Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim ailem kısıtlayan ve çok katı bir aile. Sevdiğim ve görüştüğüm biri vardı, annem öğrendi ve onunla görüşmemi istemedi. Görüşmemem için yemin ettirdi ben de ayrıldım. Aylar geçti ama onu unutamadım, onunla evlenmek istiyorum. Tekrar görüşsem bunun günahı nedir? Yeminimi bozup görüşürsem bu bana hayır getirmez mi veya başıma bir bela gelir mi? Çok kararsızım, ailemi dinleyip görüşmesem ya kaderimdeki kişi oysa ve onu kaybedersem diye korkuyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
İnsan kalbinin ısınmadığı bir evliliği yapmamalıdır. Duygusal kararlar daha sonra problem olarak önünüze çıkar.
Selamünaleyküm. Zinadan önceki durumlar için evlenmeyi sakıncalı duruma getirecek bir nokta yoktur. Evet, değer kaybı vardır ama engel yoktur. Ortadaki durum, ahlâk açısından ele alınmalıdır. Erkek ve kadın da kendilerine zorunlu hissediyorlarsa hemen evlenerek bu süreci ıslah etsinler.
Böyle bir günde mü'min olduğunuz belli olmalıydı. İnsanlar kritik bir anda imanlarını aktif duruma getiremedikleri için umumiyetle ateşe girerler. Siz bu durumda mü'min olmanın gereğini yapmalı değil mi idiniz?
Selamünaleyküm. Bir kere yüz yüze gelmeden bir insan hakkında iyi veya kötü karar vermek doğru değildir. Sanal alemde tanışmakla gerçek bir tanışma oluşmaz. Bence hiç tanışmamış gibi olsanız ve onu yok saysanız daha iyi olur.
Nikâh akdinden önceki görüşmelerin bir bağlayıcılığı yoktur. Vazgeçmek her iki tarafın da hakkıdır. Vazgeçmek de vebal değildir.
anne konusundaki diğer fetvalar
Çocuğun ihtiyacını gidermek baba veya annesinin vazifesidir. Harçlık bir ihtiyacını gidermesi için ise vermek farz olur. Neşelensin, mutlu olsun diye verilirse müstehap olur. Yanlışa harcayacağını bilerek ya da israf olacak şekilde vermek ise mekruh olur hatta haram bile olabilir.
Madem selef akidesindensin, doğru bildiğini söyle ve kenara çekil.
Sen, olması gerekeni düşünüyorsun. Eşin ise yasaların ve dinin ona verdiği bir hakkı kullanıyor. Eşini bu nedenle reddedemezsin; evinde kimseyi istememek hakkıdır. Bu iki farklı anlayışın bir noktada buluşabilmesi eşinin merhametli ve fedakâr biri olması ile mümkündür. Bu da senin sorunu zamana yayarak (her günün doğal tartışması yapmayarak) onun esnemesini sağlamanla mümkündür. O da insandır neticede. O da bir gün yaşlanacağını biliyordur. Biraz daha “evet, sen haklısın” diyerek ortamı rahatlat. Bir zaman sonra teklifini kabule yanaşacaktır. Ya da onun razı olacağı biraz uzakta bir evi tercih edeceksin. Allah yardımcın olsun.
Allah Teâlâ olanı hayır üzere yaşamayı sizlere nasip etsin. Anneniz menopoza girdiğine göre beklemesi gereken iddet ÜÇ AYDIR. Bu üç ayı mahkeme kararının kesinleşmesi ile başlatırsanız en iyisini yapmış olursunuz. Bu iddet ölüm iddeti gibi değildir; anneniz dilediği yerde kalabilir, mahremi ile seyahat edebilir. Aman dikkat ediniz, annenizin kırık kalbini tamir etmede, onu yalnız bırakmada kusur etmemeye çalışınız. Allah yardımcınız olsun.
Anne ve babaya bakmak çocukların görevidir. Kendileri de muhtaç durumda olmadıkça bu görevde kız veya erkek aynıdırlar. Namaz kılmak nasıl herkesin sorumluluğu ise anne ve babaya muhtaç olduklarında bakmak da öyledir. Anne ve babaya ya da ikisine bakarken yükümlülük nasıl paylaşılacaktır sorusuna âlimlerimiz farklı cevaplar vermişlerdir. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh kardeşler eşit şekilde paylaşırlar demiştir. Bazı âlimler mirastaki paya göre demiş bazıları da varlık durumlarına göre bir paylaşım yapabilirler demişlerdir. Siz de böyle bir paylaşım imkânı olmayacağı için yük size kalacaktır, sevap da size kalacaktır. Kardeşlerinin sorumluluk almaktan kaçınmaları senin sorumluluğunu kaldırmaz. Yapabildiğin kadar yap. Evet, çocuklarını aç bırakmak gerekmez ama yapabileceğini de ihmal etme. Kardeşlerinin payına düşen yükümlülüğü yarın onlardan tahsil etmeyi de düşünebilirsin. Yapabiliyorsan onları mahkemeye vererek de alacağını tahsil edebilirsin ama sen Allah’tan bekleyen ol, kalbin huzur bulsun. Onları yaratanları ile baş başa bırak. Özellikle de anneye hizmet bizim kulluğumuzun en büyük imtihan ve kazançlarındandır, bunu kaybetmemeye bakın. Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın, kalbinize huzur versin. Âmin.
Evladın anne babaya karşı işlediği hatalardan iki sonuç çıkar: Biri Allah'a karşı günah işlenmesidir diğeri de anne babaya karşı kötü durumda olmaktır. Anne baba helallik verir ve affederse onlara ait bölüm biter ama Allah'ın emirlerine karşı gelinmiş olduğu için büyük bir günah yazılmış olarak bekler. Tevbe edilirse ve tevbe samimi olursa ancak o da affedilme umudu olur.