Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bipolar hastası bir hemşireyim. Sizin tavsiye ve öneriniz ile yirmi dokuz yaşında hemşirelik okuluna başlayıp bitirdim. Allah sizden razı olsun tekrar teşekkür ederim gösterdiğiniz yol için belki hatırlarsınız. Benim düzenli kullanmam gereken lityum ve diğer birçok ilacım var. Doktoruma kontrole gittiğimde oruç tutmamamı söyledi. Sahur ve iftarda alayım dedim dozları, hayır düzenli üç öğün ve gece alman lazım dedi. Vücutta lityum denen bu tuzun eksik olmaması gerektiğini söyledi. Ben orucu tutmak istiyorum. Bir yandan da korkuyorum çünkü atakları çok kötü oluyor. Yaşadıklarımı anlatmak isterdim ama çok uzun. Mani ve depresyon atakları oluyor. Ortası yok bu hastalığın, bilmem biliyor musunuz ama. Bu tarz konularda doktorun dini yönden bilgili ve Allah korkusu olan biri olması lazım diye biliyorum. İçini bilemem ama tesettürlüyüz diye kötü yaklaşan hekimlerimizden değil, çok ilgili biri onu diyebilirim sadece. Bana ne önerirsiniz bu konuda nasıl bir yol izlemeliyim? Tekrar kontrole gidince soracağım ömür boyu mu tutmayacağım diye, ömürlük bir tedavi bu çünkü daha kesin tedavisi bulunmuş değil. Bu tutamadıklarım yerine kefaret ya da fidye mi deniyor bunu mu vermem lazım? Şimdiden teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah şifalar versin. Fidye vermek için iyileşme ümidi olmamak gerekir. Doktor bu konuda size bundan sonra oruç tutamayacağınıza dair kesin bir tanı koyduysa fidye verebilirsiniz. Aksi takdirde fidye verseniz de iyileştiğinizde oruçlarınızı tutmak zorundasınız.
Selamünaleyküm. Oruç tutmayın, tutamadığınız günleri kaydedin. Sonunda biiznillah hastalığınız iyileşince tutamadığınız gün kadar kaza edersiniz. Allah size afiyetler versin.
Selamünaleyküm. Doktorunuzla görüşün. İmsak ve iftar saatine göre ilacınızı almanız uygun görülmezse oruç tutmayın. Tutmadığınız günleri bir kenara not edin. İnşaallah iyileşince kaza edersiniz. Bu sizi hiçbir şekilde günaha sokmaz, merak etmeyin. Yalnız Ramazan günü, orucunuzu aleni yemeyin. İnsanlar sizi oruç yiyor bilseler de siz oruç tutmadaki saygı hassasiyetinizi sürdürün.
Sizin hastalığınızla müptela olanların ilaç kullandıkları sürece orucu ertelemelerinin caiz olduğunu söylüyoruz. Fidye vermeniz için hastalığın kalıcı olması gerekir. Sizinki ise inşallah iyi olur bir hastalıktır. Artık iyileşme umudu kalmadığı zaman başka alternatifler düşünürsünüz. Şimdilik sadece erteleyin. Geçmiş olsun.
Allah şifalar versin, sıkıntılarınızı hafifletsin. İslam'da oruç tutmaya güç yetiremeyen kimseler için bazı ruhsatlar vardır. Hastalık nedeniyle oruç tutamayan kişi, hastalığının geçmesini bekler. Eğer iyileşme ihtimali varsa hastalık geçtiğinde tutamadığı günleri kaza eder. Ancak hastalığı kalıcı olup, oruç tutması sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atıyorsa fidye vermesi gerekir. Doktorunuz oruç tutmamanız gerektiğini söylediyse ve hastalığınız kalıcı ise siz de Diyanet’in bu yıl açıkladığı fidye bedeli üzerinden verebilirsiniz. Sorunuzda yer aldığı üzere fidyeyi, kronik hastalar (örneğin, KOAH, şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı gibi sürekli ilaç kullanmayı gerektiren hastalıklar), yaşlılık nedeniyle oruç tutamayanlar ve oruç tuttuğunda sağlığı tehlikeye girenler verirler. Eğer fidye vermeye gücünüz yetmiyorsa Allah sizi sorumlu tutmaz. Çünkü fidye, verebilecek durumda olanlar içindir. Bunun yerine dua edin ve istiğfar edin. Allah size kolaylık versin, şifanızı artırsın.
Doktorun oruç tutmamayı tavsiye etmesini iki bölümde ele alırız. Birincisi, bir daha oruç tutamayacak durumda olanlardır. İkincisi ise iyileşene kadar oruç tutamayacak olanlardır. Birinci durumda olanlar fidye verirler. İkinci durumda olanlar ise fidye vermez, iyileşecekleri zamana kadar oruçlarını ertelerler. Siz ikinci durumdasınız biiznillah. Ne zaman iyileşirseniz geçmiş oruçlarınızı kaza edeceksiniz. Bu arada fidye verseniz de iyileşince oruçları tutmanız gerekecek. Bu nedenle fidye vermemelisiniz.
bipolar konusundaki diğer fetvalar
Kızım, Allah Teâlâ sana afiyetler versin, geçmişler olsun. İnsanlara faydalı olmayı düşünmen çok güzel ama sen önce kendi sağlığını ve afiyetini düşün. Sen iyi olursan insanlara daha çok faydan dokunur. Meslek seçimini de seni tedavi eden psikolog veya doktora sor, daha sağlıklı bir cevap alırsın. Dua ederim senin için.
Bir kimsenin kendi başına, başkalarına zararı olmayan bir günahı varsa, bunu araştırmak, ifşa etmek, yaymak açıkça haramdır. Bu kişiye karşı yapılan, psikolojik baskı, işinden etmek, sosyal çevresinde itibarını zedelemek, ağır bir kul hakkıdır. Kimin ne günahı varsa Allah ile arasında kalır. Başkalarına zarar vermeyen, hele ki hasta bir insanı hedef alarak onu toplumdan dışlamak ne adalettir ne de dindarlık. Eğer bu kişi kimseye gözle, sözle zarar vermiyorsa, cinsel bir sapkınlığı dışarı vurmuyorsa, insanların arasında ahlaka aykırı bir tavrı yoksa onun gizli halini araştırmak, bunu konuşmak, onu işinden etmek günahtır. Ayrıca bu yapılanlar kişinin psikolojisini daha da bozarak daha kötü sonuçlara yol açabilir. Bu kardeşimizi tekmelemek yerine ona düzelmesi için yardımcı olmak müminin sorumluluğundadır.
Deli denenler için özel hükümler vardır. Onlardan dini sorumluluklar kaldırılmıştır. Bipolar hastası ise deli kabul edilemez. Çok ilerlemiş durumu için belki öyle bir hüküm verilebilir. Onu da muhakkak uzman doktor kararlaştırmalıdır. Bir depresyon hastası demek zorundasınız. Bu tip hastaların takıntıları çok yüksek olduğu için takıldıkları şeydeki kararları anlamsızdır. Çevresinin dikkat etmesi gereken en önemli husus, hastanın doktor kontrolünde kalmasını ve doktorun ilaç tedavisini çok titiz bir şekilde uygulamasını sağlamaktır. Bildiğimiz kadarı ile bu hastalar ilaçla belli bir düzeyde tutulabilmektedirler. Bu nedenle de ilaçlarının takibi mesuliyet gerektiriyor. Okuma ve benzeri yöntemleri yine sürdürün ama tıbben gerekenleri asla ihmal etmeyin. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Bu soru bizzat o kişi üzerinden doktoruna sorulmalıdır. Zira o hastalığın çok farklı boyutları vardır. Kararı doktor vermelidir. Dinen bir sakınca olmaz.