Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben tansiyon düşüklüğü nedeniyle oruç tutamıyorum ve çok üzülüyorum. Midemin üçte ikisi alındı ve başka rahatsızlıklar da geçirdim bunların etkisinden mi bilmiyorum orucumu açınca hastalanıyorum. Ailem de bana kızıyor tuttuğum için. Ne yapmam gerekiyor? Bana bir yol gösterin hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Her gün için bir fakire bir fidye verin. Bir fidye Ramazan sonunda verilen fitre miktarıdır. Allah afiyetinizi daim etsin.
Müslüman bir doktorun ‘oruç tutması doğru değildir’ diyeceği bir şeker hastası oruç tutmayabilir. Onun yerine FİDYE verir. Fidye de her tutulmayan gün için bir sadaka-ı fitre demektir.
Allah şifalar versin. Fidye vermek için iyileşme ümidi olmamak gerekir. Doktor bu konuda size bundan sonra oruç tutamayacağınıza dair kesin bir tanı koyduysa fidye verebilirsiniz. Aksi takdirde fidye verseniz de iyileştiğinizde oruçlarınızı tutmak zorundasınız.
Doktorun oruç tutmamayı tavsiye etmesini iki bölümde ele alırız. Birincisi, bir daha oruç tutamayacak durumda olanlardır. İkincisi ise iyileşene kadar oruç tutamayacak olanlardır. Birinci durumda olanlar fidye verirler. İkinci durumda olanlar ise fidye vermez, iyileşecekleri zamana kadar oruçlarını ertelerler. Siz ikinci durumdasınız biiznillah. Ne zaman iyileşirseniz geçmiş oruçlarınızı kaza edeceksiniz. Bu arada fidye verseniz de iyileşince oruçları tutmanız gerekecek. Bu nedenle fidye vermemelisiniz.
Fidye vermeniz durumunda evinizde maişet sıkıntısı çekecek kadar zorlanacaksanız vermeyebilirsiniz. Onun yerine istiğfar edersiniz, dua edersiniz. Allah Teâlâ afiyet versin.
Allah şifalar versin, sıkıntılarınızı hafifletsin. İslam'da oruç tutmaya güç yetiremeyen kimseler için bazı ruhsatlar vardır. Hastalık nedeniyle oruç tutamayan kişi, hastalığının geçmesini bekler. Eğer iyileşme ihtimali varsa hastalık geçtiğinde tutamadığı günleri kaza eder. Ancak hastalığı kalıcı olup, oruç tutması sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atıyorsa fidye vermesi gerekir. Doktorunuz oruç tutmamanız gerektiğini söylediyse ve hastalığınız kalıcı ise siz de Diyanet’in bu yıl açıkladığı fidye bedeli üzerinden verebilirsiniz. Sorunuzda yer aldığı üzere fidyeyi, kronik hastalar (örneğin, KOAH, şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı gibi sürekli ilaç kullanmayı gerektiren hastalıklar), yaşlılık nedeniyle oruç tutamayanlar ve oruç tuttuğunda sağlığı tehlikeye girenler verirler. Eğer fidye vermeye gücünüz yetmiyorsa Allah sizi sorumlu tutmaz. Çünkü fidye, verebilecek durumda olanlar içindir. Bunun yerine dua edin ve istiğfar edin. Allah size kolaylık versin, şifanızı artırsın.
fakir konusundaki diğer fetvalar
Bir şey için yemin edip de yeminini bozmak durumunda olan kimse ya bir köle azat eder veya on fakiri giydirir ya da on fakiri doyurur. Köle azat etmesi şu anda mümkün olmadığına göre on fakiri, o giyimle namaz caiz olacak kadar bir kıyafet ile giydirir. Kadın veya erkek fark etmez. Ya da on fakiri bir günlük yemek ihtiyacını karşılamış olacak şekilde doyurur. Bunları yapamayan ise üç gün oruç tutar. Bu on fakirin on ayrı kişi olması gerekir. On kefareti bir seferde bir fakire vermek yeterli olmaz. Kıyafet üzerinden verilecek kefaret için mağazadan alınma şartı aranmaz. Kullanılabilir durumdaki giyilmiş kıyafet verilebilir. Elbette çöpe atılacak bir kıyafet üzerinden ibadet yapma gibi bir zafiyet gösterilemez. Atılacağı için değil de başka bir sebeple giyilmeyen kıyafet caiz olabilir. Kıyafet olarak verileceği zaman bu kıyafetin bir bütün olması şarttır. Mesela bugünkü örfte sadece pantolon tek başına bir giyim değildir. Beraberinde gömlek ile giyilebilmektedir. Buna dikkat edilmesi gerekir. Bayan için olduğunda da mesela bir başörtüsü tek başına kıyafet sayılmayabilir. Bu kıyafetlerin kendisi gibi değeri de verilebilir. (Bu görüş Hanefi mezhebi içindir.) Şehirlerde eski kıyafetler için bulundurulan kumbaralara konacak kıyafetlerin kefaret için geçerli olmayacağı kanaatindeyiz. Zira bu kumbaralardan o kıyafeti kimin alacağı yani alıcının ona müstahak olup olmadığı, kıyafetin ne kadarının alınacağı hatta oradan muhakkak bir fakir tarafından alınıp alınmayacağı meçhuldür. Meçhullük girince ibadet aksar.
İş üzerinden zekât verilemez. Paranın temlik edilmesi/eline konması gerekir. Şöyle yapın: İş için anlaşın, fiyatı pazarlık edin. Sonra da ona zekâtınızı verin. O da size işinizin ücretini ödesin.
FİDYE ramazan ayında hasta olduğu için oruç tutamayanların, tutamadıkları gün sayısında verilen sadakanın adıdır. Oruç tutabilen FİDYE vermez. Oruç tutan ve mali durumu iyi olan mü'min ise FİTRE verir. Allah kabul etsin.
Kefaret yemin veya diğerlerinde rakam olarak kaç belirlendi ise o kadar kimseye veya bir kimseye o kadar gün ayrı ayrı verilmesi gerekir. Mesela on fakir olarak belirlenen yemin kefareti on ayrı fakire verilir ya da bir fakire verilmesi gerekiyorsa ona her gün birer fitre/fidye olarak verilir.
Zekât, fakir Müslüman’a verilen malın adıdır. Cami ise bir kişi değildir. Dolayısıyla camiye şu veya bu şekilde fakirin hakkı olan zekât verilemez.
Öğrenci fakir ise zekât alabilir. Öğrenci olduğu için değil de fakir olduğu için ona zekât verilmiş olur. Sizin zaten vereceğiniz zekâtı çocuğunuzun öğretmenine vereceğiniz ücretle örtüştürmeniz ise uygun olmaz.