Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üniversite öğrencisiyim ve yurtta kalıyorum. Karşı cins ile sorun yaşıyorum ve kadın fitnesine karşı zafiyetim var. Zina yapmıyorum lakin internet ortamında pornografik görüntüler izlemekten alıkoyamıyorum kendimi. Evlenmek istiyorum ve uygun bir kişi buldum. Ailesi de razı evlenmemize fakat benim babam üniversiteyi bitirmeden evlenmeme karşı geliyor. Üniversitenin bitmesine daha beş yıl var. Maddi durumum da evlenmeye uygun. Bir yandan babama karşı gelmek istemiyorum öbür yandan da haram işleye işleye imanımı zedelemek istemiyorum. Ne tavsiye edersiniz bana?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evlilik, Allah'ın koyduğu ve insan fıtratının gerektirdiği bir kanundur. Anne veya baba olmak bu kanunun önünde olmaya hak sahibi kılmaz. Evlenmenin sizin için farz olduğunu gördüğünüzde annenize itaat etmeniz gerekmez. Onu da kırmadan evlenin. Kendinizle alakalı sürecin ne durumda olduğunu en iyi siz belirleyebilirsiniz. Şu kadarını bilin ki, ateşin etrafında dönüyorsunuz. Nefsinize güvenmeyin, şeytana dikkat edin.
Selamünaleyküm. Bir kere, en büyük kanun olarak şunu bilmelisiniz: İtaat edilirken hiçbir şekilde karşı gelinemeyecek tek makam Allah Teâlâ'dır. O'nun dışında sınırsız itaat kimseye yoktur. Anne baba haddini bilmezse onlara itaat gerekmez. Sizi, Allah'ın haram ettiği şeye teşvik ederlerse onlara itaat etmeniz gerekmez. Sizi yaratmadan önce Allah Teâlâ, sizin kaderinizi de yazmıştır; sakın meraklanmayın siz. Sabırlı olun, sabit olun. Göreceksiniz nasibiniz sizi bulacaktır. Siz bir istiyorsunuzdur Rabbiniz size bin gönderir. Dik durun, mü'mince durun. Her şeye rağmen anne babanıza da nazik davranmayı ihmal etmeyin. Yok demeyi bile nazikçe yapın. Size dualar ederim.
Son kararı babanızın vermesi sizin taviz veremeyeceğiniz noktadır. Onun altındaki durumlar haram işlemek düzeyinde değilse de iyi bir durum da sayılmamalıdır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Yaşınız geç kalmış denebilecek bir yaş değildir. Fitneye düşecek duruma gelmedikçe anne babanızın görüşleri ile hareket etmeniz daha doğru olur. Harama düşme tehlikeniz olunca bunu annenize iletir ve işi çabuklaştırırsınız. Maddi konuları dert etmeyin, onların çaresi bulunur.
Kendini çıkmazda görme yerine şöyle yap: Günlük yoğunluğunu ikiye katla. Daha çok kitap oku. Yazı yaz. Ders dinle. Araştırma yap. Sılayırahim yap. Nafile namaz kıl. Zikir yap… Bunlar seni belirttiğin hatalardan uzak durmaya sevk edecektir. Böylece de bile bile hatanın etrafında dönmemiş olacaksın.
Aleykümselam. Kardeşim, ya babanı ikna için bir süre daha beklemeyi göze al ya da adayla yollarını ayır. Ortada sürünmenin manası yoktur. Dinen o evliliğin bir engeli yoktur. Sen kendi huzurun açısından bak meseleye.
baba konusundaki diğer fetvalar
Üvey baba, üvey anne, üvey çocuk birbirlerine karşı insanlık bağı ile bağlıdırlar. Bu bağ da sıradan insanlardan daha kuvvetli bir bağdır ama öz anne, öz baba, öz evlat gibi de değildir. Bunun sadece şöyle bir istisnasını zikredebiliriz: Eğer kadın ikinci evlendiği kocasıyla ilk çocuklarını bakması şartı ile evlendi ise koca da bu şartı kabul etti ise üvey olan çocuklarına bakmak durumundadır. Netice olarak, böyle bir üveylik durumunda insanlık ve vicdani bağ, eşle muhabbetin gereği gibi bağlayıcılıktan söz edilebilir ama “baba/anne/evlat” düzeyinde bağ yoktur.
Biz, zalim olmayacağız. Kimsenin üzerimizde hakkı olmasın diye gayret edeceğiz. İyi olmaya iyilik etmeye çalışacağız. Hata edersek özür dileyip helallik alacağız. Özellikle de ebeveynimiz ve sılayırahim bağımızın bulundukları için daha da dikkatli olacağız. Gerisini de Allah’ın rahmetine salacağız.
Bu konuyu iki başlık altında ele almamız gerekiyor. Babanın fakir çocuğun zengin olduğu durum: Bu durumda çocuk babaya ihtiyacı olanı vermek zorundadır. Verdiğini de BORÇ kabul edemez. Baba fakir değil ya da çocuk fakir durumunda ise çocuğun BORÇ vermesi caizdir. Bu durumda babanın borcu ödemesi gerekir. Ödemezse çocuk mahkeme yoluna başvurabilir. Şu kadar ki, mahkeme sonucunun babanın hapis cezası alması şekline dönüşmesi caiz olmaz. Baba veya anne çocuğundan ötürü hapsedilemez bu durumda.
Babanız vefat etmeden önce onun malı üzerinde miras gibi bir işlem yapmanız caiz olmaz. Babanızın vebal riskini azaltmak istiyorsanız onu sadaka vermek gibi bir yola ikna etmeye çalışın. Böylece daha garantili bir iş yapmış olursunuz. En azından o size para versin onun adına o verdiğini sadakası olarak verin. Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın. Âmîn.
Bir insan dine sövdüğünde Müslüman ise dinden çıkar. Dinden çıkanın varsa nikâhlı eşi nikâhı düşer. Belki bilmeden öyle bir söz kullanan için mazeret olabilir. Babanız bilerek söylediğine göre büyük bir iman tehlikesi yaşamaktadır. Kışkırtmadan nazik bir şekilde aklını başına almasını sağlamaya çalışın. Aksi takdirde DİNDEN ÇIKMAK zorunlu sonu olur. Dinden çıkmanın zorunlu sonuçları da onun için geçerli olur. Allah muhafaza buyursun.
Allah Teâlâ babanıza da ağabeyinize de rahmet etsin. Size de sabırlar versin. Âmin. Ölenin arkasından bıraktığı mal varsa o miras olarak miras alacaklara dağıtılır. Buna göre şöyle yapılmalı: Önce ölen ağabeyinizin bıraktığı mal vardı ise o mal eşi, çocukları, baba ve annesine verilmeli idi. Bunun da ne kadar olacağını size yakın bir müftülükten öğrenebilirsiniz. Babanız vefat ettikten sonra ise babanızın bıraktığı mal anneniz ve çocukları arasında dağıtılır. Yengeniz ve yetimlere vasiyet bırakabilir. O vasiyet bıraktığı malın üçte birini aşmamalıdır. O üçte biri yengeniz ve yetimlere verin. Bunun dışında babanızın söz hakkı olmaz. Anneniz bu üçte biri salmalı gerisini de kendisi ve çocukları arasında bölüştürmelidir. Kime ne kadar verileceğini de en yakın müftülükten öğrenebilirsiniz. Günahların keffareti için dağıtma ise ne buğday ne de başka bir şey olarak zorunlu değil, bu miras kadar da gerekli değil.