılırsa her gün yerine bir FİDYE verirsiniz.
İbadetler vaktinde yapılırsa ona EDA etmek, Bir arızadan dolayı aynı vakitte yeniden yapılırsa ona İADE etmek, Vakti çıktıktan sonra yapılırsa da ona KAZA etmek deriz. Ölen bir insanın eda ve iade imkânı vardır ama kaza imkânı yoktur. Hangi ibadeti ölenin arkasından kaza edip edemeyeceklerini şöyle özetleyebiliriz: Farz namazların ölenin arkasından kaza edilmesi: Dört mezhebin fukahasına göre ölenin arkasından sağlığında kılmadığı namazları kimse kaza edemez. Böyle bir başkasının kazasını kılma sağ insan için de mümkün değildir, ölen için de. Hanefi mezhebi fukahası böyle birinin yani namaz borcu bırakarak giden birinin yakınlarının, eğer ölen kişi vasiyet bıraktı ise bu konuda malının üçte birini aşmadan o vasiyet gereği HER NAMAZ İÇİN BİR FİDYE (yani bir fitre) verir demişlerdir. Zekât borcunun ölenin arkasından kaza edilmesi: Mal bırakıp o mala göre de vasiyet yapmadıkça ölenin zekât borcunu kaza etmek yoktur. Hanefi mezhebi ulemasının görüşü budur. Zekât bir ibadettir, yapılırken niyet ister, ölen için o niyet imkânı yoktur. Ramazan orucunun ölenin arkasından kaza edilmesi: Hanefi uleması ve pek âlimin görüşüne göre ölenin tutmadığı Ramazan oruçlarını arkasından kaza etmek yoktur. Farz haccın ölenin arkasından kaza edilmesi: Malı var ve vasiyet yaptı ise, malın üçte biri o vasiyet için yeterli ise haccetmeyen birinin öldükten sonra haccı yapılabilir. Hanefi ulemasının içtihadı bu şekildedir. Ölenin önceden yaptığı adağın o öldükten sonra yerine getirilmesi: Ölenin yapmış olduğu adak bir zamanla sınırlı adak idiyse o ölünce o zaman geçtiği için yerine getirilmesi mümkün olmaz. Söz konusu adak genel bir ibadetse namaz ise yapılmaz, o konuda bir vasiyeti varsa ve mal da bıraktı ise diğer adakları yerine getirilir. Ölüye ait kefaretlerin kaza edilmesi: Ölen insana hayatta iken kefaret gerekti ama o onu yerine getirmedi ise mal bırakıp vasiyet yapması durumunda yerine getirilir. Hanefi ulemasının içtihadı bu şekildedir. Bu özetten anlaşılıyor ki, mü'min ibadetleri ve görevleri vaktinde kendisi yapmadıkça ölümünden sonrasına açık kapı yok gibidir. Allah Teâlâ kullukta hepimizi muvaffak kılsın.