Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben otuz bir yaşında bekâr bir öğretmenim. Yıllardır evlilik görüşmesi yapıyorum ama kısmet olmadı. Karşıma uygun kişiler de çıktı ama kimseye ısınamadım. Dış görünüşe, okuduğu okula vs. çok dikkat ettim ve beğenemedim. İlk görüşmede olumsuz cevap verdim ve tanıma yoluna gitmedim. Yeni yeni aklım başıma geliyor. Bir açıdan düşünüyorum yıllarca namaz, abdest gibi konularda çok vesveseliydim Allah'ın rahmeti ile nasip olmadı çünkü olsa evliliği yürütemezdim. Bir yanda da kimseleri beğenmedin, belki de kibirlendin şimdi de cezalandırılıyorsun kimse çıkmıyor karşına diye aklıma geliyor. Şimdi her şey için tevbe ediyorum, dua ediyorum, Rabbimiz affetmez mi? Etrafımdakiler evleniyor ve ben kendimi çok kötü hissediyorum. Herkesin doğru adımlar atıp evleniyor olması benimse yanlış yapıp da başarısız olmam daha kötü hissettiriyor. Gerçekten böyle olabilir mi, cezalandırılıyor olabilir miyim? Dua ederek durumu düzeltemez miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bizim istediğimiz şeyler, kendimizin, toplumun uygun gördüğü zamanda gerçekleşmediğinde biz onu “geç kalmış” olarak varsayıyoruz. Ama kime göre bu geç kalış? Evlenmenin yaşı olduğunu kim söyledi? Bu hayatta kimin her istediği, istediği zamanda ve şekilde olmaktadır ki? Biz, bize uygun görülen kaderi yaşıyoruz. Daha farklısını daha uygun daha hayırlısıymış sanırız ama öyle olup olmadığını da bilemeyiz. Bizim yararımıza sandığımız işler tam tersi zararımıza da olabilir. Bu sebeple biz kul olarak elimizden geleni yapar ve gerisini Allah'a salmanın rahatlığı ve ferahlığı içinde oluruz. Şeytanın tek bir meseleye odaklatıp içini kemirmesine izin vermemek adına boş kalmamaya çalış. Her an vaktini farklı işlerle doldur ki kederlenmeye zamanın kalmasın. Belli bir yaşa kadar evlenememek, evlenmeye dair tüm kapıların kapandığını göstermez. Hiç beklemediğin bir anda huzurlu bir evlilik yapabilirsin. Bu sebeple en güzeli, en rahatı teslim olabilmektir. Hayata daha geniş bir perspektiften bakmaya çalışalım. Olmayana değil olanlara bakıp daha fazla odaklanmamız gereken işler, nimetler olduğunu hatırlayalım. Elbette dua etmeyi de ihmal etmemek lazım. Evlenmek onca önemine binaen hayatımızın olmazsa olmazı değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği bizim için meçhuldür. Buna göre siz ölümcül bir hastalığa yakalanmış biri gibi değilsiniz. Bir başka mesele de evlenmiş olmak huzurun teminatı da değildir. Evli olduğu hâlde bekârlara imrenen ve boşanmak için her şeyi feda edenleri de düşünmek gerekir. Neyin kime hayır olduğunu bilemeyiz. Mevcut durumu en iyi şekilde yaşamak için gayret edelim. Yarın iyi bir evlilik günü olabilir. Evlenmemiş olmak en iyi hâlimiz olabilir. Konuyla ilgili sitemizde yayınlanmış olan şu mektup da içinizi rahatlatacaktır: Kızım, Bir zamanlar Firavun denen zalim vardı. O da karısını en büyük harama zorluyordu. O ise, Allah'ı her şeyin üstünde tuttu. Firavun'un dediğini yapmadı. Öldü, parça parça edildi yine yapmadı. Neticede ise o kadın, bütün mü'minlerin annesi, cennetin en öncesi olarak Rabb’ine gitti. Firavun cehennem kütüğü, o da cennet kuşu oldu. İkisi de ebediyet sahibi oldular. Biri cehennemde ebediyet kazandı, diğeri cennette… Kızım, gayet esef verici bir hâle zorlanıyorsun. Hem de annen tarafından. Becerebilirsen sen de kazanırsın; ebediyetleri kazanman mümkündür. Sabret ve kazan. Sana kısaca şu tavsiyeleri zikredebilirim: A- Evlenmeyi sen de ciddiye al, vakti gelince evlenmeye hazırlıklı ol. Çok güzel ve akıllıca döşünmüşsün. Sokağa çıkıp aday arayacak değilsin elbette. Rabbinin sana yazdığı nasibin seni er veya geç bulacaktır. Buna iman et, hiç şüphen olmasın. Ne kendini sal ne de içine kapan. Helal sınırları içinde dengeli bir siyasetin olsun. B- Annen ve babana her şeye rağmen nazik davran. Asla taviz verme. Onların sözüne aldırma ama nezaketini de bozma. Neticede onlar senin asıllarındır. Bir gün onlar da söylediklerine pişman olacaklardır. Kaba konuşma, hakaret etme. Nezaketle dik dur, dimdik dur. C- Vaktini dolu dolu geçirmeye bak, boş denebilecek işlerle vakit öldürme. Oku, yaz, araştır ama boş kalma. Büyük ideallerin insanı olmaya bak. İbadetlerini aksatma. Kuran oku. Dua et. D- Kızım, o kadının adı Âsiye idi. Binlerce sene oldu o bu dünyadan gideli. Şimdi de Rabbin seni Âsiye yapmak istedi ise sakın bu fırsatı kaçırmayasın. Gayret et, sen de Âsiye ol. Binlerce sene yaşa. Cennet kuşu ol, Rabbini bul. Sakın umutsuz kalma. Sakın korkma. Sakın incinme. Sakın ağlama. Ne olacak yüz yıl bekâr kalsan, ne olacak? Allah'ın razı olmadığı bir hayat olduktan sonra evli olsan ne olur bekâr olsan ne olur? Büyük düşün kızım, çok büyük düşün. Sakın kendini yalnız zannetmeyesin, melekler seninledir. Seni onlar da heyecanla izlemektedir. Sakın onları incitmeyesin. Sana dualar ederim kızım. Rabbim seni korusun ve yüceltsin. Sen de bana dua et.
Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kesinlikle kendinizi 'evde kalmış' görmeyin. 'Olgunlaşmaya daha yakın' biri olarak görün. Yaşınız bitmişliği gösteren bir yaş değildir. Bir kere evleneceğiniz kişide arayacağınız vasıfları azaltın. On şartınız varsa bunları yavaş yavaş azaltarak pazarlığa girin. Böylece kendi yolunuzu tıkamış olmazsızın. Bir de çevrenizi değiştirin. Bir vakıf, dernek faaliyetine katılın. Yeni bir çevre edinin. Bulunduğunuz çevre sizin için ölü çevre olmuş olabilir. Özellikle de yatmadan önceleri kendinize boş vakit bırakmayın; tam yorgun olarak yatağa girin. Gün içinde de işler üretin kendiniz için. Namaz ve zikir dışında bir on dakikanız kalmasın boş olarak. Zaten dua da ediyorsunuz. Sabredin, aradığınızdan güzeline nail olun.
Bütün bu yaptıklarınızdan belki de daha ağırı bu yapmakta olduğunuz iştir. Sen kimsin ki, Allah'ın mağfiretinin ve rahmetinin üstünde bir iş yapabileceksin? Kimsin, ne olabilirsin, hacmin ne? Ya şeytanın seni ikinci bir facia için kullanmasına izin veriyorsun ya da bilerek bunu bir oyun olarak yapıyorsun; sebep ne olursa olsun, yaptığın, düşündüğün yanlıştır. Bırak bunları ve Rabbine dön.
Bizim ölçülerimiz arasında taviz verilemezler ve esnetilebilirler vardır. İmani konulardan taviz vermeyiz. İbadetlerdeki gevşeklikler ise gevşekliğin boyutuna göre değişir. Evlilik öncesinde de böyle bir ölçüyü kullanmamızda bir sakınca yoktur. Eğer namaz bir karakter yani sadakat ve teslimiyet ölçüsü ise o ölçü, sizin için de çok şey ifade etmeli değil midir? Ayrıca bedensel tatmin yani göz zevkimizin yerini bulmasını önemsemeliyiz. Evliliğinizin vakti geldiyse o gerçekleşmiş olurdu. Allah'ın kaderini ne ileri ne geri almayız. Evlenemediğinize göre henüz vaktiniz gelmemiştir. Nice insanlar evlenerek zehirli bir hayata geçiş yaptılar. Bırakın her şey tabii yürüsün. Sizi Allah ezmez, merak etmeyin. Sabredin, sonunuz hayırlı olur.
Dua edin ama duanız, onun size nasip olmasından önce BİR İNSANA KİLİTLENİP KALMA zilletine düşmemeniz üzerine olsun. Siz TUS düşünmelisiniz şu anda. O nasip ise gelir. Hiçbir insan uğruna helak olunacak biri değildir. Kaldı ki sizin böyle bir arzuyu biri vasıtası ile de olsa dillendirmenizde sakınca yoktur. Sizi bilen biri sizin adınıza aracı olabilir.
beğenmemek konusundaki diğer fetvalar
Şöyle anlayın ve planlayın: Ailen, eşin ve çocukların senin için FARZDIR. İlim ve benzeri faaliyetlerin ise NAFİLEDİR. Farz ile nafile arasında nasıl bir denge kurulması gerekiyorsa onu kur.
Beğenmediğin biriyle evlenme. Evlenme vaktin gelmediği için sen böyle davranıyorsun. Vakti gelince beğeneceksin.
Dış görünüşün evlilik kararında önemli olduğunu düşünmeniz gayet insani bir durum. Yalnız resmini gördüğünüz talibiniz genel olarak itici geldiyse görüşmenize gerek yoktur. Ama karakter olarak sizi rahatsız etmeyen tereddüt durumunda sadece resme bakarak karar vermek, karşıdaki kişiyi tanımadan ve onun karakterini, kişiliğini, dini hassasiyetlerini değerlendirmeden yapılmış bir karar olabilir. "Acaba o benim nasibim mi olacaktı?” düşüncesi, vesveseden kaynaklanıyor olabilir. İç huzurunuzu bozan vesveseleri dikkate almamaya çalışın ve Allah’a tevekkül ederek, hayırlısı için dua etmeye devam edin. Hayırlı eş arayışında sabırlı olun. Allah, samimi duaları geri çevirmez ve niyetlerimizi bilir. Örneğin, şu duayı sıkça yapabilirsiniz: “Allah’ım, benim için hayırlı olan bir eşi nasip et, kalbimi huzur ve rızan ile doldur.” Dualarınızı vesveselerden arındırarak, tam bir güvenle Allah’a bırakın.
Selamünaleyküm. Evlilik böyle tereddütleri kabul etmez; aile büyüklerinizden biri ile istişare ederek bu işi sonlandırmanız daha uygun olur.