Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben on bir yıldır psikolojik rahatsızlıkla imtihan oluyorum. Ayrıca hipotiroid ve migren hastasıyım. Migren ataklarım oldukça ağrılı oluyor. Bu hastalıklarım için tedavi görüyor ve ağır ilaçlar kullanıyorum. Daha önce size durumumu detaylıca anlattığımda, kaza oruçlarım vardı onların kazasını tutmamı söylemiştiniz. Elhamdülillah, hepsini tuttum. Rabbim kabul etsin. Birkaç yıldır Ramazan ayında oruçlarımı tutuyorum ancak migren ataklarım nedeniyle zorlanıyorum. Yine de Rabbimin izniyle oruçlarımı tamamlamaya çalışıyorum. Bu süreçte kazaya kalan oruçlarım da oluyor. Normal zamanlarda hastalığım ilerlediği için oruç tutmak istiyorum fakat kullandığım psikiyatri ilaçlarının dozu arttı ve vücut olarak halsiz düşüyorum. Henüz otuz dokuz yaşındayım ancak bazen oturarak namaz kılmak zorunda kalıyorum. Vücudumun verdiği bu sinyaller nedeniyle bazen zorlanıyorum. Ramazan ayında tutamadığım oruçların fidyesini vermem caiz olur mu? Kendimi doğru ifade edebilmek adına detaylı anlattım, yanlış bir şey anlaşılmasını istemem.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah şifalar versin, sıkıntılarınızı hafifletsin. İslam'da oruç tutmaya güç yetiremeyen kimseler için bazı ruhsatlar vardır. Hastalık nedeniyle oruç tutamayan kişi, hastalığının geçmesini bekler. Eğer iyileşme ihtimali varsa hastalık geçtiğinde tutamadığı günleri kaza eder. Ancak hastalığı kalıcı olup, oruç tutması sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atıyorsa fidye vermesi gerekir. Doktorunuz oruç tutmamanız gerektiğini söylediyse ve hastalığınız kalıcı ise siz de Diyanet’in bu yıl açıkladığı fidye bedeli üzerinden verebilirsiniz. Sorunuzda yer aldığı üzere fidyeyi, kronik hastalar (örneğin, KOAH, şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı gibi sürekli ilaç kullanmayı gerektiren hastalıklar), yaşlılık nedeniyle oruç tutamayanlar ve oruç tuttuğunda sağlığı tehlikeye girenler verirler. Eğer fidye vermeye gücünüz yetmiyorsa Allah sizi sorumlu tutmaz. Çünkü fidye, verebilecek durumda olanlar içindir. Bunun yerine dua edin ve istiğfar edin. Allah size kolaylık versin, şifanızı artırsın.
Geçmiş olsun. Durumunuzu doktorlarımızla da görüştüm. Sizinle ilgili şu kanaate vardık: Sizin oruç tutmamanız gerekir. Doktorunuzun sözünü dinleyin. Uzun süre, belki ömür boyu da tutmasanız sakıncası olmaz. Uyku düzensizliği ve sıvı alımı yetersizliği sizin için sakınca oluşturuyormuş, ilaçların da yan tesirini artırıyormuş diye tespit yaptılar. Tutamadığınız günler için de bir fitre miktarı demek olan FİDYE verirsiniz. Ramazan sonunda fitre verir gibi verin. Böylece sizin oruçla ilgili bir sorumluluğunuz olmaz biiznillah. İleriki dönemde tam iyileşme olursa o zaman tutamadıklarınızı kaza etme söz konusu olabilir. Oruç tutmadığınızı da çevrenizde alenileştirmemeye dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Doktorun oruç tutmamayı tavsiye etmesini iki bölümde ele alırız. Birincisi, bir daha oruç tutamayacak durumda olanlardır. İkincisi ise iyileşene kadar oruç tutamayacak olanlardır. Birinci durumda olanlar fidye verirler. İkinci durumda olanlar ise fidye vermez, iyileşecekleri zamana kadar oruçlarını ertelerler. Siz ikinci durumdasınız biiznillah. Ne zaman iyileşirseniz geçmiş oruçlarınızı kaza edeceksiniz. Bu arada fidye verseniz de iyileşince oruçları tutmanız gerekecek. Bu nedenle fidye vermemelisiniz.
Sizin hastalığınızla müptela olanların ilaç kullandıkları sürece orucu ertelemelerinin caiz olduğunu söylüyoruz. Fidye vermeniz için hastalığın kalıcı olması gerekir. Sizinki ise inşallah iyi olur bir hastalıktır. Artık iyileşme umudu kalmadığı zaman başka alternatifler düşünürsünüz. Şimdilik sadece erteleyin. Geçmiş olsun.
Doktorumuzdan aldığımız bilgi çerçevesinde meniere sendromu, tamamen oruç tutmayı imkânsız hale getirmese de uzun süreli açlık ve susuzlukla atak geçirme riskini ciddi şekilde arttıran, kimi hastalarda düşme, baş dönmesi, mide bulantısı, kulak çınlaması, işitme kaybı gibi kişiyi hayattan koparan etkiler gösteren bir rahatsızlıktır. Dolayısıyla bu hastalık her hastada aynı şiddette olmaz. Bazı kişiler oruç tutabilirken, bazıları tıbben sakıncalı görünebilir. Bu durumda doktorun veya senin tecrübenle, oruç tutmak ciddi ataklara sebep oluyorsa bu meşru bir engeldir. Ama “yaşam kalitem düşüyor ama illa ki bir zarar doğmuyor” deniyorsa, bu mutlak fidyeye geçiş gerekçesi değildir. Dolayısıyla oruç tutmayı birkaç gün deneyebilirsin. Eğer ciddi baş dönmeleri, ataklar, bebeğine bakamayacak hale gelmek gibi durumlar oluyorsa oruç meşakkat verici hale gelmişse fıkhen ruhsat doğar. Daha sonra kaza etme durumun da olmazsa oruç yerine fidye verebilirsin.
Selamünaleyküm. Doktor, oruç için uygunluk raporu vermiyorsa fidye verirsiniz. Düzelme durumu olursa yani doktor rapor verirse oruçlarını tutar.
fidye konusundaki diğer fetvalar
FİDYE oruç tutamamış ama bir daha da tutması mümkün olmayan için verilir. Sadece kazaya kalmış olması yeterli değildir. Bir kişi oruç tutamamıştır ve yaşlılık, müzmin hastalık gibi bir nedenle de ileriki dönemlerde tutması mümkün gözükmüyorsa o FİDYE verir. Kişiye fidye gerektikten sonra yıllar sonra da olsa onu yerine getirir, fidye de zaman aşımı olmaz.
Eğer kendinize ait maddi imkânınız yoksa Hanefi mezhebini esas alarak yalnızca geçmiş günlerin kazasını tutun. Ama zenginseniz (babanızın veya annenizin zenginliğini kastetmiyorum) geçirdiğiniz Ramazan aylarını kaza ederken ayrıca her geciken yıl için de her güne ait bir müdd fidye (130 TL) vermeniz gerekir. Dokuz yıl önce yalnızca bir gün kazaya kalmış bir orucun bugün kaza edileceğini farz edersek "bir gün kaza, dokuz fidye" ödemeniz gerekir. Kalanını buna göre hesap edersiniz. İfade ettiğim üzere yapamazsanız bu konuda Hanefi mezhebini taklit ederek yalnızca tevbe ve kaza edebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Şafi mezhebine göre Ramazan ayında tutulamayan oruçların kazası, gelecek Ramazan'a kadar tutulmalıdır. Bir mazereti olmaksızın kaza oruçlarını öteki Ramazan'a kadar tutamayan kişinin, hem kaza orucunu tutup hem de orucunun fidyesini de ödemesi gerekmektedir.
Tutulmayan oruçlar borçtur, mutlaka tamamlanmalıdır. Orucun kazasının geciktirilmesinden dolayı fidye verilmesi ise mezhebe göre değişir. Hanefî’ye göre şart değildir.
İlk fırsatta kaç gün tutmadı isen o kadar gün ara ara da olsa tut. Böyle bir hata işlediğin için çok samimi bir tevbe yap. Yeni oruçlarına samimi sarıl, aksatma. Bu kadar. Allah kabul buyursun.