İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam yemin edip yeminini bozan kefaret veriyor, bunu biliyorum. Evimizde kullanılmış kıyafetleri kefaret olarak versek geçerli olur mu? Muhakkak mağazadan yeni kıyafet mi almak gerekir? Örneğin belediyelerin eski kıyafetler için bıraktıkları kumbaralar var, eski kıyafetlerimizden oraya koysak olmaz mı?

Cevap

Bir şey için yemin edip de yeminini bozmak durumunda olan kimse ya bir köle azat eder veya on fakiri giydirir ya da on fakiri doyurur. Köle azat etmesi şu anda mümkün olmadığına göre on fakiri, o giyimle namaz caiz olacak kadar bir kıyafet ile giydirir. Kadın veya erkek fark etmez. Ya da on fakiri bir günlük yemek ihtiyacını karşılamış olacak şekilde doyurur. Bunları yapamayan ise üç gün oruç tutar. Bu on fakirin on ayrı kişi olması gerekir. On kefareti bir seferde bir fakire vermek yeterli olmaz. Kıyafet üzerinden verilecek kefaret için mağazadan alınma şartı aranmaz. Kullanılabilir durumdaki giyilmiş kıyafet verilebilir. Elbette çöpe atılacak bir kıyafet üzerinden ibadet yapma gibi bir zafiyet gösterilemez. Atılacağı için değil de başka bir sebeple giyilmeyen kıyafet caiz olabilir. Kıyafet olarak verileceği zaman bu kıyafetin bir bütün olması şarttır. Mesela bugünkü örfte sadece pantolon tek başına bir giyim değildir. Beraberinde gömlek ile giyilebilmektedir. Buna dikkat edilmesi gerekir. Bayan için olduğunda da mesela bir başörtüsü tek başına kıyafet sayılmayabilir. Bu kıyafetlerin kendisi gibi değeri de verilebilir. (Bu görüş Hanefi mezhebi içindir.) Şehirlerde eski kıyafetler için bulundurulan kumbaralara konacak kıyafetlerin kefaret için geçerli olmayacağı kanaatindeyiz. Zira bu kumbaralardan o kıyafeti kimin alacağı yani alıcının ona müstahak olup olmadığı, kıyafetin ne kadarının alınacağı hatta oradan muhakkak bir fakir tarafından alınıp alınmayacağı meçhuldür. Meçhullük girince ibadet aksar.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yemin keffareti vererek kalbinizi rahatlatın. On fakiri doyurun. Fakir bulamazsanız, bu tür sadakaları toplayan vakıflardan birine verin.

Hocam, eşime kızarak "Bir daha seninle aynı yatağa yatmayacağıma Allah’a söz ver
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ailenizin parası sizin paranız demek değildir. Yalnızca size ait seksen gram altın veya o mukabilde para veya ticari eşyanız yoksa üç gün peş peşe oruç tutarsınız.

Hocam yemin kefaretinde Diyanet’te belirlenen miktarı tek fakire on gün boyunca
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Bozulan yemin için keffaret gerekir. Keffaret, on fakiri doyurmak veya giydirmek ya da bunları yapamayacak kadar fakir olanın üç gün oruç tutmasıdır.

Selamünaleyküm hocam. Hanım öfkelenip eşine “Vallahi-Billahi-Tallahi seninle kon
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keffaretin bedelini vermek caizdir. Bu bedel teslim edildikten sonra da alana temlik edilmiş olur ki o dilediği gibi sarf etme hakkına sahip olur. Diyanet'in belirlediği fitre miktarının verilmesi en asgari miktar olarak caizdir. Aile reisine teslim edilmesi halinde keffaret verilmiş olur. Allah'a emanet olun.

Yemin kefaretinde on fakiri sabah ve akşam doyurmak yerine fakire yiyecek bedeli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her ne şekilde olursa olsun geçerli (mün’akide) olan yemini bozan kimselerin yemin keffâreti ödemeleri gerekir. Yemin keffâreti sırasıyla; on fakire birer fitre (fıtır sadakası) miktarı veya bir fakire on ayrı günde her gün birer fitre miktarı para vermek veya on yoksulu sabah akşam doyurmak ya da giydirmektir. Buna gücü yetmeyenlerin ise ara vermeden üç gün oruç tutmaları gerekir. Bu keffâret ve sıralama Kur’ân-ı Kerîm’de belirtilmiştir. (el-Mâide, 5/89)

Yemin keffâreti nasıl yerine getirilir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Birden çok yemin edip sonra da bozmanın çeşitli şekilleri vardır: a) İster peş peşe isterse farklı zamanlarda, birden çok yemin edilerek, her bir yeminde diğerinden farklı bir işin yapılması veya yapılmamasından söz edilmesi durumunda, fıkıh bilginlerinin çoğunluğuna göre her bir yeminin ihlalinden dolayı ayrı ayrı keffâret gerekir. Mesela, “Vallahi şu kimsenin evine girmeyeceğim”, “Vallahi onunla konuşmayacağım” şeklinde söylenen sözlerin her biri ayrı birer yemindir. Yemin bozulup söz konusu kişinin evine girilmesiyle bir keffâret, o kişiyle konuşmakla ayrı bir keffâret gerekir. İmam Muhammed’e nispet edilen bir keffâretin yeterli olacağı şeklindeki bir görüş bazı fıkıh kitaplarında ve ilmihallerde yer almışsa da bu görüş, başta erken dönem kaynakları olmak üzere diğer Hanefî kaynaklarında yer almayan ve sıhhatinde bazı kuşkular bulunan bir nakildir. Din İşleri Yüksek Kurulu da böyle bir yeminin bozulması durumunda her bir yemin için ayrı keffâret ödeneceği yönünde karar vermiştir. (DİYK 1952/267 Tarih ve Sayılı Karar) b) Bir yemin cümlesinde, Allah’ın adı yemin için bir defa zikredilmekle beraber, yapılması veya yapılmaması söz konusu edilen işler sayıca birden fazla olursa, bunların hepsi birden ihlal edilse bile bir keffâret yeterlidir. Mesela, “Vallahi şunu yemeyeceğim, şunu içmeyeceğim” diyen kimse, hem yiyerek hem de içerek verdiği söze aykırı davranırsa, sadece bir keffâret gerekir. c) Bir yemin cümlesinin tamamı birden fazla mesela, “Vallahi şu işi yapmayacağım”, “Vallahi şu işi yapmayacağım” şeklinde tekrar edilir ve sonra da bu yemin bozulursa; Hanefî mezhebinde kabul gören görüşe göre, ne kadar tekrar edildiyse o kadar sayıda keffâret gerekir. Böyle bir yemin tekrarının aynı zaman ve ortamda veya farklı zaman ve ortamlarda yapılması hükmü değiştirmez. Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde kabul gören görüşlere ve bazı Hanefîlere göre ise bir keffâret yeterlidir. d) Bir yemin cümlesinde, yemin konusu olan iş bir defa zikredilmekle beraber, Allah’ın isminin tekrar edilmesi veya O’nun birden fazla isminin kullanılması hâlinde, başta İmam Muhammed olmak üzere fıkıh bilginlerinin çoğunluğuna göre bu tek bir yemin sayılır ve bozulması durumunda bir keffâret yeterlidir. (bk. Sahnûn, el-Müdevvene, 1/589-590; İbn Kudâme, el-Muğnî, 9/514; Kâsânî, Bedâ’i, 3/9-10)

Bozulan her bir yemin için ayrı ayrı mı yoksa hepsi için bir keffâret mi ödenmel

fakir konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin gibi bir hasta oruç tutamayabilir. Düzelme ihtimaliniz de gözükmüyorsa, her gün için bir “fidye” verin. Fidye bir fitre miktarı demektir. Bunu da veremeyecek kadar fakir iseniz merak etmeyiniz, Allah Ğafûr’dur. Geçmiş olsun.

Hocam ben tansiyon düşüklüğü nedeniyle oruç tutamıyorum ve çok üzülüyorum. Midem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İş üzerinden zekât verilemez. Paranın temlik edilmesi/eline konması gerekir. Şöyle yapın: İş için anlaşın, fiyatı pazarlık edin. Sonra da ona zekâtınızı verin. O da size işinizin ücretini ödesin.

Hocam ben elektrik su tesisatı işiyle meşgulüm. Fakir ihtiyaç sahibi bir komşumu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

FİDYE ramazan ayında hasta olduğu için oruç tutamayanların, tutamadıkları gün sayısında verilen sadakanın adıdır. Oruç tutabilen FİDYE vermez. Oruç tutan ve mali durumu iyi olan mü'min ise FİTRE verir. Allah kabul etsin.

Hocam ben ramazan ayı boyunca oruçlarımı tam tuttum. Ramazan fidyesi vermem gere
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kefaret yemin veya diğerlerinde rakam olarak kaç belirlendi ise o kadar kimseye veya bir kimseye o kadar gün ayrı ayrı verilmesi gerekir. Mesela on fakir olarak belirlenen yemin kefareti on ayrı fakire verilir ya da bir fakire verilmesi gerekiyorsa ona her gün birer fitre/fidye olarak verilir.

Yemin kefaretini verirken ON AYRI FAKİRE mi vermek gerekir. Bir fakire versek on
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekât, fakir Müslüman’a verilen malın adıdır. Cami ise bir kişi değildir. Dolayısıyla camiye şu veya bu şekilde fakirin hakkı olan zekât verilemez.

Hocam mescide döşenen halı zekât yerine sayılır mı acaba?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yeminini bozan on fakiri yedirir veya giydirir, bunları yapmayacak durumda ise üç gün oruç tutar.

Hocam yeminini bozan biri nasıl tövbe etmelidir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.