Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben biriyle tanıştım ve evlenmek için bir süre telefonda görüştüm. Evli olduğunu bilmiyordum. Karısı beni arayınca öğrendim. Arayıp bana beddua etti. Ben bilmediğimi söylemek istedim ama dinlemedi beni. Onun ettiği bedduanın hükmü nedir hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
İnsan daralınca beddua eder. Haklı ise bedduası ona zarar vermez ama siz beddua etme yerine kendiniz ve onun için hayır dua edin, daha iyisini yapmış olursunuz. Maddi bir hak oluşmuş ise onu da talep edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Geçmişe tevbe edin, gelecek için de aile büyüklerinizle istişare edin, dediklerini yapın.
Tevbe ile giderilemeyen bir hata yoktur. Evet, beddua etmemek gerekir ama edilen de iyi dua ile geri alınabilir.
Selamünaleyküm. Siz, onun bedduasını değil kendinizi düşünün. Hayatınızın en temiz günlerini kirlettiniz, o kirli günlerin üstüne nasıl temiz yıllar bina edeceksiniz? Siz, onunla evlenmeli ve büyük bir tevbe ile Allah'a dönmelisiniz.
Böyle bir sakınca yoktur.
Bu büyük bir afet olmuş. Büyük bir tevbe ile bu hatayı kapat. Tevbe et. Unutma, seni ilk defa bu hataya iten şeytan senin tevbeni de geciktirebilir, yaptığında da sulandırabilir. Bu tevbeyi hayatın bil. Eşin dâhil kimseyi bu bilgiye ortak etme sakın. Ve seni bu hataya iten sebeplere karşı kendini koru. Allah'ı unutma, kabir hayatını unutma, cehennemi sakın unutma!
beddua konusundaki diğer fetvalar
Sorunuz tam anlaşılamıyor; yani kocası beddua ettiği için kadın boşanmış mı olur diye soruyorsanız, öyle bir şey olmaz. Beddua/lanetle boşanma olmaz. Durumu düzeltmek için uğraşmak gerekir.
Burada iki durum var. Birincisi, anlaşılan işin eksik yapılması yani ortadaki eksikliğin giderilmesi veya ücretten kısılmasıdır. Buna yerine getirilmeyen hakkın alınması da diyebiliriz. İkincisi de ustanın cezalandırılmasıdır. Önce ikinci durumu netleştirelim: Mahkeme dışında kişilerin kendilerinin manevi zararı tazmin, hatayı cezalandırma gibi uygulamalar yapması yoktur, helal değildir. Bunu ancak mahkeme yapabilir. Birinci duruma gelince yani eksik bırakılanı isteme durumunda ise ustanın eksik bıraktığı ama ücretini de istediği bölümü vermeme durumunda şöyle yapabilirsiniz: Aynı işi yapan/yaptıran iki kişi ile görüşüp onlardan sözleşilen ile yapılan arasındaki farkı tespit ettirirsiniz. Bunlar bilirkişi konumunda olmuş olurlar. Aradaki eksik bırakılan farka karşılık olan miktarı yapmanız gereken ödemeden kısabilirsiniz. Yalnız bunu yaparken hak yiyen duruma düşmemeniz için; Yazılı sözleşmenizi ölçü almalısınız. Bilirkişi durumundakileri yönlendirmemelisiniz. Yasal yollarla zararınızın tazmini mümkün ise bunu kendiniz yapmamalısınız. İlave bir kesinti yapmamalısınız. Sadece ortadaki zararı alabilirsiniz. Mesela sözleşmede bulunduğu halde kapıyı takmadı ise o kapıya karşılık olan ücreti kesebilirsiniz. Fıkıh kitaplarımızda bunun örnekleri vardır.
Allah yardımcınız olsun. “Boşadım” gibi bir söz sarf edilmedi ise nikâhınız açısından bir sorun olmaz. Hakka gelince siz suçlu olacak işler ve sözler yapmadıkça endişe etmenize gerek yoktur.
Geçmişi karıştırarak kendinize zarar vermeyin. Şeytanın bu konuda seni tahrik etmesine de müsaade etmeyin. Yûsuf aleyhisselamın kardeşleriyle ilgili "...şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra..." (Yûsuf Sûresi 100. âyet) ifadesini düşünmeni rica ediyorum. Yaşadıkların içini mutlaka acıtmıştır. Belki yüreğindeki acı tam iyileşmemiştir. Doğru ama içindeki acı en azından hafifleyinceye kadar ilişkileri zayıf tutabilirsin. Fakat sana ihtiyacı olduklarında mutlaka yanlarında bulunmalısın. Allah seni görüyor. Senden en doğru davranışı göstermeni istiyor. Sen sana yakışanı yap.
Böyle bir şeyi iddia etmek mümkün değildir. Bu bir takıntıdır. Böyle bir sıkıntı varsa bunu doktorla görüşmelisiniz.