Fetva Meclisi
Soru
Tüccarın kazancının ya da kârının diyeyim tam helal olması için neler gereklidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Herkes kumar oynuyor; ne dersiniz biz de mi oynasak? Herkes alkol kullanıyor; bize de helal mi olacak? Böyle bir mantık olur mu? Biz mü'miniz elhamdülillah; dünya bir yana gitse biz Allah'ın rızasından yana gideriz/gitmeye çalışırız. Sevgili Peygamber aleyhisselam efendimiz bu günleri haber vermişti; her yana faiz dumanının yayılacağını söylemişti. İşte mü'minlik sınavını kazanmanın tam vaktidir şimdi. Sabredip kazanalım. Allah'a emanet olun.
Bu bir yalan ve hiledir. Yalan ve hile ile kazanılan ise helal değildir. Yalan, hile ve tuzak ile kazanılan mal sahibine iade edilmelidir. Sahibine iade edilemiyorsa sadaka verilebilir yerlere verilmelidir. Ateşle oynamaya değmez bir dünya hayatı yaşadığımızı unutmamalıyız. Az kazanın helal kazanın.
Selamünaleyküm. Hile yapmadan, yalan söylemeden yapılan ticarette kâr sınırı yoktur. Allah kolaylık versin.
Umarız sadece hile ile karışan kısım haram olur, gerisi haram olmaz.
Fıkıh açısından devletin fiyat sabitlemesi yaptığı şeyler dışında tüccarın sattığı malda kâr haddi sınırlaması yoktur. Aldatma, yalan ve hile söz konusu olmadıkça bir insan elindeki mala uygun gördüğü kâr marjını koyabilir. Elbette insanların dara düşmemesini düşünmek ve merhametli olmak uygun olandır ama bu durumda sadece müşteriyi düşünmek de yeterli değildir, esnafın da düşünüldüğü bir itidal oluşturulabilir.
Selamünaleyküm. Müslüman, bilerek bir harama alet olmaz, ortak olmaz. Açıkça hile ve aldatmanın bulunduğu bir yerden kazandığınız size helal olmaz.
aldatma konusundaki diğer fetvalar
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.
Mü'min hile ve yalandan, aldatmadan uzak insandır.
Herhangi bir engel sahibi olmak evlenmeye mani değildir. Evlenecek muhatap aldatılmıyorsa yani mevcut durumu açık bir şekilde bilerek evleniyorsa dinen evlenmekte sakınca olmaz.
Allah yardımcın olsun kızım. Bir kere kendini çaresiz, bitmiş gibi asla görme. İnsan derdini abarttığında o dert onu daha fazla ezer. Şöyle yap: Bir psikolog hanımla görüşerek mevcut durumu ne kadar kaldırabileceğini istişare et. Seninle yüz yüze görüşen bir bilim insanı olarak sana “bu evlilik sürmez” derse o zaman o tür şeyler düşünürsün. Şimdilik ayrılmayı düşünme. Bu mantıkla bir zaman daha devam edersen biiznillah daha huzurlu olursun.
Bu soruyu size en yakın müftülüğe gidip yüz yüze sormanızı tavsiye ederiz.
Bir insan nikâhlandığı eşi ile altı ay ve daha fazla bir arada olduktan sonra o kadının doğurduğu çocuğu kabul etmesi için uygun ortam ve sebep oluşmuştur şeklinde bir kural vardır. Bir insan eşinin haram ilişki ile başkasından çocuk doğurduğunu zannetmesi/iddia etmesi durumunda ise ancak LİAN uygulaması ile kadını ve çocuğu reddedebilir. LİAN bizzat Kur’an’ın emri olduğu için ( Nur suresi 6-9) onun yerine DNA testi veya başka bir uygulamanın kabul edilmesi mümkün değildir. LİAN yapılmadığı sürece de çocuğu kabul etmek durumundasınız. LİAN şudur: Karısının zina ettiğini veya çocuğunun kendisine ait olmadığını iddia eden ve iddiasını ispat edemeyen koca ile karısı mahkemede özel bir yemin ile yemin eder ve birbirlerini lanetlerler. Bundan sonra da bir daha bir araya gelememek üzere ayrılmış olurlar. Koca dört defa eşinin zina ettiğine ve çocuğun kendisine ait olmadığına yemin eder. Beşincide de “yalan söylüyorsam Allah’ın laneti üzerime olsun” der. Ardından kadın dört defa kocasının yalan söylediğini belirterek yemin eder. Beşincide de “kocam doğru söylüyorsa Allah’ın gazabı üzerime olsun” der. Hâkim de aralarındaki nikâhı ebediyen kaldırır.