Fetva Meclisi
Soru
Hocam, evlilik yaşım geldi de geçiyor bile diyebilirim. İsteyenlerim olmadı değil fakat hiçbirinin namazı ve kişiliği aynı anda tam olmadı, kişiliği tamam ise namazı tam olmadı ve ben namazı tam olmayan biriyle evlenmek istemiyorum. Fakat yaş ilerledikçe çevremdekiler artık laf etmeye başladı; 'ne var namazı olmasın, sen alıştırırsın, bak efendi biri' vs. şeyler. Çok şükür şimdiye kadar hayır dediğim hiçbiri için pişman olmadım. Fakat artık belki senin kısmetin öyle bir insandır, belki sen vesile olursun, Allah sana böyle bir eş yazdıysa geri çevirerek günaha giriyorsun demeye başladılar. Gerçekten böyle bir şey olabilir mi? Yani imtihan için bana namazı olmayan bir eş yazılmış olabilir de ben onları geri çevirerek günaha mı giriyorum? Bu bana pek mantıklı gelmiyor. Ayrıca bir arkadaşım, 'Biz çok mu iyiyiz sanki onların eksik namazlarını bile kabul etmiyoruz? Belki onlarınki bizden daha makbuldür ve daha iyilerdir, çok irdelemeyelim.' dedi. Namazımı kılıyor ve ibadetlerimi yapıyorsam ben kendime yakın bir eş olsun düşüncesinde yanılıyor muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
a- Kadere iman ettiğimizi unutmayalım. Cennete, cehenneme iman ettiğimiz gibi kadere de iman ediyoruz. Kader şu demektir: Rabbimiz, biz yaratılmadan önce bize ait her şeyi yazmıştır, yazdığı da gerçekleşecektir. O'nun yazısını bozacak bir güç yoktur. Eğer Allah size bir evlilik yazdı ise muhakkak o yazdığı vakitte evleneceksiniz. Yazmadı ise de kesinlikle evlenemezsiniz. Sudan bahanelerle, her tuttuğunuz elinizde kalır, bir türlü düzelmeyen terslikler hiç eksik olmaz. b- Ne evlenmek kurtuluştur ne de bekâr kalmak helâk olmaktır. Herkes imtihan halindedir. Hangi halin kıymetini bilip imtihanı kazanabilirsek bizim için hayırlı olan odur. c- İnsan olarak biz, üzerimize düşeni eksiksiz yapmaya mecburuz. Evlenmemiz gerekiyorsa evlilik yollarını kullanırız. Hasta olursak tedavi sürecini işletiriz. Sonra da kendimizi Rabbimizin koruması altında huzur içinde hissederiz. d- Şüphesiz evlilik, bedenlerin birleşmesinin adıdır. Eşler kesinlikle körü körüne evlenmemelidirler. Beyinlerinin ve gözlerinin doyduğu bir evlilik daha doğru olandır. Sizin, evleneceğiniz eş adayında güzellikten vesaireye kadar bazı şartlar aramanız pek tabiidir. Şu kadar ki, yeri geldiğinde aradığınız şartlar arasında öncelikli ve vazgeçilmez gibi bir düzenleme yapmalısınız. Mesela yaşınız ilerlediğine göre dün aradığınız şartlardan bazılarını hafifletebilirsiniz. e- Kesinlikle kendinizi güzellik ve çekicilik bakımından helallik sınırları içinde bakımlı tutmalısınız. Siz, bazı şartlar aradığınız gibi erkeklerin de aradığı şartlar vardır ve bu şartların önemli bir bölümü sizin elinizle sunulabileceklerdir. Allah'a tevekkül edin, çok dua edin, sabredin; son gülen iyi güler bunu unutmayın.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Yanlış düşünüyorsunuz; savcı da siz hâkim de. Bu yanlış. Evlilik bir nasip işidir. Size nasip olsa idi siz o tavırların hiç birini yapamazdınız. Bir de yaşıtlarınızdan evlenenler kanatlanıp uçuyor mu zannediyorsunuz? Herkes dışarıdan seyrediyor, kim bilir içinden neler olup bitiyor. Siz böyle yaparak kendinizi yıpratıyorsunuz ve zamanla dışarıdan bakıldığında evlenilemez biri görüntüsü vereceksiniz. Oturun, işinizi gücünüzü yapın, kendinizi kaderin kollarına salın ve huzur içinde bekleyin. Göreceksiniz daha rahat olacaksınız ve vakti gelince de evlenmiş olacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Bazı erkekler duygularını dışa vurmadan iç âlemlerinde yaşarlar. İçlerindeki sevgiyi çevreleriyle paylaş(a)mazlar. Kendi annelerine dahi sevgilerine hissettirme konusunda pasiftirler. Bu hususta ailenin çocuğunu yetiştirme noksanlığının da payı vardır. Böyle de olsa kocanızı tavrının sebebini bilmeden ve onun hakkında da konuşmadan size bir iki tavsiyede bulunabilirim. Bu konudaki rahatsızlığınızı dile getirmeye devam edin; vazgeçmeyin. Gerekirse duymak istediğiniz ifadeleri çocuğa ezberletir gibi siz söyleyin arkasından da ona söyletin. Arzuladığınız mutluluk ortamını kocanızın oluşturması için beklemeyin. Ortamı siz oluşturmaya çalışın. Örneğin baş başa bir gezintiye/gezmeye çıkın. Konuşun, konuşturmaya çalışın. Gülerek gözlerinin içine bakın. Bazen ellerinizle duygu yüklü bir şekilde kocanızın iki yanağına dokunun; yanaklarını sıkın. Güzel sözcüklerle hitap etmeye devam edin. Kayanın suyun damlarının sürekliliğinden aşınma vakti mutlaka gelecektir. Sakın yuvanızla ilgili olumsuz bir düşünce gelmesin. Evinizin bir yerinin tamire ihtiyacı varsa tamamını yıkmaz; tamir edersiniz. Siz de evinizdeki arızaları tespit ederek tamir etmeye çalışın. Olduğu kadarıyla ilgilenin. Olmadığını görmeyin. Sizin kocanıza ne sevginiz ne de saygınız da kusur olmasın. Allah yardımcınız. Sabırlı olun.
Selamünaleyküm. Nasıl imtihan kazanacaksınız o zaman? Duygularınıza esir olmayın; size kim gelse muhakkak onun da bir kusuru olacaktır. Evet, anneniz bu işte hata etmiştir. Zannederim Karadenizli olmanın farkı bu olsa gerek. Siz, sabrederek kazanın. Eşinizin başka yönlerini öne çıkarmaya çalışın zihninizde. Sabırlı olun, yavrunuzla teselli bulun. Bir de kendinize boş vakit bırakmayın. Bu sıkıntının temelinde efkârlanamaya yetecek kadar vakit bulabilmek vardır. Sosyal bir çalışma alanı bulun kendinize, kitap okumaya çalışın. Çok dua edin. Namazınızı ihmal etmeyin.
damat adayı konusundaki diğer fetvalar
Namazı maazallah inkâr eden biri ile ihtiyarî olarak bir arada yolculuk bile yapamayız. Tembellikten ötürü kılmayan ise incelenmelidir. İlk fırsatta başlayacak biri için esnek davranabiliriz. Aksi takdirde başınızı derde sokmayın.
Dış kıyafetleri üzerlerinde iken bir erkeğin kadınları “tanıma maksadı” ile görmesinde sakınca olmaz.