Fetva Meclisi
Soru
S.a. Hocam. Eşimle 6 yıldır evliyiz ve 4,5 yaşında bir kızım var. Polis memuruyum. Meslekten önce evlendim, polis okuluna gittiğimde 6 ay bir süre eşimden ayrı kalmak zorunda kaldım. Bu kopuş sorunları beraberinde getirdi ve nihayetinde senin ailen benim ailem meselesine geldi. Eşim, annemin babamın yanına gitmek istediğimde sene de 15-20 günlüğüne yüzü düşüyor, istemiyor yani. Kayınvalidem hastalandı sürekli gidip geldi izin verdim, ama şimdi benim annem rahatsız ve de yaşlı ve köyde git biraz yanında dur yardımcı olursun diyorum, gitmem diyor, anamı babamı yanıma almak istiyorum eşim gönül rızasıyla gelsinler diyemiyor. Bu da beni rahatsız ediyor dinen. Öğrendiğim 'Allah CC'un rızası ana babanın rızasındadır' Hadisi Şerif rivayete göre. Eşimle sürekli bu konuda huzursuzluk var ayrılmak isteğimi de söylüyorum, kızım için olumsuz olur ondan sorumluyum, ne yapayım hocam? Ayrılmak çözüm mü ve uygun olur mu? Allah razı olsun hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Evet bu sizin imtihanınız ama imtihanınızın gereği olarak oturup beklemeniz gerekmez. Eşiniz sizin anlattığınız kadarı ile doktor tedavisi görmesi gerekiyor. Eşinizin babası veya annesi ile ya da onun mecburen sözünü dinleyeceği biri ile bu işi çözmeye çalışın ve eşinizin acilen bir doktor tedavisi görmesini sağlayın. Oturup beklemeniz bir çözüm olmadığı gibi başınızı dertten de kurtaramazsınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Evliliği sakın bir şirkete benzetmeyesin, evlilik dünya hayatının en çetrefilli işlerindendir. Hesapla, kitapla evlilik olmaz. Evlilik sabırla ve idareyle olur. O kadar sevdiğin eşini idare etmesini de bileceksin. Madem eşini seviyorsun biraz taviz ver ama bu taviz on beş gün başını alıp gitmesi olarak gerçekleşmesin. Esasen erkek ne kadar izin veriyorsa o kadar kalmalı kadın. Aynı il sınırları içinde iki veya üç gün normaldir. Fakat eşinin ayrı bir ev istemesi Allah'ın ona verdiği bir haktır, bunu da sen kısma. Bir de şunu bil ki, kırk kere evlensen önüne çıkacak sonuç üç aşağı beş yukarı böyledir, bilesin. Biraz idare et, biraz diş göster, biraz sabret, biraz görme, biraz duyma... İşte mutluluk!
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Babanızla ilgili durumu da şu şekilde çözün: 1- Babanızla aranızda maddi bir ilişki olmasın. Kendi yağınızla kavrulun. Böylece onun sitem hakkını kısmış olursunuz. 2- Ona karşı hiçbir kusurunuz olmasın. Evlatlığınızı hakkıyla yapın. 3- Babanızla karşılaşma oranınızı düşürün. Mümkün olduğu kadar onunla bir araya gelmeyecek ortamlar oluşturun. 4- Babanızı yürekten sevme mecburiyetinde değilsiniz. Sevgi kendiliğinden oluşur, karar vermekle sevmek oluşmaz. Bu ilkelere uyarsanız dinen bir sorumluluğunuz olmaz. c- Annenizi zavallı görün, ondan bir şey beklemeyin. Onu ezilmişliği ile kabul edin. d- Evlilik konusunda da dayınız, amcanız veya bir benzerinin veliniz olmasını isteyin. Babanızın eksikliğini o telafi etsin. Çok dua et kendin için. Ümmetin için. Anne baban için. Bu ağabeyin için.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Sizin ve eşinizin aile büyüklerinden üç kişilik ya da beş kişilik bir heyet kurun. Onları sizin meseleniz hakkında karar vermeye mecbur tutun. Onların vereceği karara göre de ayrılabilirsiniz. Sabırlı olun, fevri karar vermeyin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz de o dükkanın ortağı iseniz bu sizin haklarınızdandır. Ama siz ortak değil de yardımcı iseniz, size izin veriliyorsa almanız doğru olur. Yoksa adım adım çalmaya doğru yürümüş olursunuz. Bugünün beş lirası yarının serveti olarak elinizden çıkar. Sakın ha, dikkat edin.
Selamünaleyküm. 'İki aileninde ayrılma ihtimali olmadığına göre' deyimi sıfır doğru bir sözdür. İki aile de çöker. Hemen ayrılın Allah'tan korkun. Eşlerinize aciyin. Siz dünyanın ilkleri değilsiniz. Şeytan sizin gibi nicelerini tuzağa düşürdü. Kesinlikle selamlaşmayı kesin; unutun birbirinizi. Allah'tan korkun, siz iki yabancısınız. Şeytan aranıza bir kıvılcım soktu yakacak sizi.
Selamünaleyküm. İlminiz size sabır da öğretmeli imiş. Sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizi de dinlemediler ama o kardeşleri ile kavga etmedi. İlminizin gereğini yapın ve insanlar hırçınlaştıkça siz hastası ağırlaşan doktor gibi olun; merhametiniz artsın, ilginiz artısn, diliniz tatlansın. Böylece her nefesiniz sevaba dünüşsun.
Selamünaleyküm. Şunu kesinlikle bilmelisiniz: Bütün tuzaklar buna benzer tuzaklardır. Sevgi, aşk sözleri herkesin ağzından böyle çıkar. Ömür boyu olmak da büyük bir iddiadır ama onu da herkes kullanır. Bir iki yıllığına bekâretini feda edecek bir kız yoktur ki erkekler ona vaatte bulunsun! Size tavsiyem kesinlikle ebeveyninizin izni olmayan bir işi yapmamanızdır. Eğer evlilik sizin için farz durumuna geldiyse o zaman gidin her şeye rağmen evlenmek istediğinizi beyan edin. Hem hayatî değerde görüyorsunuz hem de risk almak istemiyorsunuz, bu nasıl anlaşılacak? Evlilik aleni olmalıdır. Kaçak başlayan işte bereket olmaz. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Dışa karşı babanızın onurunu koruyun. İçeride ona asi olmayın. Kendinizi de ezdirmeyin. Maaşınızın bir bölümünü ona vermeyecek bir yol bulabilirsiniz. Onun hataları onun hesabını vereceği şeyler olsun, siz temiz kalın.
Biri imam ikincisi cemaat olan her iki kişi Cuma namazı hariç cemaattir. Elbette bu cemaat, bir camideki cemaat gibi değildir ama cemaattir.