Fetva Meclisi
Soru
30 yıllık evli bir bayan ara ara ve hâlâ kocasına ihanet ediyor. Kocası da ondan farksız. Oğlu ve kızı var oğlunu dinlemiyor. Oğlu ne yapmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Kocanıza hoca olmayın. Cennete beraber girmeyi arzulayan bir hanım olmaya çalışın. Onu darlamadan şefkat ve merhametle yaklaşın. Namazlarınızı onun yanında kılın ve onun duyacağı şekilde ona güzel dualar edin. Bildiğiniz ve öğrendiğiniz bilgileri kocanızla paylaşın. Kocanız sizdeki bu manevi huzuru ve ruhi gelişim ve değişimi hissetsin. Evinizde mutlaka bir ilmihal ve Riyâzü’s Salihîn isimli hadis kitabı bulunsun. Bu yardımcı olmanız kocanıza karşı kadınlığınızı zayıflatmasın. Onun gözünden ve şehvetinden siz sorumlusunuz. Evinizde hocamızın, "Kadın Fıkıh Okulu Dersleri" serisini not tutarak dinlemenizi tavsiye ederim. https://fetvameclisi.com/fetva/kocasini-dindarlastirmak-isteyen-kadina-mektup
Burada bir anlaşma sıkıntısı olmalıdır. Sadece bir meselede karşı durma nedeniyle böyle olması anlamsız gibi duruyor. Elbette eşinizin anlayışlı olması gerekiyor, sizin de ifadelerinizi incitmeyecek şekilde kullanmanız gerekiyor. Allah'tan başka hiç kimseye karşı sınırsız bir teslimiyet ve itaat olmaz. Her şeyin bir dengesi olmalıdır. Eşler de bir denge üzerinden birbirlerine alaka duymalıdırlar. Tek taraflı olmasından çok iki tarafın da hatasından söz etmek gerekiyor. Bir aile büyüğünüzü size nasihat etmek ve durumunuzu değerlendirmek için öne çıkarın, size o yön versin. Böyle dışarıdan bilgilerle size yardımcı olmak zordur.
Kadının çalışması ile alakalı endişelerimiz böyle afetlerden korktuğumuz içindir. Genç bir kızın bir iş yerinde, karma ortamda çalışması bir afettir. Allah Teâlâ sizi de bizi de afetlerden muhafaza buyurun. Kızınızı karşınıza alın ve tatlı bir dille yaptığının ağır bir hata olduğunu söyleyin. Güzel nasihatler edin. Evine kapanmasını, tevbe etmesini öğütleyin. Ona karşı bir kin gütmeyeceğinizi söyleyin ve gütmeyin de. Sürekli de bağrınızı ona açık tutun ki, birilerine sığınma ihtiyacı hissetmesin. Ve bu afeti kimse ile konuşmayın, yayılmasın. Dileriz geçmiş olur.
Kocanızı seviyorsanız ve çocuklarınızın da mağdur olacağından endişeleniyorsanız yuvanızı bırakmayın.
Sizi tanıyan, seven, önemseyen aile büyükleriniz ile yakınlarınız ile durumunuzu istişare edin. Öncelikle yuvanızı ve yuvanızın huzurunu kurtarmak için ne yapabileceğinizin yollarını araştırın. Sevgi bağını tesis etmenin, güçlendirmenin yollarına bakın. Eğer olmazsa bundan sonra ne yapabileceğinizin istişaresini yapın. Eşinizin şikâyetlerini, taleplerini netleştirmeye çalışın. Bu konuda neler yapabileceğinizi değerlendirin. Bu süreçte Allah'a bolca dua edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Asla reddetme, zaten reddetmek bir çare değil. Yıkılmana ve teslim olmana da gerek yok. Yalnız bu durumu çocuğunun bir hastalığa yakalanması gibi görmeye çalış. Maazallah sakat doğsa idi ne yapacaktın? Bu da böyle bir şey bak, aklı yok gibi hareket ediyor yani aklı sakat. Sen de sakat muamelesi yap. Sakın annesi ile onun yüzünden tartışma. Aksi takdirde bir olan derdin ikiye çıkmış olur. Şeytan da o fırsatı kaçırmaz. Sabredeceksin, sabredeceksin ve sabredeceksin. Ve böylece evlat yetiştirip sevap kazanacağını beklerken “evlat yetiştirme gayretin ve sabrından” sevap kazanacaksın. Tıpkı Nuh aleyhisselam gibi… Ve diğer çocuklarına onun hastalık bulaştırmasına karşı çok dikkat edeceksin. Bu dikkatin “ağabeyinden uzak dur!” uyarısı şeklinde olmayacak. Diğer çocuklarınla yakınlığın, onlarla muhabbetin, nasihatin, onları adam yerine koyuşun olacak yapman gereken. Sakın, bugün veya on sene sonra iş bitti havasına kapılmayasın. Hayat devam ettikçe sen de mücadeleye devam etmeye hazır ol. Yıllar seni yıpratmasın sen yılları geç git. Böylece Allah’ın rızasına daha yakın olursun, daha çok ecir kazanırsın. Allah yardımcın olsun.
aldatma konusundaki diğer fetvalar
Değerli kardeşim, Gıybet en ağır haramlardan biridir. Gıybeti yasaklayan Kur'an âyeti “ölmüş kardeşin etini yemek” şeklinde tarif ediyor gıybeti. Gıybetin yaygınlaşması, herkesin dilinde olması onu helalleştirmez, sıradanlaştırmaz. Bu bir ihmaldir, hatadır. Allah Teâlâ’dan bizi böyle bir afetten muhafaza buyurmasını dileriz. Elbette elimizden geldiği kadar sakınacağız, beceremediğimiz olursa onun için de Rabbimizin affına sığınacağız. Gıybet, mü'min kardeşini arkasından onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmandır. Bu bir onur zedeleme eylemidir. Yasak olan da o onurun zedelenmesi meselesidir zaten. Gıybetin caiz olduğunu söyleyebileceğimiz noktalar da vardır. Prensip olarak gıybetin her çeşidinden sakınmalıyız ama aşağıdaki başlıklarda gıybet haram değildir. Bunu da bilmeliyiz: a. İnsanlara zulmeden bir zalimin zulmünü anlatmak gıybet sayılmaz. Zalimin zulmü konuşulur. b. Evlilik, ortaklık ve benzeri ilişkileri oluşturmak için istişare ederken geçen doğru sözlerden de gıybet oluşmaz. c. Dini anlatan insanların aleni yanlışlarını doğru olarak anlatmak da gıybet olmaz. Bu bir dini koruma eylemi olur. Ancak neyin nasıl söyleneceği yani teşhirin şekli ayrı bir konudur. d. Büyük günahlardan birini alenileştirerek işleyen ve fasık durumuna düşenin hâlini konuşmak da gıybet olmaz. e. Meçhul birinin arkasından konuşulan şey gıybet değildir. Konuşulan şeyden kimin etkilendiği anlaşılmıyorsa o gıybet değildir. f. Aldatan birinin aldatmasını açıklamak gıybet değildir. Mesela bir ticari ilişkide aldatma üzerine kurulu bir alışverişin gerçeğini bilen biri “seni aldatıyor” diye kardeşini uyarsa, bu gıybet olmaz. g. Tanıtım ve bilgilendirmeyi aşmayan bir söz gıybet değildir. Mesela “Topal İdris” sözü, herkesin topal olarak bildiği biri olduğu ve başka türlü de tanıtılamayacağı bir ortamda gıybet oluşturmaz. h. Müftüye fetva sorarken konuşulmak zorunda kalınması gıybet değildir. i. Yardıma muhtaç birinin yardım gerekçesini başka türlü izah edemeyecekse konuştuğu gıybet olmaz. j. Dine ilaveler sokan bid’atçi birinin yaptığı işin konuşulması da gıybet olmaz.
Samimi görürsen ve için kaldıracak durumda görüyorsan kendini affet, yuvan devam etsin. Bunda dinen bir sakınca olmaz. Aksi takdirde anlaş onunla en kısa yoldan resmi yollarla boşanın. Asla sert bir iş yapıp başını belaya koyarak ateşe ateş katma sakın!
Faizden arınmış olacak. Hile, yemin, yalan ve aldatmadan uzak olacak. Kul hakkı ihlali ile kazanılmış olmayacak. İnsana uzun vade içinde bile olsa zarar veren bir şeyden kazanılmayacak. Ticaret ve iş konusu Allah’ın haramlarından biri üzerinden olmayacak.
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.
Aleykümselam. Direkt senin ağzından bir yalan veya elinden bir hile çıkmayacaksa sen mesul olmazsın. Daha iyisini bulduğunda da oraya geçersin.
Mü'min hile ve yalandan, aldatmadan uzak insandır.