Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üniversite okuyan hanım bir kızınızım. Birkaç sene evvel hayatım bomboş şeylerle geçip duruyordu. Büyük bir boşlukla yaşıyordum. Bir de arada garip garip rüyalar görüyordum. Tekrarı fazlaca olmak üzere rüyamda Resûlullahı da gördüm. Daha on dört yaşımdayken rüyamda eksik dua ettiğim ve eskisi gibi özenle ibadet etmediğim için Resûlullah benimle küstüğünü söylüyordu. Tabi o zamanlar bu durum beni bugünkü kadar etkilemiyordu. Fakat üniversite ile beraber dini hassasiyetim gelişti. Çevre beni Rabbime yaklaştırdı elhamdülillah. Allah bu güzel rüyaların devamını ve çarşaf nasip etti. Fakat içinde büyüdüğüm ortam sadece kulaktan dolma bilgiler ile amel eden insanlarla dolu. Gerçek İslamiyet’ten çok uzaklar. Ben de okuduğumu onlarla paylaşıyorum, köyde yaşıyorum ve oradaki hanımlarla ne zaman bir araya gelsem bismillah deyip bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Çok güzel dönüşler de oluyor ağır ithamlar da. Son zamanlarda rüyamda yine Efendimizi ve ashabıyla beraber hadis yazdığımı gördüm. Resûlullah yanıma gelip gülümsüyordu. Vallahi sanki cennet bahçesindeydim. Aişe annemiz de inen ayetlerin etkisini ve tefsirini anlatıyordu. Bunlar bende içinde bulunduğum topluma tebliğ etme isteği oluşturdu. Dayanamıyorum yanımda gıybet edene, anında vücudumda ciddi bedensel etkisi oluyor, midem bulanıyor, başım ağıyor burnuma et kokusu geliyor. Sorum beni olumsuz karşılayan kesimle ilgili. Çarşafıma laf edenler, falanca âlimin hanımı giymiyor sen ondan daha mı üstünsün de giyiyorsun diyorlar, kendi kendine din uydurma diyorlar bana. Hem de bunu en yakınımdan duyuyorum ve çok üzülüyorum. Nasıl yaklaşmalıyım böyle bir kesime? Annem babam olsalar da dini konuda onlara uyarı yapmaya çekiniyorum evlatları olduğum için, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tahsiliniz tıp ve ek bıranşlarından biri değilse çalışmanız gerekmez. Çalışmayın, rızkınız Allah'ın teminatındadır. İffetten yana tarınız size kazandıracaktır. İnsanların ne dediğini önemsemeyin; bir de melekler bir şeyler diyor. Duyun onları. Fitne çağında Allah'ı arayan bir Meryem adayı olarak onların kayıtlarına geçin yeter. İş değil dünya sizin olur o zaman. Yılmayın, usanmayın. Allah sizinledir, melekler sizinledir. Allah kimi yalnız bıraktı da sizi bırakacak? Sakın kimin ne dediğine bakmayasınız. Cehennemden kurtuluş yeter. Anne babanızın da asla gönlünü kırmayın, onlarla pek nazik konuşun. Onların duası sizin için çok önemlidir. İçinize çeke çeke zikir yapın. Doya doya Kur'an okuyun. İfratı olmayan bir ders halkasına katılın. Mü'mine kardeşlerinizle hoş sohpet ortamları oluşturun. Dualarımız sizinledir. Fitne asrının mücahideleri olarak sizi bu Ümmet asırlardır bekliyordu. Siz Firavunlaşmış bir dünyanın Âsiyelerisiniz. Sizi defalarca tebrik ederim. Allah yardımcınız olsun. Bırakın dünü, geleceği gidin Allah'a.
Senin yaşlarında bu tür sıkıntılar olabilir. Geçicidir bunlar. Şu hususlara dikkat etmelisin: - Namazlara önem ver. Her namaz senin için yeniden şarj olma gibi olsun. - Muhakkak günlük Kur'an okumaları yap. Az da olsa sürekli Kur'an okumalısın. - Belli bir zikir ekseni oluştur. Mesela her gün on kere salavat getir. Yüz kere kelime-i tevhid getir. - Makale yazmaya çalış. En az yüz makale denemesi yap. - Anne babanla bağlantını taze tut. - Gıdana dikkat et. Helallik şüphesi bulunan şeylerden uzak dur. - Uyku düzenin çok önemlidir: Hergün aynı saatte olmak şartıyla yedi saat uyku düzeni kur. O düzeni de bozmamaya çalış. - Riyâzu’s Salihîn’in kısa hadislerinden yüz hadis ezberleme planı yap. Haftada iki hadis ezberleyerek başla. Üçe ve dörde çıkararak rakamı büyüt. - Erkek arkadaşlardan arındır kendini. Kız arkadaşlarından da haram kokusu almayacağın bir ortam oluştur kendine. Zaman zaman camiye cemaate giderek namaz kılmaya çalış. - İstişare etmen gereken konular olunca istişareden kaçınma. - Sakın acil ve hesapsız bir evlilik sürecine girme. Bugünleri de ararsın sonra. - Dua önemlidir. Çok önemlidir. Namazların ardından, özel vakitlerde sık sık duaların olsun. Allah’a emanet ederim seni.
Selamünaleyküm. Sizi, büyük bir dönüş yoluna girdiğiniz için tebrik ederim. Kendinizi ve dönüşünüzü küçük görmeyin. Okulu hemen bırakmanızı tavsiye etmem; içini doldura doldura yol alın. Sabırlı olun. Geniş bir çevrede istişare edin. Şimdilik okula devam edin, yazışmaya devam edelim. Size dualar ediyorum, sizden de dua bekliyorum.
Aleykümselam. Sözünü ettiğiniz hadis 'saliha kadını' değil 'güzel kadını' konu etmektedir. Siz sadece güzelliğinizden ötürü kendinizi ona kıyaslıyorsanız size uyuyor olabilir. Hayır mü'min bir kadın olduğunuz için 'çöplükte biten' ifadesi size uyar mı diye endişe ediyorsanız gereksiz bir endişe taşıyorsunuz. Kimsenin kimseyi düzeltmeye güç yetiremediği bir zamanda yaşıyoruz. Mevcut görüntüsü iyi olmayan biri ile ileride onu iyileştireceğinize güvenerek evlenmeyin. Kiminle yaşayabilecekseniz onunla evlenin. Hayatı imtihan olarak gören bir mü'min, sıkıntılardan usanmaz; tedbir alır, çare üretir ama hiçbir şey yokmuş gibi de devam eder. Siz de öyle yapın.
Selamünaleyküm. İslam'ın yeniden gariplik dönemini yaşadığı şu zamanda, Yesrib'e hicret eden kardeşlerine evlerini, bahçeleri ve gönüllerini açan Ensar'ın o azametli imanını yansıtan sizin gibi Mü'min kadınların duasına muhatap olmaktan ne kadar mesudum bilmezsiniz. Rabbimden dilerim, sizin bu şahitliğinizi amellerimin hiç olabileceği günde bana şefaatçi kılsın. Duaya devam edin; kendinize, eşinize, çocuklarınıza, ümmetimize, bu kardeşinize, eşine ve çocuklarına hasseten dua edin. Dinini dert edinmiş saliha bir kadın olarak sizin duanız bizim için çok önemlidir. Allah Teâlâ sizi, umduğunuzdan daha yüksek makamlara erdirsin. Saliha kadınların bu zamandaki nadir örneklerinden biri olarak dirilmek ne azametli, ne muhteşem bir karşılık olur sizin için bilir misiniz? Evet, erkeğimizle kadınımızla garibiz. Sadece Allah'ın dediği olsun, nefislerimizin dediği olmasın dediğimiz için garibiz. Önceki garipler gibi biz de garibiz; kendi evimizde bile yabancı muamelesi görebiliyoruz. Ne yazık ki, ezanların yükseldiği bir şehirde de garip olmak varmış! Asla esef etmiyoruz, pişman değiliz, bitkin değiliz; ilk gariplerin yolunda olalım sonra da onlarla beraber bilinelim de gariplik bizi itsin dursun, ne gam ne keder! Siz Sümeyye ile olun da dünya dursun, gök yere insin ne gam ne keder! O zaman güneş sönse de sen nûr olursun, bütün karanlıklar seninle gün olur, gündüz olur. Değil sizin köyün kötülüklerle dolu olması, Kâ'be bile putlarla dolu olsa, onu tavaf edenler çırılçıplak etrafında dolaşıp duruyor olsa bile, değil mi Sümeyyesin, değil mi teksin, garipsin; tep ayağınla bütün varlığı, kes ayağını yerden yüksel de dur fezada, yüksel ey Sümeyye! Senin yerin o köy değil, Mekke bile değil; arkadaşlarının, izinde olduklarının yeri değil buralar. Allah'ı temaşa edeceğin yerdir senin yerin. O engin yürek ancak orada huzur bulur, o yüreğe dar gelir bu âlem. Sümeyye ol da sen, putlarla doldurulmuş Kâ'be'nin çevresinde ol ya da Kur'an'ın hikâye kitabı gibi tutulduğu bir köyde ol, ne fark eder ki, sen Sümeyye olduktan sonra?Adınız soyadınız kadar kati bir bilgi ile şunu bilesiniz ki, Allah'ın bütün Sümeyyelere kapısı açıktır. Kim Sümeyye olmak istiyorsa o, zamanının Sümeyyesidir. Yatağında ölse bile bu böyledir. Herkes sevdiği ile olmayacak mı? Kime hayran ise onunla haşrolmak yok mu? Kimin adı seni titretiyorsa Allah seni onun izinden yürütmeyecek mi? Ne gençler, görmedikleri Mus'ab'ın arkadaşları olarak dirilmeyecekler mi? İsteyen Mus'ab olur. İsteyen Sümeyye olur. Nesîbe olur. Her yer Yesrib, her yer göklere açık, her yerde bir Suffa muhakkak vardır. Yolun mübarek olsun. Heyecanın kaynasın dursun. Yavrun Musab olsun. Musab anası Musab olasın. Allah'tan size acil şifalar dilerim. Eşinize de selamlarımı bildiriniz. Mus'ab'ı da öper bağrıma basarım. .... Posta adresinizi lütfen bize yazın, ders notları size gelsin. Bir bankada çalışan ya da tek geçim kaynağı faiz olan birinin evinde yemek yememek gerekir. Malında karışıklık bulunanın evinde yemek ise haram değildir. Tebliğ maksadı ile gidip, bir çay içecek kadar beraberliğe bir tür mecburuz. Ortasını bulmaya gayret edin. Allah amelinizi mübarek kılsın.Lütfen dua edin bize.
Çarşaflı olman şart değildir. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. Allah yardımcınız olsun.
anne baba konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli Kardeşim; 1- Önce, kendinize bu konuları dertleşebileceğiniz bir kadın arkadaş bulun, haftada bir de olsa onunla dertleşin, size nasihat ederse nasihatine kulak verin. Yalnızlık büyük bir sıkıntıdır ve azaptır. 2- Bu mantıkta olmayanlarla oturup kalkmayın. 3- Sonra da uykunuzu, başından kontrol edin. Her gün aynı saatte yatın. Bu saat de ondan sonrası olmasın. Yedi saatte de kalkın. Yatmadan dört saat önce hiçbir şey yemeyin, yatağa aç girin. Akşamları TV seyretmeyin. İki ay buna uyarsanız uykunuz düzene girer. Uykunuz düzene girerse tembellikten şikâyetiniz azalır. 4- Kitap okumaya alıştırın kendinizi. Önce basit hikâyeler de olsa yavaş yavaş yükselen bir tempo ile kitap okuyun. 5- Sesli dersler dinleyin. Meselâ bizim derslerin sesli MP3 ile hazırlanmışları var. www.sosyaldoku.com adresinden onları indirip dinleyebilirsiniz. İnşaallah açılacaksınız. 6- Sakın kendinizden umut kesmeyin, şeytanı kıs kıs güldürürsünüz. Bir kere sizi mağlup ettiğini de anlarsa bir daha elinden kurtulamazsınız. Allah kolaylıklar versin.
Baban, yatalak bir hasta olsa idi ne yapacaktın onu? Gözünde sıfırlanmış bir baba mı olacaktı? Elbette hayır, değil mi? Bu durumu da öyle düşün; insanların sadece bedenleri hasta olmaz, beyinde de görülüp tedavi edilemeyen müzmin hastalıklar olabilir. İdare et, ses çıkarma, görme, duyma ve sen kazan. Öyle bir kazan ki, o sana minnettar kalsın bir gün. Ebedi bir hayat için böylesi daha iyidir.
Kızım, nişanlı iken bunları konuşmanız doğru değil. Siz evliliğinize odaklanın. Görüşmelerinizi de abartmayın. Müstakbel kocanıza da kendinizi "maddi masrafları sorun etme ben hallederim" der gibi patronvâri de göstermeyin. Evliliğinizin saadeti açısından da masraf konusunu müstakbel kocanıza bırakın. Takıldığı yerde yardımcı olmaya çalışırsınız. Aksi takdirde evliliğinize hem karı hem de koca olmak zorunda kalırsınız. Allah yardımcınız olsun.
Kumar ve kumara zemin oluşturan her şey haramdır. İbadetlerden alıkoyan ne varsa onu yapmak da haramdır. Anne baba hizmeti gibi temel insani görevlerden koparan şeyler de haramdır. Satranç için bu ilkeler açısından ele alındığında ortaya bir sorun çıkıyorsa haram sözü geçerli olur. Değilse satranç için haram demeyi gerektirecek sarih bir nas yoktur.
Namaz taklit ederek öğrenilir zaten. Keşke çocuklar namazdaki ebeveynlerini zevkle izleseler, yanlış eksik de olsa üç yaşından itibaren namazla oynasalar! Bu bir eğitimdir. O yaşta çocuğun namaz kılması bir eğitim olarak pek güzeldir.
Neyin niçin olduğunu sadece Allah bilir. Her halimizi imtihan kabul edersek bu kadar vesvese yapmaya da gerek kalmaz. Yine de insan günahları için sürekli istiğfar etmeli ve günahta ısrar etmemelidir.