Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben evlenmek isteyen genç bir hanımefendiyim. Geçen yıldan beri gözüme ve gönlüme hoş gelen bir beyefendi vardı. Ancak bu yaz onun hayatında biri olduğunu öğrendim. Onu unutup bir başkasıyla görüşmeye karar verdim ve bir süre unuttum da. Fakat bir başkasıyla ciddi görüşme aşamasına gelince, aslında onu tam olarak unutamadığımı ve hâlâ sevmekten vazgeçemediğimi fark ettim. Allah’a çok dua ettim: “Eğer nasibim değilse aklımdan da gönlümden de çıkar.” diye. Ama hâlâ içimde bir yerlerde kalıyor. Acaba bunda bir hikmet mi var diye düşünüyorum ama emin olamıyorum. Şeytanın vesveselerine kapılıp harama düşmek istemiyorum. Artık kendi hayatıma bakmak, kendi ailemi kurmak istiyorum. Bu durumda ne yapmam gerekiyor hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu vesveselerin yarın bir gün yeniden zihninizde yankı bulması, sizin de bu vesveselere kulak asmanız yuvanızın huzurunu ciddi bir şekilde riske atabilir. Bu sebeple karar vermeden önce iyi düşünmenizi, mümkünse bir psikoloğa gidip bu konuda danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Şeytanın bizimle mücadelesi uzun geçmişli ve derin planlıdır. Sizi hayırdan kökten engellemeye çalışması onun ilk hedefidir. Onu beceremediğinde ise belirttiğiniz gibi makul kılıklı bir gerekçe ile üzerinize gelir ve neticede siz KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARABİLİRSİNİZ. Dininizin size emrettiklerini, tavsiyelerini kuralına göre yapın. Uç takıntılara takılmamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Evlilik böyle tereddütleri kaldırmaz. Ailenizden güvendiğiniz biri ile istişare edin. Bu işi ona gördürün, vereceği karara uyun; rahat edersiniz.
Dış görünüşün evlilik kararında önemli olduğunu düşünmeniz gayet insani bir durum. Yalnız resmini gördüğünüz talibiniz genel olarak itici geldiyse görüşmenize gerek yoktur. Ama karakter olarak sizi rahatsız etmeyen tereddüt durumunda sadece resme bakarak karar vermek, karşıdaki kişiyi tanımadan ve onun karakterini, kişiliğini, dini hassasiyetlerini değerlendirmeden yapılmış bir karar olabilir. "Acaba o benim nasibim mi olacaktı?” düşüncesi, vesveseden kaynaklanıyor olabilir. İç huzurunuzu bozan vesveseleri dikkate almamaya çalışın ve Allah’a tevekkül ederek, hayırlısı için dua etmeye devam edin. Hayırlı eş arayışında sabırlı olun. Allah, samimi duaları geri çevirmez ve niyetlerimizi bilir. Örneğin, şu duayı sıkça yapabilirsiniz: “Allah’ım, benim için hayırlı olan bir eşi nasip et, kalbimi huzur ve rızan ile doldur.” Dualarınızı vesveselerden arındırarak, tam bir güvenle Allah’a bırakın.
Yaşınız evlilik ihtimali olmayan bir yaş değildir. Hiçbir yaş evlenemez hükmü verdiremez insana. Evlilik, kaderdir. Allah'ın kaderidir. Evliliği istemek, günlerce, aylarca, yıllarca bu isteği Rabbine dile getirmek bir ibadettir. Dua ediyor olmak arz talep meselesi olmaktan çok uzak bir kulluk pozisyonudur. Bu pozisyonla iftihar ediniz. Evliliği düşünüyor, istiyor, ihtiyaç duyuyor olmanız tabidir, doğaldır. Bu doğallığı aman şeytanın vesveseleri ile bozmayınız. Sabredin, sabretmeye devam edin. Bu duyguların sizi harama sürüklemesine izin vermeyin. Unutmayın Allah'ın kaderinden umut kesmek de günahlardan bir günahtır. Allah'a emanet olun.
Hanımefendi anlattığın gibiyse Allah’a yönelmiş, samimi, geçmişiyle yüzleşmiş ve kendini düzeltmiş bir insan. Bundan sonrası senin kendi karakterini tanımana kalmış. Gerçekten bu vesveseleri bırakabilirsen güzel bir evlilik yapabilirsin. Ama her tartıştığında bu kızın geçmişi zihninde belirip seni rahatsız edecek/ettirecekse ne kendine ne de bu kızcağıza eziyet etme. Gerekirse Müslüman bir aile terapistinden de destek alarak bir sonuca ulaşmaya çalışabilirsin. Allah hayırlısını nasip etsin.
aşk konusundaki diğer fetvalar
Evlilik dâhil her şey Allah’ın takdiriyledir. Kaderinizde yazılı olan için beklemeniz ve sabretmeniz en doğru olandır. Evliliği bir ihtiyaç olarak görüyorsanız sizi iyi tanıyan büyüklerinize bu konuyu açabilirsiniz. Ne yakın arkadaşlar ne de çevreniz sizi Allah’ın haramlarından bir harama sevk etmemelidir. Gerekirse çevre değiştirmek bile daha makul bir seçenek olabilir. Allah yardımcınız olsun.
Bu süreci kendi adınıza değerlendirin. Size ve imanınıza zarar verecek her türlü kişiden uzak durun. Bunun için de atacağınız her adımı salih amel olarak kabul edin. Muhtemelen aile kurmak ümidiyle görüştüğünüz birinin yaşantısı sebebiyle yolları ayırmanızda da bir vebal yoktur biiznillah. Allah yardımcınız olsun.
Hacet namazı; bir ihtiyaçtan dolayı iki rekât namaz kılıp namazdan sonra dua etmeye denmektedir. Sahih olmasa da böyle bir hadis vardır, yapılabilir bir uygulamadır. Sorunuzda bahsettiğiniz konu, hayatımızın sonrasını hem dünya hem de ahiret açısından etkileyebilecek bir konudur evlilik konusu. Kişi kiminle evlenirse evlensin o, onun kaderidir. Kaderimizi yaşarken de irademizi kullanarak tercihlerimizi biz yaparız. Evlilik gibi önemli bir karar alırken de tercihi biz yaparız. Evlenirken kriter olarak bazı hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir. Kişiliğimiz, hayattan beklentimiz, kültürümüz, yaşam tarzımız gibi. Bunun yanında kalplerin ısınması da önemlidir ama tercihte bulunurken önce sevgi oluşsun, sonra kriterlere dikkat ederiz demek yanlış tercihi beraberinde getirebilir. Tabi ki hiç hoşlanılmayan biriyle iyi insan diye evlenilmeli denemez ama önce kriterlere öncelik verilmeli. Hadis-i şerifte de bir kişiyle güzelliği, malı, soyu ve dini için evlenildiği ancak tercihi dini açıdan yapanın kazanacağı vurgusu yapılmakta. Seçim sürecinde unutulmamalıdır ki bu süreç, tanıma sürecidir; kalbin tamamen salınıp sevgi eksenli olunmaması gereken bir süreçtir ki evlilik ile sonuçlanmaması gereken bir gelişme söz konusu olabilir. Aile büyüklerimiz ile istişarede bulunmayı, onların fikirlerini almayı da ihmal etmemeliyiz. Rabbim hayırlı bir evlilik nasip et diye duamızı da ihmal etmemeliyiz. Rabbimize her an sığınalım, gelebilecek imtihanlarda da O’ndan yardım isteyelim.
Kızım, sevmek güzeldir ama tutkuya/bağımlılığa dönüştüğünde zehirdir. Kalbinin sesini duy ama onun kölesi olma. Şu an ruhun öyle körleşmiş ki belayı çağıran âdeta meydan okurcasına dua ediyorsun. Söyleyeceklerim sana ne kadar etki edeceğini bilmiyorum ama bu hâletiruhiyenle yaptığın bu dua doğru değil. Önce tevbe ederek kendine gelmelisin. Doğru olan dua, “Allah’ım, kalbime sevdirdiğin bu kul eğer benim için hayırlıysa, dinim ve ahiretim için faydalıysa onunla izdivacımı kolaylaştır. Değilse, kalbimi ondan çevir. Beni bana rağmen koru.” Bu dua kul olmanın tevazusudur. Çünkü bazen neyi çok istediğimizi biliriz ama niçin istemememiz gerektiğini göremeyiz. Allah görür.
Üç yıl sonra evlenip evlen(e)meyeceğiniz belli olmayan birisiyle görüşmeniz doğru değildir. Üç yıla kadar evlen(e)mezseniz bahsettiğiniz kadınla evlilik görüşmesi yapabilirsiniz. Ama şu an bu riske girmeyin. https://fetvameclisi.com/fetva/okul-bittikten-sonra-evlenmeyi-dusundugum-biriyle-gorusebilir-miyim
Dünyada evlenememiş olanlar için Allah, cennette onların kalplerine uygun eşler yaratır. Çünkü cennette hiçbir eksiklik ve mutsuzluk yoktur. Bir kadın ve erkek dünyada birbirini sevmiş fakat çeşitli nedenlerle evlenememişse, bu sevgi ahlaki ve İslami ölçülere uygun bir sevgi ise, Allah onların cennette kavuşmalarına imkân verebilir. Çünkü cennette insanlar, dünyada eksik kalan şeyleri tamamlarlar ve hiçbir mutsuzluk yaşamazlar. Dolayısıyla sevdiğiniz kimseyle dünyada kavuşamasanız bile cennette Allah’ın rahmetiyle kavuşma ihtimaliniz vardır. Önemli olan, bu dünyada salih amel işleyerek cennet ehli olmaya çalışmaktır. Gerisi kolay.