Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim abim Çinli ve inançsız bir kızla evlendi. Öncesinde ayetleri gösterdim ve ehlikitap olmayanlarla evlenemezsin dedim. Bunu bildiği halde seviyorum deyip evlendi. Üstelik kızı Müslüman yapmak gibi bir girişimi olmadığı gibi, domuz eti yiyebilir ve eskisi gibi yaşayabilirsin diye de çanak tutuyor. Bazı fetva siteleri ayeti bilerek çiğneyip evlenince küfre girer ve kâfir olur diyor. O kişi ile zina etse sadece haram olur ama evlenince küfre girer deniyor. Şimdi abim zinakâr biri mi yoksa kâfir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kâfir bir babanın kızı ile evlenmenin sakıncası olmaz. Şu kadar ki, böyle bir babanın kızının ne kadar köklü bir iman taşıdığı konusunda dikkatli olmak gerekmektedir. Evlilikten sonra da insanî ilişkiler sürdürülür ama mümin-kâfir mesafesi muhakkak korunur.
Babaya itaat farzdır, Allah’ın emridir. Zina gibi bir haram riskinden uzak durmak da Allah’ın emridir. Bu ikinci emir birinci emirden daha öncelikli bir emirdir. Babanız sizin cehenneme gireceğiniz sürece bilmeden de olsa sebep olamaz/olmamalıdır. Önce siz kendinizi tartın, değerlendirin, bir gençlik hevesi midir yoksa evlenmeye hazır mısınız onu inceleyin/incelettirin. Hazırsanız babanızı karşınıza alın ve nazik bir şekilde kendi işinizi kendiniz çözecek kadar ciddi olduğunuzu söyleyin. Bir süre sonra da evlenin. Bu hususta ve bu noktada babanıza itaat etmeniz gerekmez.
Müslüman bir kadın Müslüman olmayan bir erkekle evlenemez, evlendi ise o evlilik yok kabul edilir. Yalnız siz, “Müslüman değil” iddianızın ne kadar yerinde olduğunu iyi düşünün. Eğer bir ilim adamının kararı ile Müslüman olmadığı anlaşılırsa hiçbir şekilde öyle bir yuvaya geçmeyin. Kimsenin sözünü dinlemeniz gerekmez.
Sadece onu düşünerek plan yapmayın, kendinizi de düşünün. Ne kadar başarılı olabileceksiniz onun üzerinde? Siz ne kadar etkilisiniz? O ne kadar size sadık kalabilecek? Bunları da düşünün ve dengeli bir karar verin. O geçmişine tevbe ettikten sonra saydığınız şeylerin hiç biri evlenmeye mani değildir.
Aleykümselam. Müslüman bir kız, babasının izin vermediği bir evliliği gerçekleştiremez. Çingenelik diye bir din yoktur. Kişi ya Müslümandır ya da değildir. Müslüman ise bunu ispat edeceği şeylerden biri de namazdır. Namazsız Müslüman nasıl olacak?
Selamünaleyküm. Kızım, kesinlikle imansız biri ile beraber olma. Ebedi ahiretini düşün, yarından tezi yok bırak gel. Sen bizim iffetimizsin, ne aç kalırsın ne de açık, çık gel eğitimin de lazım değil. Üç günlük dünya zevki için ahiretini yakma. Şimdiye kadar olanlara da takılma, Allah hepsini siler, yeter ki sen dön, kendine gel. Haberlerini bekleyeceğim.
ateist konusundaki diğer fetvalar
Evet, bugün kullandığımız pek çok sistemin sahibi ve işleticisi İslam düşmanıdır. Müslümanlar olarak teknolojimizi ve işletmesini yapacak güce erişene kadar ortada bir zaruret bulunduğunu kabul edip kullanmak durumundayız. Başka bir çare yoktur.
Müslüman erkeğin Müslüman olmayan bir kadınla evlenmesini farklı başlıklarda ele alabiliriz: Müslümanlarla savaş durumunda olan bir yerdeki Hristiyan veya Yahudi kadınla evlenmesi haramdır. Normal bir kâfir ülkede veya İslam ülkesinde yaşayan Hristiyan veya Yahudi kadınla evlenmek mekruh görülmekle beraber caizdir. Bu kadının hür ve namuslu olması şarttır. Ve nikâh akdi Müslüman’ın şeriatına göre muteber bir akit olmalıdır. Hristiyan veya Yahudi olmayan bir kadınla Müslüman erkeğin evlenmesi ise haramdır, nikâh geçerli değildir. Bu evliliklerin caiz olan b şıkkı için de şu noktaların dikkate alınması gerekir: Dinimizin izin verdiği Hristiyan ve Yahudi kadını ile evlenmeye muhatap olacak Hristiyan veya Yahudi var mıdır? Şirk bataklığına batmış bir nesil iken o şirkin üzerine laiklik ve benzeri berbatlıkları getirmiş bir ehlikitap ile muhatabız. Şu andaki Batı kültürü içinde erkek kadın eşitliği ve aileye ait kurallar üzerinden yapılan bir evlilik ne kadar Müslümanca sürdürülebilir, o aile içinde çocuk ne kadar Müslüman olarak yetiştirilebilir? Böyle bir evlilik, hak batıl savaşında Müslümanlar açısından ne getirir ne götürür? Bu soruları iyi düşünmek gerekiyor. Ömer bin Hattab radıyallahu anhın karşı çıktığı, Müslüman kadınlar varken yabancı kadınlarla evlenmeyi yasaklamasındaki hikmette işaret ettiği önemli bir gerçeği de bir Müslüman olarak düşünmek gerekir: Bu tür evlilikler Müslüman kadınları ötekileştirmeye ve ezilmişliğe itmez mi?
Bizim gayemiz kimseye zarar vermek, birilerini kızdırmak olamaz. Bizim en büyük hedefimiz Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Biz o büyük rızayı kazandığımızda ise bütün hedefler ve değerler geride kalmış olacaktır. Bu sebeple birilerine göre değil Allah’a göre hesap yapmaya mecbur bilmeliyiz kendimizi. Allah’ın razı olacağı her şey şeytanı kahreder. Şeytan kahrolunca da onun izini sürenler kahrolurlar. Kalıcı mücadele bu mantıkla yapılır/yapılmalıdır.
Bir kere düşsek de kalkıp dikileceğimiz kapı Allah’ın kapısıdır. Şeytan sizi bir kere o hata ile batırdı, şimdi de hatanın üzerinde bocalatarak batırmaya devam etmek istiyor. Hiçbir şey olmamış gibi yolunuza devam edin. Namazınızı kılın. Kur'an okuyun. Felsefe konularına girmeyin. Bu tür arkadaşlardan uzak durun. Kendinize iş yoğunluğu oluşturun. Korkmayın, Allah’ın kapısı herkese açıktır ama herkese!
Kur'an’a iman edenler de onu inkâr edenler de kıyamete kadar var olacaktır. Allah’a hamd olsun ki ona iman edenlerdeniz. Kendinizi birilerini ikna etmeye mecbur hissetmeyin. Peygamberlerden biri bile olsa idiniz buna gücünüz yetmeyebilirdi. Şeytan sizin birilerinin ne diyeceği ile meşgul ederek içinizdeki imanı zayıflatabilir. Uzak durunuz ve Kur'an ibadetinizi yapmaya bakınız. Allah yardımcımız olsun.
Ateist hiçbir dini olmayan demek ise öyle bir kadınla Müslüman olduğunu söyleyen bir erkek evlenemez.