Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim iki yıldır görüştüğüm bir genç var. Olduğum yerden on sekiz saat uzakta. Bana en başında ailesiyle oturmak istediğini söylemişti, başta kabul ettim ama şu an iş ciddiye bindikçe aileyle yaşamak beni korkutuyor. Uzak olduğu için de ailemin pek gönlü yok. Ailemin uygun gördüğü başka bir genç var. Şimdi ben ailemin görüştüğü gençle evliliğe karar versem hayatımdaki insanın ahını almış ve hakkına girmiş olur muyum? Bu vebal ileride evliliğimi ve mutluluğumu etkiler mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Babanızın rızası olmayan bir işten hayır görmezsiniz. Ailenizden birilerini aracı yapın, yalvarın ama onun gönlünü yapın. Babanız, evlilik sizin için artık farz haline geldiği hâlde evlenmenizi engeller ve size evlenebileceğiniz uygun başka bir alternatif göstermezse o zaman sizin istediğiniz evliliği yapmanızda bir sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
Bu süreci kendi adınıza değerlendirin. Size ve imanınıza zarar verecek her türlü kişiden uzak durun. Bunun için de atacağınız her adımı salih amel olarak kabul edin. Muhtemelen aile kurmak ümidiyle görüştüğünüz birinin yaşantısı sebebiyle yolları ayırmanızda da bir vebal yoktur biiznillah. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Nikâh vaktine bir dakika kalıncaya kadar hiçbir sebep olmadan bile ayrılmanız mümkündür. Ne ayıptır ne kul hakkıdır ne de günahtır! Kaldı ki, tespitleriniz doğru ise yani o kişinin ibadet gevşekliği varsa ziyadesiyle ayrılmakta hakkınız vardır.
Babanız çocuklarının birinin yanına gitmeyi kabul eder de yine kimse bakmazsa o zaman bedduasında tam haklı olur. Bu durumuyla da evladı açısından elbette nahoş bir durum ve onun üzülmesi bir vebal ama babaya bakmamak, ayağına gitmemek değil de onu çaresiz bırakmak olarak ortaya çıktığında büyük bir vebal olur. Sizin eşinizin durumu da şu şekilde olabilir: Eşiniz babanızla dar bir evde aynı çatıda yaşamak için oraya gideceğinizde kabul etmeyecekse bunda hakkı vardır. Babanızın bulunduğu veya herhangi bir şehre gittiğinizde gelmeme gibi bir hakkı yoktur. Nikâh akdinde böyle bir şart koşmuş siz de kabul etmiş olsa idiniz şimdi haklı olurdu. Sizin de boşanma gibi bir afeti aklınıza getirmeniz hiç doğru değil, dert içinde neden dert üretiyorsunuz? Eşinizin aile büyüklerinden de yardım alarak ve siz de verdiğim örnekte olduğu gibi durumu biraz esneterek çözüm üretmeye bakın. Hayat bu, böyle geldi böyle gidecek. Eşinizi de bir gün bakıp bakmamayı konuşacak doğurdukları. Gelecek uzak değildir. Allah yardımcımız olsun.
Böyle bir durum, ömür boyu sıkıntılı ve tarafların birbirlerini lanet ettiği bir hayat yaşamaktan iyidir. Kalp huzuru başlarken bulunmayan bir evlilik sıkıntıdır, nefretin daha fazla büyümesine fırsat verilmemelidir. Evlenmenin gerçekleşmeyeceği anlaşılınca da herkes birbirine karşı kırıcı olmamayı esas alarak ayrılmalıdır. Arada helalleşmeyi gerektirecek bir durum oldu ise onu da helalleşme sağlanarak gidermelidirler. Ortada mücerret bir hak söz konusu değilken erkeklerin kadınlara, kadınların erkeklere umumi manada kin beslemesi anlamlı bir tutum değildir, mümince de değildir.
Nişan ve benzeri özeline ait şeyleri söylemen gerekmez. Huzur içinde görüşebilirsin. Allah saadetini daim kılsın. Yalnız anne ve baba bildiğin kimselerin asıl anne ve baban olmadığını muhakkak söylemelisin. Çünkü mevcut kişiler seninle evlenecek kişinin kayınpederi ve kaynanası hiçbir zaman olamayacaklar. Dolayısıyla onlarla eşin arasında mahremiyet sıkıntısı olacak. Bunu bilip kabul eden biri ile evlenmelisin. Böyle bir bilgiyi eş adayına söyledikten sonra o da bunu kabul etti ise evlenmen açısından hiçbir mani kalmamış demektir, huzur içinde olabilirsin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bu bir devlet sorunu olarak ne yazık ki kolay bir çözümle çözülebilir görülmemektedir. Özellikle devlet yardımı almalısınız. Tedavi dâhil akrabaları olarak ona candan bağlantı kurma yöntemini kullanın. Hayatındaki boşluğu doldurmaya çalışın. Bir psikologla muhakkak bağlantıda olun. Anne babası özellikle onun için dualar etsin. Allah yardımcınız olsun.
Kızım, böyle bir tartışma konusunda senin tek taraflı olarak haklı olsan bile görüş talep etmen sıkıntılıdır. Eşinin de bulunduğu bir ortamda her ikinizi dinleyecek birine gitmelisiniz. Mesela bir aile danışmanına beraberce gidin. Bu sizin için daha doğru olur. Mihr meselesine gelince, eşinizin sizin mihrinizde veya özel paranızda hiçbir şekilde hakkı yoktur. Rica ederse veya siz takdir ederseniz verirsiniz. Sabırlı olun. Muhakkak bir danışman nezaretinde bu süreci yürütün.
Lise eğitimi ne dindir ne de hayattır ama yaşadığımız asırda insanların zorunlu gördüğü bir dönem durumuna gelmiştir. Yarın eşinizden diğer arkadaşlarınıza kadar herkesin sizi bunaltacağı bir açığınız olarak kalır bu liseyi terk. Bu nedenle aileniz öyle demiş olmasa dahi biz size liseyi bir güç olarak elinizde bulundurmanın daha mü'mince olacağını söyleriz. Kendinizi zorlayın, kerhen de olsa liseyi bitirin muhakkak.
Siz gençsiniz; hayatın renklerini bilemiyorsunuz/bilemezsiniz de. Her şey kitaplarda yazmıyor, hayat böyle yaşanarak öğreniliyor ne yazık ki. Bilhassa anne babanızın müdahili olduğu konularda sakın onlarla tartışmayın. Onlara akıl vermeye kalkışmayın. Sorduklarına cevap verin. Saygıda kusur etmeyin. Sizden küçük olanlara nasihat edin, ellerinden tutmaya çalışın. Örnek olmaya gayret edin. Sizden kötü bir örnek oluşturmayın.
NAMAZ KILMAYACAK diye şart getiren bir babaya itaat etmek gerekmez. Yasal haklarını kullanıp evlenebilir ama sizin böyle bir huzursuzluk riskini almanızı tavsiye etmeyiz. Kızımız asla dininden taviz vermesin. Allah bir kolayını verir size. Ve sakın nikâh olmadan bir yanlışa kaymayın.
Kendini çıkmazda görme yerine şöyle yap: Günlük yoğunluğunu ikiye katla. Daha çok kitap oku. Yazı yaz. Ders dinle. Araştırma yap. Sılayırahim yap. Nafile namaz kıl. Zikir yap… Bunlar seni belirttiğin hatalardan uzak durmaya sevk edecektir. Böylece de bile bile hatanın etrafında dönmemiş olacaksın.