Fetva Meclisi
Soru
Hocam, benim konuştuğum biri var ancak İslami hassasiyetlere, helal ve haram sınırlarına dikkat etmiyor. Bu durum beni artık vicdanen çok rahatsız ediyor ve ruhen çok kötü hissediyorum. Ayrılmak istiyorum ama bunu ona söylesem büyük ihtimalle kabul etmeyecek. Bu yüzden direkt olarak onu engelleyip hayatımdan çıkarmayı düşünüyorum. Fakat bu şekilde davranırsam onun vebalini alır mıyım, hakkına girmiş olur muyum? Gerçekten çok zor bir durumdayım. Lütfen bana bir yol gösterin, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Öncelikle geçmiş hatalarınız için tövbe edip helal dairede yaşama hedefiniz ve gayretiniz takdire şayandır. Haramdan uzak durma hassasiyetinizi hayatınız boyunca sürdürmeniz nasip olsun inşallah. Evlenme konusunda yaşanılan sıkıntı mevcut zamanımızın imtihanlarından biridir. Fakat son nefese kadar elimizden geleni yaparak gayret etmeye mecburuz. Evlilik elbette kişinin hem dünyası için hem de ahireti için önemli bir adımdır. Bu yolda en büyük azıklardan biri sabırlı olmaktır. Sabırla yol alıp Rabbimize kalbinizdekileri dökebilir, uygun bir eş için bolca dua edebilirsiniz. Henüz vakti gelmediği için uygun bir eş adayı ile karşılaşmamışsınızdır. Kadere teslim olun ve asla umutsuz olmayın. Her şeyin bir vakti vardır. Unutmayasınız ki Allah her dilediğini dilediği gibi ve dilediği zamanda yapar. Bu süreçte ailenize karşı her şeye rağmen nazik davranmayı ihmal etmeyesiniz. Onların da bol dualarını almaya çalışmanız sizin için kazançlı olandır. Her önünüze çıkan kişiye evet demeniz elbette akılsızlık ve kendinizi bile bile tehlikeye atmak olur. Siz kriterlerinizi belirleyin ve bu kriterlerden taviz vermeyecekleriniz olsun. Bununla birlikte esnetebileceklerinizi de belirleyin. Evliliğin ertelenmesi kişiyi zinaya sürükleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacaksa böyle bir durumda olan bir mü’min evlenmek için aradığı kriterleri esnetmeli ve evliliği geciktirmemelidir. Rabbimizin razı olacağı adımlar atmanız nasip olsun. Allah yardımcınız olsun.
Nikâh akdinden önceki görüşmelerin bir bağlayıcılığı yoktur. Vazgeçmek her iki tarafın da hakkıdır. Vazgeçmek de vebal değildir.
Zinaya yaklaşmamakla emrolunduk. Böylesi bir hareketin tehlikeli olacağı aşikâr. Bu sebeple uzak durmanız gerektiğini hatırlatırız. Konuyla alakalı süreci ciddiye taşıyabileceğiniz adımlarınız var ise meşru çerçevede onları atmanızda sakınca olmaz. Örneğin aile büyüklerinizle konuşmak, aracı kişilerle konuşup bu işi şer'en yanlış olmayacak bir şekilde ciddiye taşıyacak adımlar vs. Onun dışında her riskli hareketimiz bizim için vebal olma özelliği taşır. Allah yarımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Çocuklarınızın dini durumlarına etki edemiyorsanız bari insani bağlarınızı koruyun. Hem din hem insanlık aynı anda elinizden gitmesin. Böylesini yapmaya çalışın. Madem siz üzerinize düşeni yaptınız, onların hesabını Allah’a salın.
Allah yardımcınız olsun. Hemen pes etmeyin, sonuna kadar sabredin. Bu helallik konusunda sizin rızanız olmadığına göre birinci derecede vebal alan değilsiniz. Aileyi dağıtmaya götürecek işler ve kararlardan uzak durun. Sizin için dua ederim.
Selamünaleyküm. Eşinizin boşamakla vebale girip girmeyeceğini o düşünsün. Siz kendi durumunuza bakmalısınız. Size tavsiyem şudur: Ailenizden sözüne itibar edeceğiniz namaz kılan, Allah'tan korkan iki büyüğünüze durumunuzu izah edin. Size sizin yanlışlarınızı söylesinler, siz de onları düzeltin. Sonra da sıkıntı devam ederse tekrar onlara başvurun, öbür tarafı da ikaz etsinler. Netice alınmazsa, aile büyükleri olarak gelecekle ilgili bir karar versinler. Acele ile ve düşüncesiz kararlar vermemeye çalışın. Evlilik nihayetinde öyle veya böyle budur. Sabredin, Allah'tan yardımını dileyin. Namazınızı ihmal etmeyin, sık sık Kur'an okuyun, rahatlarsınız.
aşk konusundaki diğer fetvalar
Hacet namazı; bir ihtiyaçtan dolayı iki rekât namaz kılıp namazdan sonra dua etmeye denmektedir. Sahih olmasa da böyle bir hadis vardır, yapılabilir bir uygulamadır. Sorunuzda bahsettiğiniz konu, hayatımızın sonrasını hem dünya hem de ahiret açısından etkileyebilecek bir konudur evlilik konusu. Kişi kiminle evlenirse evlensin o, onun kaderidir. Kaderimizi yaşarken de irademizi kullanarak tercihlerimizi biz yaparız. Evlilik gibi önemli bir karar alırken de tercihi biz yaparız. Evlenirken kriter olarak bazı hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir. Kişiliğimiz, hayattan beklentimiz, kültürümüz, yaşam tarzımız gibi. Bunun yanında kalplerin ısınması da önemlidir ama tercihte bulunurken önce sevgi oluşsun, sonra kriterlere dikkat ederiz demek yanlış tercihi beraberinde getirebilir. Tabi ki hiç hoşlanılmayan biriyle iyi insan diye evlenilmeli denemez ama önce kriterlere öncelik verilmeli. Hadis-i şerifte de bir kişiyle güzelliği, malı, soyu ve dini için evlenildiği ancak tercihi dini açıdan yapanın kazanacağı vurgusu yapılmakta. Seçim sürecinde unutulmamalıdır ki bu süreç, tanıma sürecidir; kalbin tamamen salınıp sevgi eksenli olunmaması gereken bir süreçtir ki evlilik ile sonuçlanmaması gereken bir gelişme söz konusu olabilir. Aile büyüklerimiz ile istişarede bulunmayı, onların fikirlerini almayı da ihmal etmemeliyiz. Rabbim hayırlı bir evlilik nasip et diye duamızı da ihmal etmemeliyiz. Rabbimize her an sığınalım, gelebilecek imtihanlarda da O’ndan yardım isteyelim.
Evlilik dâhil her şey Allah’ın takdiriyledir. Kaderinizde yazılı olan için beklemeniz ve sabretmeniz en doğru olandır. Evliliği bir ihtiyaç olarak görüyorsanız sizi iyi tanıyan büyüklerinize bu konuyu açabilirsiniz. Ne yakın arkadaşlar ne de çevreniz sizi Allah’ın haramlarından bir harama sevk etmemelidir. Gerekirse çevre değiştirmek bile daha makul bir seçenek olabilir. Allah yardımcınız olsun.
Evlilik insanın hayatındaki dönüm noktalarından biridir. Kişinin başta dinî yaşantısı, ahlaki durumu olmak üzere birçok açıdan düşünülerek böyle bir adım atılmasına karar verilmelidir. Sorunuzda belirttiğiniz “gözüme ve gönlüme hoş gelen” kriteri, evlilik için bir tercihte bulunurken yeterli ve öncelikli bir kriter olarak değerlendirilmesi yanlış tercihte bulunulmasına sebebiyet verebilir. Evet, bu hususlar da önemlidir ama öncelikli dikkat edilmesi gereken farklı kriterleri olmalı mü’minin. Mü’min tercihte bulunurken “Acaba böyle biriyle Rabbimin razı olacağı bir hayat yaşayabilir miyim?” diye düşünmeli ki cenneti kazanmak için gönderildiğimiz dünya hayatında amaç unutulmadan yaşanmaya çalışılsın. Aynı zamanda ailemiz, büyüklerimiz böyle bir tercihte bulunurken devrede olmalı ki onların hem tecrübelerinden hem de dualarından istifade edilebilsin. Onların rızasının olmasının da bereket vesilesi olduğunu da unutmamak gerekir. Şeytanın vesvesesine gelince… Ne kadar uğraşıyordur biz yanlışa düşelim diye. “Hayatında biri var” diye belirttiğiniz biri ne kadar size uygun olabilir ki? Evlilik için atılan bir adımda ise sizlik bir durum kalmamıştır zaten, “Acaba nasip olur mu?” diye düşünmeniz, tam bir şeytanın vesvesesi olur Allah muhafaza. Eğer bu düşünceler günlük hayatınızı etkileyecek duruma geldiyse ve kaliteli bir gün geçirmenize engel oluyorsa düşünce ve duygularınızı nasıl yönetebilirsiniz diye bir uzman görüşüne başvurmanız sizin için bu süreçte faydalı olabilir. Sakın sizi şeytanın kandırmasına müsaade etmeyin olur mu? “Allah’ım! Bana dünya ve ahirette iyilikle beraber olacağım salih bir eş nasip et.” diye dua etmeyi de ihmal etmeyin. Dua eder, dua beklerim.
Kızım, sevmek güzeldir ama tutkuya/bağımlılığa dönüştüğünde zehirdir. Kalbinin sesini duy ama onun kölesi olma. Şu an ruhun öyle körleşmiş ki belayı çağıran âdeta meydan okurcasına dua ediyorsun. Söyleyeceklerim sana ne kadar etki edeceğini bilmiyorum ama bu hâletiruhiyenle yaptığın bu dua doğru değil. Önce tevbe ederek kendine gelmelisin. Doğru olan dua, “Allah’ım, kalbime sevdirdiğin bu kul eğer benim için hayırlıysa, dinim ve ahiretim için faydalıysa onunla izdivacımı kolaylaştır. Değilse, kalbimi ondan çevir. Beni bana rağmen koru.” Bu dua kul olmanın tevazusudur. Çünkü bazen neyi çok istediğimizi biliriz ama niçin istemememiz gerektiğini göremeyiz. Allah görür.
Üç yıl sonra evlenip evlen(e)meyeceğiniz belli olmayan birisiyle görüşmeniz doğru değildir. Üç yıla kadar evlen(e)mezseniz bahsettiğiniz kadınla evlilik görüşmesi yapabilirsiniz. Ama şu an bu riske girmeyin. https://fetvameclisi.com/fetva/okul-bittikten-sonra-evlenmeyi-dusundugum-biriyle-gorusebilir-miyim
Dünyada evlenememiş olanlar için Allah, cennette onların kalplerine uygun eşler yaratır. Çünkü cennette hiçbir eksiklik ve mutsuzluk yoktur. Bir kadın ve erkek dünyada birbirini sevmiş fakat çeşitli nedenlerle evlenememişse, bu sevgi ahlaki ve İslami ölçülere uygun bir sevgi ise, Allah onların cennette kavuşmalarına imkân verebilir. Çünkü cennette insanlar, dünyada eksik kalan şeyleri tamamlarlar ve hiçbir mutsuzluk yaşamazlar. Dolayısıyla sevdiğiniz kimseyle dünyada kavuşamasanız bile cennette Allah’ın rahmetiyle kavuşma ihtimaliniz vardır. Önemli olan, bu dünyada salih amel işleyerek cennet ehli olmaya çalışmaktır. Gerisi kolay.