Fetva Meclisi
Soru
Hocam görücü usulüyle tanıştığım bir kızla mahremiyete dikkat ederek dört kez görüştüm. Ancak dördüncü görüşmeden sonra olumsuz düşündüğümü fark ettim ve devam etmek istemedim. Kız ve ailesi bu duruma üzüldü ve "Madem olumsuz olacaktın, neden dört kez görüştün?" diye tepki gösterdi. Ailem ise bu evliliğin olması için baskı yapıyor ve "Evliliği kabul etmezsen işin rast gitmez." diyor. Bu durumda kızın üzerimde bir vebali olur mu? Kötü dua etseler tutar mı? Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.
Kızım bu anlattığın durum şeytan için çok iyi bir malzeme olabilir ve yuvanı yıktırabilir bununla, aman dikkat et, sabrını derinleştir. Allah yardımcın olsun. Eşin bu konuda anlayış göstermiyorsa üçüncü kişileri yani onun ailesinden sayacağı kimseleri araya koyarak arzunu yerine getirtmeye çalış.
Size dua ediyoruz. Sabredin, gelecek ve kalpler Allah'ın elindedir. Bir sabah kalktığınızda daha huzurlu bir evde, size karşı yumuşamış bir eşle beraber olursunuz inşallah. Duaya ve sabra devam edin.
Kıymetli kardeşim, elbette ki meramını ifade edip rahatsız olduğun bu duruma müdahale etmelisin. Ama bu durum kadar önemli olan bir diğer durum da bunu en güzel bir dille ifade edebiliyor olman. Meramını ve rahatsızlıklarını, karşı tarafı incitmeden, kabul edilebilir bir şekilde ifade etmek büyük bir sanattır. Ve her Müslümanın bu sanatı becermesi gerekir. Siz de bu konuda gerekirse konuşmalar hazırlayıp en güzel şekilde ifade etmeye çalışın. Empatik, ben dili kullanılarak yapılan bir konuşma inşaallah etkili olacaktır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Muayyen bir dua yoktur. Araştırmaya devam edeceksiniz. Ve asla, 'bari bu olsun' diyerek sizce uygun olmayan birine 'evet' demeyeceksiniz. Belki sizin vaktiniz gelmemiştir, acele etmenize gerek yoktur. Zamanı gelince her şey olur. Sabredin, yılmayın. Şeytanın sizi tuzağa çekmesine izin vermeyin. Kim bilir, Allah sizi, evlenmeniz durumunda başınıza bela olacak bir akıbetten korumaktadır. Neden acele edesiniz ki?
Kızım, biraz kendini sıkıştırıyorsun, dert ettiğin için de üzerindeki baskısı daha ağır duruma geliyor. Kendini kaderin kanatlarına sal, rahat edersin. Üzerine üzerine gitme, o sana gelecektir biiznillah.
beddua konusundaki diğer fetvalar
Evlilikte yaşı ilerlemiş ve evlenmek isteyen kimselere sizin üzerinizden şu tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Karşı tarafın fiziksel veya maddi durumuna fazlaca odaklanmak yerine ahlaki değerlerine ve uyumunuza odaklanmaya çalışın. Unutmayın, mükemmel insan yoktur; önemli olan birlikte tamamlanabileceğiniz bir yol arkadaşı bulmaktır. İslami ilimlerde ilerlemek, yeni beceriler öğrenmek veya sosyal çevrenizi genişletmek, hayatınıza yeni insanları dâhil etmenize vesile olabilir. Sık sık kendinize şu soruyu sorun: “Ben evliliğe gerçekten hazır mıyım?” Bazen bu sürecin uzaması, kişisel bir eksiklikten değil, Allah’ın sizin için daha hayırlısını saklamasından kaynaklanabilir. Evlenememek, toplumun baskısı altında insanı yıpratabilir. Ancak Allah’a güvenin ve O’ndan hayırlı olanı isteyin. Dua ile güzel niyetler ile sabrederek beklediğinizde, Allah sizi mutlaka feraha çıkaracaktır. Geçmişte yaşanan hatalar ve ayrılıklar Allah’a tevbe ve dua ile temizlenir. Önemli olan, niyetinizi ve kalbinizi berrak tutmaktır. Günlük hayatınızda Ayete’l-Kürsi, Felak-Nas surelerini okuyun. Allah, size en hayırlı eşi ve en güzel yuva nasip etsin.
Geçmişi karıştırarak kendinize zarar vermeyin. Şeytanın bu konuda seni tahrik etmesine de müsaade etmeyin. Yûsuf aleyhisselamın kardeşleriyle ilgili "...şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra..." (Yûsuf Sûresi 100. âyet) ifadesini düşünmeni rica ediyorum. Yaşadıkların içini mutlaka acıtmıştır. Belki yüreğindeki acı tam iyileşmemiştir. Doğru ama içindeki acı en azından hafifleyinceye kadar ilişkileri zayıf tutabilirsin. Fakat sana ihtiyacı olduklarında mutlaka yanlarında bulunmalısın. Allah seni görüyor. Senden en doğru davranışı göstermeni istiyor. Sen sana yakışanı yap.
Burada iki durum var. Birincisi, anlaşılan işin eksik yapılması yani ortadaki eksikliğin giderilmesi veya ücretten kısılmasıdır. Buna yerine getirilmeyen hakkın alınması da diyebiliriz. İkincisi de ustanın cezalandırılmasıdır. Önce ikinci durumu netleştirelim: Mahkeme dışında kişilerin kendilerinin manevi zararı tazmin, hatayı cezalandırma gibi uygulamalar yapması yoktur, helal değildir. Bunu ancak mahkeme yapabilir. Birinci duruma gelince yani eksik bırakılanı isteme durumunda ise ustanın eksik bıraktığı ama ücretini de istediği bölümü vermeme durumunda şöyle yapabilirsiniz: Aynı işi yapan/yaptıran iki kişi ile görüşüp onlardan sözleşilen ile yapılan arasındaki farkı tespit ettirirsiniz. Bunlar bilirkişi konumunda olmuş olurlar. Aradaki eksik bırakılan farka karşılık olan miktarı yapmanız gereken ödemeden kısabilirsiniz. Yalnız bunu yaparken hak yiyen duruma düşmemeniz için; Yazılı sözleşmenizi ölçü almalısınız. Bilirkişi durumundakileri yönlendirmemelisiniz. Yasal yollarla zararınızın tazmini mümkün ise bunu kendiniz yapmamalısınız. İlave bir kesinti yapmamalısınız. Sadece ortadaki zararı alabilirsiniz. Mesela sözleşmede bulunduğu halde kapıyı takmadı ise o kapıya karşılık olan ücreti kesebilirsiniz. Fıkıh kitaplarımızda bunun örnekleri vardır.
Bir erkekle görüşmeyi ölçüsüz yapan biri tevbe eder. Tevbesini korur. Ölçülü bir görüşme yaptı iseniz zaten sorun yoktur. Onun eşinin sana beddua etmesinin de bir anlamı yoktur.
Sorunuz tam anlaşılamıyor; yani kocası beddua ettiği için kadın boşanmış mı olur diye soruyorsanız, öyle bir şey olmaz. Beddua/lanetle boşanma olmaz. Durumu düzeltmek için uğraşmak gerekir.
Allah yardımcınız olsun. “Boşadım” gibi bir söz sarf edilmedi ise nikâhınız açısından bir sorun olmaz. Hakka gelince siz suçlu olacak işler ve sözler yapmadıkça endişe etmenize gerek yoktur.