Fetva Meclisi
Soru
Hocam devletin engelli çocuğa verdiği yardım parası üzerinde ebeveynlerinden hangisinin söz hakkı vardır?
Cevap
Benzer fetvalar
Devlet bu parayı harcamaya yetkilendirirken seni emanetçi olarak belirlemiştir. Para senin elinde emanettir. Emanete hiçbir şekilde hıyanet edilemez. Annenizin aklı başında ve sana ablana verebilirsin diyorsa bir sıkıntı yok. Böyle bir durum yoksa ablanız en zaruri ihtiyaçlarında muhtaç ve kazanmaktan aciz ise, ona bakabilecek babanız ve bir ağabeyiniz de yoksa annenizin artan maaşından ona harcayabilirsiniz.
Kadının tabii ihtiyaçlarını yöre şartlarına göre karşılıyor ve harçlığını veriyorsa elbette para erkeğindir, kadının sorması bile yanlış olur. Aynı şekilde kadın helal bir işte çalışıyor ya da başka bir yolla bir birikimi varsa erkek de ona parasını soramaz. Herkes kendi bütçesinin sahibidir.
1- Çocuk doğduktan reşit olana kadar baba onun velisidir. Aklı veya benzeri bir ehliyet sahibi olmasına mani engeli varsa o engel kalkana kadar yine velisidir. Veli ise velisi olduğunun üzerinde tasarruf hakkına sahiptir. Bu velilik hakkı, akıllı, Müslüman bir baba için geçerlidir. Aynı şekilde baba mal üzerinde savurgan harcama yapan biri ise bu velayet hakkı ondan alınır. Baba çocuğunun malı üzerinde velilik hakkını kullanırken maslahatı gözeterek kullanır. Sınırsız bir hak sahibi değildir. 2- Muhtaç ve kazanamayan bir baba çocuğunun malından yer, bundan dolayı da günaha girmez, çocuğu da vermemezlik edemez. Baba, muhtaç durumda değilse çocuğu küçük olsun büyük olsun malından alamaz. Cumhur ulemanın görüşü bu şekildedir.
Para veren makamın sizin için koyduğu şartlara uygun iseniz alabilir ve helal olarak harcayabilirsiniz.
Babanızın ölümünden sonra devletin babanızla bağlantılı bir nedenden ötürü takdir ettiği maaş, kimin adına bankaya yatırıloyorsa o maaş onundur. Eğer devlet mesela ‘eşine’ veya ‘şu yaştaki çocuğuna’ diye bir kayıt koydu ise onun dışındakilerin o maaşta sadece onun çocuklarıdır diye bir hakları olmaz.
Anne babaya hizmet etmek Allah’ın emridir. Allah’ın kulu olduğuna iman eden herkes bu emre muhataptır. Bu emir açısından erkek kadın ayrımı yoktur. Çocuklardan biri yaptığı hizmetin karşılığı bir ücret alamaz. Bu bir nevi namazı ücretle kılmak gibi olur. Çocuklardan biri, o hizmeti yaptığı için maişetini temin edemeyecek bir zorluk içinde kaldığı için diğer kardeşleri onu desteklerler ise bu caiz olur. Evli bir kız çocuğu, önceliği eşine vermek durumunda olduğu için anne babasının hizmetinden geri kalıyorsa onun için günah söz konusu olmayabilir.
anne baba konusundaki diğer fetvalar
Namaz taklit ederek öğrenilir zaten. Keşke çocuklar namazdaki ebeveynlerini zevkle izleseler, yanlış eksik de olsa üç yaşından itibaren namazla oynasalar! Bu bir eğitimdir. O yaşta çocuğun namaz kılması bir eğitim olarak pek güzeldir.
Kumar ve kumara zemin oluşturan her şey haramdır. İbadetlerden alıkoyan ne varsa onu yapmak da haramdır. Anne baba hizmeti gibi temel insani görevlerden koparan şeyler de haramdır. Satranç için bu ilkeler açısından ele alındığında ortaya bir sorun çıkıyorsa haram sözü geçerli olur. Değilse satranç için haram demeyi gerektirecek sarih bir nas yoktur.
Baban, yatalak bir hasta olsa idi ne yapacaktın onu? Gözünde sıfırlanmış bir baba mı olacaktı? Elbette hayır, değil mi? Bu durumu da öyle düşün; insanların sadece bedenleri hasta olmaz, beyinde de görülüp tedavi edilemeyen müzmin hastalıklar olabilir. İdare et, ses çıkarma, görme, duyma ve sen kazan. Öyle bir kazan ki, o sana minnettar kalsın bir gün. Ebedi bir hayat için böylesi daha iyidir.
Ne mutlu ki fırsat varken aklını başına almışsın. Sen babanın duasını alırsan, Rabbine karşı da hata işlemezsen elbette affeder, hem ne affeder. Hemen koş babanın ayaklarına.
Yetim bir çocuğu sahiplenmek, onu yetiştirecek katkıda bulunmak mü'min insanın yapabileceği en büyük nafile ibadetlerden biridir. Büyük ve kalıcı bir ibadet yapmış olursunuz biiznillah. Yetim çocuğa bakmanın en güzel yolu annesi, dedesi veya amcası gibi onun kan bağı bulunan birisinin himayesinde iken bakılıyor olmasıdır. Böyle bir akraba imkânı olmayan yani akrabadan mahrum yetimlerin evlere alınıp bakılması da mümkündür ve güzeldir ancak şu inceliklere dikkat edilmelidir: - Çocuk kesinlikle kendi anne babasına nispet edilmelidir. Başkasının sulbünden gelen bir çocuğu kendi sulbünden gibi göstermek haramdır. Devletin kayıtlarında evin çocuğu gibi gösterilmiş ve ona nüfus cüzdanı verilmiş olması dinen bir değişiklik getirmez. - Çocuk büluğ çağına geldiğinde kız çocuğu ise evin erkeğine, erkek çocuğu ise evin kadınına yabancı olacağı için mahremiyet kurallarına dikkat edilecektir. Büyütmüş olmak mahremiyet yasaklarını kaldırmaz. - Böyle bir çocuk eğer yirmi dört ayını doldurmadan alınmış ise evin kadını onu emzirerek SÜT EVLADI durumuna getirebilir. Böylece evdeki mahremiyet yasakları da kalkar. - Yetim sahiplenildiğinde evlat gibi bakılmış olsa da miras hakkı olmaz. Miras yerine bakıcı aile hayatta iken ona mal verme yönünü tercih etmelidirler.
Rabbimiz kendi rızası doğrultusunda işler yapabilmemizi nasip eylesin. Ayaklarımızı dini üzerine sabit kılsın. Şu dünya hayatında Allah'a davetten daha güzel iş, Allah'a çağırmaktan daha güzel söz yoktur. Seni tebrik ederim. Müsaadenle belli hususları hatırlatmak isterim; - Bir Müslüman hanımefendi önce kendini yetiştirmekle sorumludur. Ne olursa olsun biraz daha kendini yetiştirmek için gayret et. Her gün yeni bir ilmi mesele ile ilgilen. - Şeytanın seni ilimden alıkoyacak meselelerle meşgul etmesine izin verme. - Allah'a davet eden bir mümin kadın olarak, insani ilişkilerini sünneti seniyyeye uygun halde yaşa. Bilhassa anne baban senin ya cennetin ya cehennemindir. Allah'ı memnun etmek istiyorsan anne ve babanın duasını almak için yaşa. - İnsanları memnun etmek için dininden taviz verme. Başkalarını senden farklı düşündükleri için yargılama. Sen işine bak. Yumuşak dille anlat gerisini Rabbine bırak. - Burası imtihan dünyasıdır. Herkesin imtihan noktası da farklıdır. Kendini imtihanlarının içerisinde kimsesiz zannetme. - Muhakkak bir arkadaş çevresi kur. Bulabilirsen Salih arkadaşlarla oturup kalk bulamazsan böyle bir grubu kurmada öncülük et. Elinde hazır bulamadığın kitapların PDF halini takip et ya da video derslerle kendini takviye et. Ama kitap ya da video üzerinden değil ilmi, bir hocadan öğren. Allah'a emanet ol.