Fetva Meclisi
Soru
Hocam babamın akciğerinde leke varmış bugün öğrendik, duyunca dünyam yıkıldı. Aklıma babama karşı yaptığım asilikler, ses yükseltmeler geldi. Babamla aramız iyi tabi ama ses yükseltmekten, tartışmaya girmekten dolayı şu an çok pişmanım, sorum şu ki babamdan af dilesem yaptıklarımın karşılığında beni gönülden affettiğini söylese Allah da beni affeder mi hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bi evlat, baba ile anlaşıp anlaşmama durumunda olmaz. Evlat babasının önünde itaat eder sadece. O size karşı kusurlu ise bu sizin yararınıza olacaktır. Zira Allah Teâlâ sizin hakkınızı ondan muhakkak alır. Ama siz ses yükselterek kendi hakkınızı da tüketiyorsunuz. Sabretmeli ve kazanmalısınız. Yapacağınız tek şey, sizi ses yükseltmeye teşvik edecek ortamlardan uzak durmanız olur.
Onlar yaşıyorsa umudunuz güçlü demektir. Ellerini ayaklarını öpün, helalliklerini isteyin. Onlar ne kadar sert davransa da neticede erirler; anne babadırlar merak etme. Muhakkak onları yumuşatın. Bunu da ertelemeyin. Hemen yapın. Hediyelerle, tatlı sözlerle, aracılar koyarak yumuşatın. Onların ağzından 'aferin' aldın mı işin kolay demektir. Hatta seni kahvaltıya çağırdıklarında ailece yine mesele çözülmüş sayılır. Bundan sonra da onları üzecek bir iş yapmazsan Allah yardımcın olur. Anne baban ya da biri öldü ise o iş biraz zordur. O zaman dua etmen, onların arkasından hayırlar yapman bir umut olarak kalır ama umut!
Selamünaleyküm. Annenizin size beddua etmesi, sizden kırgın olmasındandı. Şu anda dua ediyorsa bu da onun sizden memnun olduğunu göstermektedir. Bu durumu bozmazsanız sorun yoktur. Dualarını alın, hizmetlerinde bulunun.
Yok, bir sıkıntı, Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Âmin.
Beşer olarak her şeyi elimizin altında tutamayız, her duygumuzu dizginleyemeyiz. Affetmemiz isteniyor ve affediyorsak yapabileceğimizi yaptık demektir. Affın gereği olarak da intikam almıyoruz, insani alakamızı zedelemiyoruz. Böylece yapabileceğimizi yapıyoruz demektir.
Evladın anne babaya karşı işlediği hatalardan iki sonuç çıkar: Biri Allah'a karşı günah işlenmesidir diğeri de anne babaya karşı kötü durumda olmaktır. Anne baba helallik verir ve affederse onlara ait bölüm biter ama Allah'ın emirlerine karşı gelinmiş olduğu için büyük bir günah yazılmış olarak bekler. Tevbe edilirse ve tevbe samimi olursa ancak o da affedilme umudu olur.
anne baba konusundaki diğer fetvalar
Yetim bir çocuğu sahiplenmek, onu yetiştirecek katkıda bulunmak mü'min insanın yapabileceği en büyük nafile ibadetlerden biridir. Büyük ve kalıcı bir ibadet yapmış olursunuz biiznillah. Yetim çocuğa bakmanın en güzel yolu annesi, dedesi veya amcası gibi onun kan bağı bulunan birisinin himayesinde iken bakılıyor olmasıdır. Böyle bir akraba imkânı olmayan yani akrabadan mahrum yetimlerin evlere alınıp bakılması da mümkündür ve güzeldir ancak şu inceliklere dikkat edilmelidir: - Çocuk kesinlikle kendi anne babasına nispet edilmelidir. Başkasının sulbünden gelen bir çocuğu kendi sulbünden gibi göstermek haramdır. Devletin kayıtlarında evin çocuğu gibi gösterilmiş ve ona nüfus cüzdanı verilmiş olması dinen bir değişiklik getirmez. - Çocuk büluğ çağına geldiğinde kız çocuğu ise evin erkeğine, erkek çocuğu ise evin kadınına yabancı olacağı için mahremiyet kurallarına dikkat edilecektir. Büyütmüş olmak mahremiyet yasaklarını kaldırmaz. - Böyle bir çocuk eğer yirmi dört ayını doldurmadan alınmış ise evin kadını onu emzirerek SÜT EVLADI durumuna getirebilir. Böylece evdeki mahremiyet yasakları da kalkar. - Yetim sahiplenildiğinde evlat gibi bakılmış olsa da miras hakkı olmaz. Miras yerine bakıcı aile hayatta iken ona mal verme yönünü tercih etmelidirler.
Asla reddetme, zaten reddetmek bir çare değil. Yıkılmana ve teslim olmana da gerek yok. Yalnız bu durumu çocuğunun bir hastalığa yakalanması gibi görmeye çalış. Maazallah sakat doğsa idi ne yapacaktın? Bu da böyle bir şey bak, aklı yok gibi hareket ediyor yani aklı sakat. Sen de sakat muamelesi yap. Sakın annesi ile onun yüzünden tartışma. Aksi takdirde bir olan derdin ikiye çıkmış olur. Şeytan da o fırsatı kaçırmaz. Sabredeceksin, sabredeceksin ve sabredeceksin. Ve böylece evlat yetiştirip sevap kazanacağını beklerken “evlat yetiştirme gayretin ve sabrından” sevap kazanacaksın. Tıpkı Nuh aleyhisselam gibi… Ve diğer çocuklarına onun hastalık bulaştırmasına karşı çok dikkat edeceksin. Bu dikkatin “ağabeyinden uzak dur!” uyarısı şeklinde olmayacak. Diğer çocuklarınla yakınlığın, onlarla muhabbetin, nasihatin, onları adam yerine koyuşun olacak yapman gereken. Sakın, bugün veya on sene sonra iş bitti havasına kapılmayasın. Hayat devam ettikçe sen de mücadeleye devam etmeye hazır ol. Yıllar seni yıpratmasın sen yılları geç git. Böylece Allah’ın rızasına daha yakın olursun, daha çok ecir kazanırsın. Allah yardımcın olsun.
Devletin ÇOCUĞA MAHSUS OLARAK VERDİĞİ PARA çocuğundur. Velisi onun adına parayı sarf eder. İhtiyaç fazlası ise çocuk adına muhafaza edilir. Anne veya baba ancak çocuğun artan malından zaruri ihtiyaçlarını gidermek için alabilirler. Baba veya anne çocuğun malı üzerinde sadece emanetçi olabilirler. Birinci derecede emanet sorumlusu baba, ikinci derecede de annedir.
Namaz taklit ederek öğrenilir zaten. Keşke çocuklar namazdaki ebeveynlerini zevkle izleseler, yanlış eksik de olsa üç yaşından itibaren namazla oynasalar! Bu bir eğitimdir. O yaşta çocuğun namaz kılması bir eğitim olarak pek güzeldir.
Devletin verdiği yardımı almanızda bir sakınca yoktur. Hile yapmayın, her soruyu doğru cevaplandırın, aldığınız size helal olur. Sabredin, ecir kapınızı daraltmayın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Akidenize zarar verecek bir söz söylemediğiniz sürece yavrunuz sizin cennet kuşunuzdur biiznillah. Kim bilir onun sizden önce ölmüş olmasına ne kadar sevineceksiniz kıyamet gününde. Size sabırdan başka tavsiye edilebilecek bir şey yoktur. Allah yüreğinizi geniş kılsın. Ecrinizi ziyade etsin.