Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben Allah'ın ayetleri okununca kalbimde bir şeyler hissedemiyorum. Allah rızası için yardım edin. Bu durumdan kurtulmak istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Çevrenizi yenileyin. Arkadaşlarınız, telefon görüşmeleriniz… Yeni bir liste oluşturun. İnternet, TV gibi hayatınızın ortaklarını düzenleyin. Kitap okumaya çalışın. Bu durumu geçici bir hastalık gibi görün, şeytan sizi, kalıcılığına inandırmamalıdır. Her şeye rağmen dua edin sık sık. Az da olsa her gün Kur'an okuyun.
Kendinizi bir grip olmuşa benzetin. Tam iyileşecekken tekrar öksürüyor, terliyor. Siz de böylesiniz. Yılmayın, devam edin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Çevrenizi düzgün tutmaya çalışın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyesiniz.
Elhamdülillah Allah’a ve onun iman edin dediklerine iman ediyorsunuz. Hayat buradadır. Bu iman var oldukça sizde can var demektir. Can varken de umutsuz kalmayız. Evet, namaz kılmak ve namaza âşık olmak mesela gerekli olandır ama bu gerekliliği bir seviye olarak görüp o seviyeye henüz tırmanamadığınızı da düşünebilirsiniz. Gayret ederseniz bir gün o seviyeye de tırmanırsınız biiznillah. Şeytan mevcut durumu takıntınız hâline getirip sizi yoldan çevirmesin sakın. Bilin ki, bu durumunuz imanınıza zarar vermemektedir. İnsan olarak iş yapmaktan, yük kaldırmaktan uzak durmak istiyor olabiliriz ama yüreğimiz dinimizi içine bastıktan sonra biiznillah yoldayız demektir. Gayret ve dua ile bu engel de aşılabilir. Allah yardımcınız olsun.
İşlediğin günah her ne ise, o senin bir hatan olmuş. Şeytan seni kandırmış. Bu durumun ise ikinci hatandır. Şeytan seni, Allah’ın rahmetinden, mağfiretinden umutsuz hâle getirerek seni iki kere çökertmeye çalışıyor. Yapman gereken şey, madem günahından tevbe ettin hızlı bir şekilde iyilik yolunda ilerlemen olmalıdır. Gerisi doğru değildir. Bir de bu açıdan düşünmeye çalış.
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Yaşın “eyvah” denebilecek bir yaş değildir. Daha yolun en başındasın, geç kalman söz konusu değildir. Madem tertemiz ve sorunsuz olmaya ahdettin, bozma bunu. Öyle kal. Meryem gibi kal. Allah için ise asıl gayen, bırak Allah için gerekiyorsa kırk yıl bekâr kal. Kızım, ebediyen zarar görmezsin lekesizlikten. Kader sana öyle güzel nasipler hazırlar ki sen aramakla onları bulamazdın. Şeytan seni sabırsızlıkla yıpratmaya çalışıyor, diren şeytana karşı, dik dur. Allah yardımcın olsun.
ayet konusundaki diğer fetvalar
Namaz içinde Türkçe veya başka bir dille bir şey konuşmak yoktur. Sadece âyet ve hadislerde geçen dualar/zikirler okunur.
Şöyle bir soruma cevap ver: Maazallah sen kıpkızıl bir kafir olsa idin, Allah’ın kapısı sana açık olmayacak mı idi? Kim hatasından geri gelmek istedi de Allah Teâlâ onu kabul etmedi, kim? Önce bunu anla, zihnine kazı, ebediyyen unutma: Allah’ın kapısı açıktır, herkese açıktır. Elbette böyle büyük bir nimetin kadrini bilememek ve yılları boşa geçirmek zarardır ama asla bu durum işin sonu da değildir. Bugün Kur’an ile barışmaya ve onunla donanmış olmaya karar versen biiznillah kararında samimi olduğun sürece iyi yoldasın ve iyisin demektir. Bundan şüphe etmeyiz. Peki ne yapabilirsin? Sana örnek bir tablo çizeyim: - Önce beyninden umutsuzluğu sil. Ben dönersem hatamdan Rabbim beni kabul buyurur diye iman et. Önce beyin temizliği. Şeytanın saldırılarından korunmak, önce bu. - Kolay kolay Kur’an ezberi sıfır olmaz, erir incelir ama sıfır olmaz. Bu da şu demektir: yeniden ezbere döndüğünde olmaz bir şeyle karşılaşmayacaksın sen. Biraz uzun, biraz zor ama olabilir bir iş ile karşılaşacaksın biiznillah. - Bir hafız ve hafız yetiştirmiş hoca efendiye git. Senin durumunu bir iki gün içinde denesin, tespit etsin. Kayıbını ve takviyen için ne yapman gerektiğini ondan öğren. - Buna da imkanın olmazsa üç sahifelik surelerden birini yeniden ezberler gibi ezberlemeye çalış. Günde bir saat çalışarak bir haftada onu yani sureyi yanlışsız okuyabilirsen biiznillah iş kolay olacak demektir. Ondan sonra bana durumu yaz, yol planı yapalım. Şimdi zihnini temizle ve yola çık.
Özellikle din adına konuşanların sözlerinden anlaşılamayanı muhakkak sormalı ve izah etmesini istemeliyiz. Bunu unutmayınız. ‘Hadisler ibadet olarak okunamaz’ sözünün anlamı şudur: Namazda Kur’an ayetlerinden zamm-ı sure okunduğu gibi bir hadisi namazda okuyamayız. Çünkü hadisler Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sözleridir. Ayet ise Allah’ın sözleridir. Ayetin ibadet olarak okunduğu yerde hadis onun yerine okunmaz. Bir başka örnek olarak da mesela, bir mümin babasının kabrinde Kur’an okur ama hadis okumaz. Bu manada hadisler Kur’an ile aynı değildir. Bu sözü edilen kural da doğrudur.
ان كنتم مؤمنين ifadesi “mü'min iseniz” olarak tercüme edilebilir. Ayetlerde ve hadislerde bir şey emrediliyorsa “onu yapın” anlamını tekit eder. Bir yasaklama varsa “onu yapmayın” anlamını tekit eder. Bu ifade yani “mü'min iseniz” sözü, kişinin kalbine hitap ettiğinde bir kabullenmeme meyli söz konusu oluyorsa “o zaman sen kâfirsin” şeklinde sonuç verir. Böyle değilse yani kabullenmeme meyli oluşmuyorsa o zaman imanın gereğinden uzak kalma anlamına gelir.
Satılan şeyi, ciltlenmiş bir kitap olarak görmezsek elbette öyle bir satış için “olur mu hiç?” diyebiliriz. Kimse satarken veya alırken “kutsalı” almaz. “Kutsalın yazıldığı kitabı” alır. Bunda da bir sakınca yoktur.
Kur'an’ın her yeri Kur'an’dır.