Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimin ailesi evliliğim boyunca sürekli fitne olacak sözler söylediler ve bize zarar verdiler. Allah razı olsun, eşim her zaman yanımda durdu ama bu süreçte çok haksızlığa uğradım. Pek çok kez evlatlarını evden kovdular, beni kötülediler. En son yüzüme karşı “keşke seni istemeseydim” diyerek beddua edip beni evden kovdular. Ne eşim ne de ben onlara bir kötülük yaptık ancak hem ben hem de ailem kötü gösterildik. Şimdi onlarla görüşmüyorum ve o eve adım atmayı düşünmüyorum. Daha önce dört yıl boyunca alttan alarak ilişkileri devam ettirmeye çalıştım, hatta altlı üstlü oturduk. Beş ay önce taşındık. Lohusalık dönemimde bile beni arayıp sormadılar. Şimdi oğlumu arada babasıyla birlikte gönderiyorum ancak içim bir anne olarak rahat değil. Gitmesini istemiyorum ama vebal olur diye gönderiyorum. Gerçi görmek isteyen de yok, arayıp soran da. Bu durumda nasıl bir yol izlemeliyim? Onlarla görüşmeyi kesmek günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşiniz ile olan muhabbetinizi daima sıkı tutun. Siz eşinizin gönlünü yapmakla sorumlusunuz. Diğerleri mecbur olduğunuz bir şey değil. Fakat elbette Müslümana yakışan yumuşak huyluluk bellidir. Başkalarının evliliğinize müdahalesinden dolayı duyduğunuz rahatsızlığı daha stratejik bir biçimde kocanıza anlatıp bu konuda daha dirayetli durmasını sağlamaya çalışın. Siz de bu süreçte ona destek olun. Yorulunca ayağa kaldırın. Enerjik olun. Başkalarına olan tepkiselliğinizi de biraz kısıp kendi huzurunuza odaklanın. Bazen sorunlar onları bir miktar kendi haline bırakarak da çözülür. Bunu da gözetin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bu vesveselerin yarın bir gün yeniden zihninizde yankı bulması, sizin de bu vesveselere kulak asmanız yuvanızın huzurunu ciddi bir şekilde riske atabilir. Bu sebeple karar vermeden önce iyi düşünmenizi, mümkünse bir psikoloğa gidip bu konuda danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kendini savcı yerine koyma. Sadece kendi kulluğunu düşün. Eşine de görüşünü belirt ve ileri gitme. Biraz abartıyorsun.
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
Kızım bu anlattığın durum şeytan için çok iyi bir malzeme olabilir ve yuvanı yıktırabilir bununla, aman dikkat et, sabrını derinleştir. Allah yardımcın olsun. Eşin bu konuda anlayış göstermiyorsa üçüncü kişileri yani onun ailesinden sayacağı kimseleri araya koyarak arzunu yerine getirtmeye çalış.
Selamünaleyküm. Geçmişe dair bütün harcadığınız vakit israftır. Tövbe ve istiğfarla kapattığınız dosyalarla ilgilenmeyin. Tevazu ve takva bahanesi ile şeytan, sizi günah çöplüğünde meşgul ediyor. Çıktığınız yola devam edin. Önünüze bakın, devam edin. Çalışın, devam edin. Anlatın, izah edin, devam edin. Durmayın sakın. Durduğunuz anda şeytan sizi yakalayacak. Kendinize iyi bir arkadaş grubu oluşturun. Allah yardımcınız olsun. Yolunuz ve ufkunuz açık olsun.
beddua konusundaki diğer fetvalar
Burada iki durum var. Birincisi, anlaşılan işin eksik yapılması yani ortadaki eksikliğin giderilmesi veya ücretten kısılmasıdır. Buna yerine getirilmeyen hakkın alınması da diyebiliriz. İkincisi de ustanın cezalandırılmasıdır. Önce ikinci durumu netleştirelim: Mahkeme dışında kişilerin kendilerinin manevi zararı tazmin, hatayı cezalandırma gibi uygulamalar yapması yoktur, helal değildir. Bunu ancak mahkeme yapabilir. Birinci duruma gelince yani eksik bırakılanı isteme durumunda ise ustanın eksik bıraktığı ama ücretini de istediği bölümü vermeme durumunda şöyle yapabilirsiniz: Aynı işi yapan/yaptıran iki kişi ile görüşüp onlardan sözleşilen ile yapılan arasındaki farkı tespit ettirirsiniz. Bunlar bilirkişi konumunda olmuş olurlar. Aradaki eksik bırakılan farka karşılık olan miktarı yapmanız gereken ödemeden kısabilirsiniz. Yalnız bunu yaparken hak yiyen duruma düşmemeniz için; Yazılı sözleşmenizi ölçü almalısınız. Bilirkişi durumundakileri yönlendirmemelisiniz. Yasal yollarla zararınızın tazmini mümkün ise bunu kendiniz yapmamalısınız. İlave bir kesinti yapmamalısınız. Sadece ortadaki zararı alabilirsiniz. Mesela sözleşmede bulunduğu halde kapıyı takmadı ise o kapıya karşılık olan ücreti kesebilirsiniz. Fıkıh kitaplarımızda bunun örnekleri vardır.
Bir kişiye ısınamadığınızda veya uyum sağlamadığınızda, bu hislerinizi açıkça ifade etmek doğru bir yaklaşım olur. Evlilik sadece sevgi ve uyum üzerine değil aynı zamanda Allah'ın rızasına uygun bir karar olmalıdır. Eğer bir kişiyle duygu ve düşünce anlamında uyum sağlamıyorsanız evlilik kararını ertelemek ya da reddetmek en iyisidir. Bu, hem sizin hem de karşı taraf için daha sağlıklı bir durumdur. Evlilik uzun vadeli bir karardır ve sadece duygusal baskılarla sağlıklı bir evlilik temeli atılamaz. Kararınızı doğru bir şekilde açıkça dile getirmeniz, zamanla ailenizin de sizi anlayıp desteklemesine yardımcı olabilir. Birinin kötü dua etmesi, o kişinin kendisine zarar verir, başkalarına zarar vermez. Yani, eğer birisi size kötü dua ederse, bu dua sizin üzerinizde herhangi bir olumsuz etki yapmaz. Bu süreçte Allah’a dua edin ve sabırla karar verin. Allah size en hayırlısını nasip etsin.
Evlilikte yaşı ilerlemiş ve evlenmek isteyen kimselere sizin üzerinizden şu tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Karşı tarafın fiziksel veya maddi durumuna fazlaca odaklanmak yerine ahlaki değerlerine ve uyumunuza odaklanmaya çalışın. Unutmayın, mükemmel insan yoktur; önemli olan birlikte tamamlanabileceğiniz bir yol arkadaşı bulmaktır. İslami ilimlerde ilerlemek, yeni beceriler öğrenmek veya sosyal çevrenizi genişletmek, hayatınıza yeni insanları dâhil etmenize vesile olabilir. Sık sık kendinize şu soruyu sorun: “Ben evliliğe gerçekten hazır mıyım?” Bazen bu sürecin uzaması, kişisel bir eksiklikten değil, Allah’ın sizin için daha hayırlısını saklamasından kaynaklanabilir. Evlenememek, toplumun baskısı altında insanı yıpratabilir. Ancak Allah’a güvenin ve O’ndan hayırlı olanı isteyin. Dua ile güzel niyetler ile sabrederek beklediğinizde, Allah sizi mutlaka feraha çıkaracaktır. Geçmişte yaşanan hatalar ve ayrılıklar Allah’a tevbe ve dua ile temizlenir. Önemli olan, niyetinizi ve kalbinizi berrak tutmaktır. Günlük hayatınızda Ayete’l-Kürsi, Felak-Nas surelerini okuyun. Allah, size en hayırlı eşi ve en güzel yuva nasip etsin.
Bir erkekle görüşmeyi ölçüsüz yapan biri tevbe eder. Tevbesini korur. Ölçülü bir görüşme yaptı iseniz zaten sorun yoktur. Onun eşinin sana beddua etmesinin de bir anlamı yoktur.
Sorunuz tam anlaşılamıyor; yani kocası beddua ettiği için kadın boşanmış mı olur diye soruyorsanız, öyle bir şey olmaz. Beddua/lanetle boşanma olmaz. Durumu düzeltmek için uğraşmak gerekir.
Allah yardımcınız olsun. “Boşadım” gibi bir söz sarf edilmedi ise nikâhınız açısından bir sorun olmaz. Hakka gelince siz suçlu olacak işler ve sözler yapmadıkça endişe etmenize gerek yoktur.