Fetva Meclisi
Soru
Hocam, evlilik amacıyla görücü gelmek isteyen kişilere genellikle dış görünüşlerine göre karar veriyorum. Resimlerine bakarak beğenmediğim biriyle görüşmeye gitmiyorum. Ancak bazen bu kararlarım aklımı kurcalıyor ve “Acaba o benim nasibim miydi?” diye düşünüyorum. Bu konuda nasıl bir yol izlemeliyim? Doğru karar vermek için nelere dikkat etmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Evlilik insanın hayatındaki dönüm noktalarından biridir. Kişinin başta dinî yaşantısı, ahlaki durumu olmak üzere birçok açıdan düşünülerek böyle bir adım atılmasına karar verilmelidir. Sorunuzda belirttiğiniz “gözüme ve gönlüme hoş gelen” kriteri, evlilik için bir tercihte bulunurken yeterli ve öncelikli bir kriter olarak değerlendirilmesi yanlış tercihte bulunulmasına sebebiyet verebilir. Evet, bu hususlar da önemlidir ama öncelikli dikkat edilmesi gereken farklı kriterleri olmalı mü’minin. Mü’min tercihte bulunurken “Acaba böyle biriyle Rabbimin razı olacağı bir hayat yaşayabilir miyim?” diye düşünmeli ki cenneti kazanmak için gönderildiğimiz dünya hayatında amaç unutulmadan yaşanmaya çalışılsın. Aynı zamanda ailemiz, büyüklerimiz böyle bir tercihte bulunurken devrede olmalı ki onların hem tecrübelerinden hem de dualarından istifade edilebilsin. Onların rızasının olmasının da bereket vesilesi olduğunu da unutmamak gerekir. Şeytanın vesvesesine gelince… Ne kadar uğraşıyordur biz yanlışa düşelim diye. “Hayatında biri var” diye belirttiğiniz biri ne kadar size uygun olabilir ki? Evlilik için atılan bir adımda ise sizlik bir durum kalmamıştır zaten, “Acaba nasip olur mu?” diye düşünmeniz, tam bir şeytanın vesvesesi olur Allah muhafaza. Eğer bu düşünceler günlük hayatınızı etkileyecek duruma geldiyse ve kaliteli bir gün geçirmenize engel oluyorsa düşünce ve duygularınızı nasıl yönetebilirsiniz diye bir uzman görüşüne başvurmanız sizin için bu süreçte faydalı olabilir. Sakın sizi şeytanın kandırmasına müsaade etmeyin olur mu? “Allah’ım! Bana dünya ve ahirette iyilikle beraber olacağım salih bir eş nasip et.” diye dua etmeyi de ihmal etmeyin. Dua eder, dua beklerim.
Kızım, biraz kendini sıkıştırıyorsun, dert ettiğin için de üzerindeki baskısı daha ağır duruma geliyor. Kendini kaderin kanatlarına sal, rahat edersin. Üzerine üzerine gitme, o sana gelecektir biiznillah.
Öncelikle geçmiş hatalarınız için tövbe edip helal dairede yaşama hedefiniz ve gayretiniz takdire şayandır. Haramdan uzak durma hassasiyetinizi hayatınız boyunca sürdürmeniz nasip olsun inşallah. Evlenme konusunda yaşanılan sıkıntı mevcut zamanımızın imtihanlarından biridir. Fakat son nefese kadar elimizden geleni yaparak gayret etmeye mecburuz. Evlilik elbette kişinin hem dünyası için hem de ahireti için önemli bir adımdır. Bu yolda en büyük azıklardan biri sabırlı olmaktır. Sabırla yol alıp Rabbimize kalbinizdekileri dökebilir, uygun bir eş için bolca dua edebilirsiniz. Henüz vakti gelmediği için uygun bir eş adayı ile karşılaşmamışsınızdır. Kadere teslim olun ve asla umutsuz olmayın. Her şeyin bir vakti vardır. Unutmayasınız ki Allah her dilediğini dilediği gibi ve dilediği zamanda yapar. Bu süreçte ailenize karşı her şeye rağmen nazik davranmayı ihmal etmeyesiniz. Onların da bol dualarını almaya çalışmanız sizin için kazançlı olandır. Her önünüze çıkan kişiye evet demeniz elbette akılsızlık ve kendinizi bile bile tehlikeye atmak olur. Siz kriterlerinizi belirleyin ve bu kriterlerden taviz vermeyecekleriniz olsun. Bununla birlikte esnetebileceklerinizi de belirleyin. Evliliğin ertelenmesi kişiyi zinaya sürükleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacaksa böyle bir durumda olan bir mü’min evlenmek için aradığı kriterleri esnetmeli ve evliliği geciktirmemelidir. Rabbimizin razı olacağı adımlar atmanız nasip olsun. Allah yardımcınız olsun.
Dua bir yalvarıştır, yakarıştır. Rabbimiz dua ederken, onun dualarımızı kabul edeceğinden şüphemiz olmamasını istemektedir. Elbette kabulün ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğini Allah bilecektir. Hangi dua daha ihlaslıysa, daha samimi ise o kabul olur Allah’ın izniyle. Duada ısrarcı olunabilir fakat mümin, ettiği duanın kabul edilmesi hususunda aceleci olmamalıdır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin "Sizden herhangi biriniz 'dua ettim de kabul olunmadı' diyerek acele etmediği sürece duası kabul olunur." buyurduğunu hatırlayabiliriz. Zikirde “şu kadar” denebilecek bir sınırı, muayyen bir vakti ve belirli bir pozisyonu yoktur. Kur'an’ımızın ve sünnetimizin gösterdiği bütün zikirler, bütün zamanlar ve bütün durumlar için sınırsız bir şekilde yapılabilir niteliktedir. Herkes gücü yettiğince yapabilir. Zikir yaparken de başka şeyler düşünmek zikri geçersiz kılmaz fakat sadece dille değil de kalben Allah’a yönelerek, ne söylediğinin farkında olarak, Rabbimizin huzurunda olduğumuzun hissi içinde olmaya çalışmak gayemiz olmalıdır. Dua ederken “Ya Allah”, “Ya Rab” dediğimiz gibi herhangi Esma’ül Hüsna’dan olan isimlerinden biriyle de dua edebiliriz. Ya Âlim, ya Kerim, ya Latif yani “Ey Latif Allah’ım! Ey Kerim Allah’ım! Ey Rahim Allah’ım!” diye dua edebilirsiniz. Yeterli olur Allah’ın izniyle. Geçmişteki yanlışlardan samimice tövbe edip istiğfar edebilirsiniz. Mümin erkek veya kadın Allah'tan kendisi için hayırlı olanı ister, bunun için de dua eder. "Allah'ım bana dünya ve ahirette iyilikle beraber olacağım salih bir eş nasip et!" şeklinde dua edebilirsiniz. Rabbimizin size yazdığı nasibi er veya geç sizi bulacaktır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Allah yardımcınız olsun.
Evlenmek istemek fıtri bir durumdur, kardeşler olarak bunun hayırlısını istemeniz çok güzel. Evlilik hayırsız bir eş olduktan sonra evlenerek hem dünyanızı hem de ahiretinizi kaybetmeniz daha mı iyi; Rabbim böyle evlilikten herkesi korusun. Siz en güzelini yapıyorsunuz, sakın çevrenizin dediklerine kulak asmayın. Evliliğin yaşı yok ki evlilik yaşı geçmiş olsun. Evlilik kişinin tercihiyle yapılır şüphesiz ama Rabbimizin kaderi olduğunu da unutmamak gerekir. Allah her kulunu her an görür, duyar. Biz hayırlısını isteyelim, kalbimiz ile razı olalım, başımıza ne gelirse gelsin hayırlısı buymuş diyerek teslim olalım. Bakın o zaman nasıl da kalbimiz huzurlu olur. Onlar istemediğiniz dua etseler bile âmin demeyin, sizin duanız olmasın. Rabbimiz ile bağınızı hiç koparmayın. Dikkat edin, şeytan kulluğunuzu unutarak evlilik konusunu sizin çıkmazınız yapmasın. Kendinizi geliştirmeye bakın, güzel çevreler edinin, evlilik konusunda büyüklerinizden yardım isteyin ve istişarede bulunmayı ihmal etmeyin onlarla. Bekârlık da bir imtihan, evlilik de; sakın unutmayın! Cenneti kazanmak için bize verilmiş olan dünya hayatını güzel değerlendirelim. Rabbimizden hayırlısını ve vereceği her şeye kalbimizin de razı olmasını istemeyi ihmal etmeyelim.
Bir kişiye ısınamadığınızda veya uyum sağlamadığınızda, bu hislerinizi açıkça ifade etmek doğru bir yaklaşım olur. Evlilik sadece sevgi ve uyum üzerine değil aynı zamanda Allah'ın rızasına uygun bir karar olmalıdır. Eğer bir kişiyle duygu ve düşünce anlamında uyum sağlamıyorsanız evlilik kararını ertelemek ya da reddetmek en iyisidir. Bu, hem sizin hem de karşı taraf için daha sağlıklı bir durumdur. Evlilik uzun vadeli bir karardır ve sadece duygusal baskılarla sağlıklı bir evlilik temeli atılamaz. Kararınızı doğru bir şekilde açıkça dile getirmeniz, zamanla ailenizin de sizi anlayıp desteklemesine yardımcı olabilir. Birinin kötü dua etmesi, o kişinin kendisine zarar verir, başkalarına zarar vermez. Yani, eğer birisi size kötü dua ederse, bu dua sizin üzerinizde herhangi bir olumsuz etki yapmaz. Bu süreçte Allah’a dua edin ve sabırla karar verin. Allah size en hayırlısını nasip etsin.
beğenmemek konusundaki diğer fetvalar
Beğenmediğin biriyle evlenme. Evlenme vaktin gelmediği için sen böyle davranıyorsun. Vakti gelince beğeneceksin.
Şöyle anlayın ve planlayın: Ailen, eşin ve çocukların senin için FARZDIR. İlim ve benzeri faaliyetlerin ise NAFİLEDİR. Farz ile nafile arasında nasıl bir denge kurulması gerekiyorsa onu kur.
Yanlış düşünüyorsunuz; savcı da siz hâkim de. Bu yanlış. Evlilik bir nasip işidir. Size nasip olsa idi siz o tavırların hiç birini yapamazdınız. Bir de yaşıtlarınızdan evlenenler kanatlanıp uçuyor mu zannediyorsunuz? Herkes dışarıdan seyrediyor, kim bilir içinden neler olup bitiyor. Siz böyle yaparak kendinizi yıpratıyorsunuz ve zamanla dışarıdan bakıldığında evlenilemez biri görüntüsü vereceksiniz. Oturun, işinizi gücünüzü yapın, kendinizi kaderin kollarına salın ve huzur içinde bekleyin. Göreceksiniz daha rahat olacaksınız ve vakti gelince de evlenmiş olacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Evlilik böyle tereddütleri kabul etmez; aile büyüklerinizden biri ile istişare ederek bu işi sonlandırmanız daha uygun olur.