Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Allah rızası için yardım edin bana. Ben hafızım, babam benim irademi yok sayarak bir hafızlık yaptırdı bana. Aradan seneler geçti, kitabımızın kıymetini anladım. Onu sevdim ama şimdi de ben geçen yıllar içinde hafızlığı unuttum. Şu anda bir sayfayı ezbere okuyamam. Hatta bir keresinde babamla sizin ziyaretinize gelecektik. Bana hafızlıktan sorarsınız diye korktum gelmedim. Kimsenin bana bir şey söylemesine gerek yok ben kendimden utanıyorum. Sizden Allah için akıl yardım fikir istiyorum. Ben Kur’anımla yeniden buluşabilir miyim? Bana akıl verin lütfen.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, bunu denemen mümkündür. Şöyle yap: - Bir sahifeyi hatasız bir şekilde iki dakikada okuyabiliyor musun? Okuyamıyorsan bunu geliştir. Okuyabiliyorsan, - Herhangi bir sahifeyi bir sabahtan akşama kadar ezberlemeye çalış. Bir günde ezberleyebiliyorsan, ertesi gün onu ezber okuyup okuyamadığını dene. Okuyamıyorsan, yüzünden okumayı biraz daha geliştirip iki hafta sonra tekrar denetle. - Okuyabiliyorsan mesela Hicr suresini ezberlemeye çalış. Her günü bir sahifeyi geçmeyecek şekilde ezberlemen gerekiyor. Hicr suresini bitirince onun tamamını okuyup okuyamadığına bak. Sonucu tekrar bana yaz, ona göre değerlendiririz. Allah kolay etsin.
Selamünaleyküm. Evet, bayanların hafızlığında böyle bir sıkıntı yaygın olarak vardır. Bu nedenle de bazı dava büyükleri, bayanların hafızlık yapmaları yerine fıkıh ile meşgul olmalarını öncelemektedirler. Şahsen benim kanaatim de bu yöndedir. Çok ileri derecede ezber kabiliyeti olanlar dışında kızların hafızlığını birinci çalışmaları durumuna getirmemek gerektiğini düşünüyorum. Allah yardımcınız olsun, gerçekten 'Kur'an'ı unutmak' ağır bir vebaldir. Hafızlığınızın zayıflaması ile tamamen unutmak arasında bir fark görmelisiniz. Zayıflamayı bir noktaya kadar normal görebiliriz. Annesiniz. Anneliğiniz sizi yorabilir. Gerekiyorsa memurluğu bırakın önce. Bir de size tavsiyem, her gün yüzünden bir cüz muhakkak okuyun. Mesela öğrencileri beklerken okuyun. Bu sizin için azami yirmi beş dakika demektir. Bebeği emzirirken bile okuyabilirsiniz. Her ay bir hatim indirme durumunda ezberiniz sıfıra inmez asla. Bebeğiniz büyüyünce de bunu yavaş yavaş günde üç cüze kadar çıkarırsınız ki o zaman ezberiniz geri gelebilir. Kötü örneklerle yıkılmayın. Siz dert ederseniz Allah size bir çıkış yolu gösterir. Kendinize ve bize dua edin.
Selamünaleyküm. Evet, bayanların hafızlığında böyle bir sıkıntı yaygın olarak vardır. Bu nedenle de bazı dava büyükleri, bayanların hafızlık yapmaları yerine fıkıh ile meşgul olmalarını öncelemektedirler. Şahsen benim kanaatim de bu yöndedir. Çok ileri derecede ezber kabiliyeti olanlar dışında kızların hafızlığını birinci çalışmaları durumuna getirmemek gerektiğini düşünüyorum. Allah yardımcınız olsun, gerçekten 'Kur'an'ı unutmak' ağır bir vebaldir.Hafızlığınızın zayıflaması ile tamamen unutmak arasında bir fark görmelisiniz. Zayıflamayı bir noktaya kadar normal görebiliriz. Annesiniz. Anneliğiniz sizi yorabilir. Gerekiyorsa memurluğu bırakın önce. Bir de size tavsiyem, her gün yüzünden bir cüz muhakkak okuyun. Mesela öğrencileri beklerken okuyun. Bu sizin için azami yirmi beş dakika demektir. Bebeği emzirirken bile okuyabilirsiniz. Her ay bir hatim indirme durumunda ezberiniz sıfıra inmez asla. Bebeğiniz büyüyünce de bunu yavaş yavaş günde üç cüze kadar çıkarırsınız ki o zaman ezberiniz geri gelebilir.Kötü örneklerle yıkılmayın. Siz dert ederseniz Allah size bir çıkış yolu gösterir. Kendinize ve bize dua edin.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Tam anlamı ile bir afet yaşamışsınız. İnşaallah bunlar sizin sevap hanenizde olur. Ne edin edin annenize düşmanlık olacak bir iş yapmayın. Onun ıslahı için çok dua edin. Babanızla arasına hakem olarak girmeyin. Ona kötülük yapmayın, iyilik yapmaya da gönlünüz elvermiyorsa kenarda durun. Bir gün size muhtaç olursa ya da Rabbine dönmeyi akıl ederse annenize sahip çıkın. Onu bir kazada ölmüş gibi kabul edin ama düşman listesine koymayın. Rahmeti kâinatı hadsiz hesapsız bir şekilde kuşatan Allah Azze ve Celle, annenizden bin kere daha beterlerine bile kapısını kapatmıyor. Onun zavallı kulları olarak biz de içimize sinmese dahi kimseye kapı kapatmamayı tercih etmemiz gerekir. Hele sizi doğuran bir kadın için bunu öncelikli olarak düşünmeye gayret edim. Tahmin edebiliyorum böyle bir şey sizin için çok zor olacaktır. Olsun varsın zor olsun, siz zor olan da olsa Rabbinizin rızasına daha yakın olanı yapmaya çalışın. Annenizi sık sık gündem yaparak kardeşler arasında birbirinize nefret aşısı yapmayın. Size sabırlar dilerim Rabbimden. Biiznillah bu sıkıntınız da sizin ecir hanenize yazılacaktır. Kalbinizi huzurlu tutun.
Kızım, böyle BETERİN İYİSİNE RAZI OLMAK mantığını terk etmelisin. Hayat böyle yaşanmaz. En iyisini ara, en iyisini bulmak için gerekeni yap. Öncelikli olarak bir psikologla durumu değerlendirmeni tavsiye ederim sana. İbadetlerini artır ve ezber bildiğin yerleri kuvvetlendir. Her şeyi duyma ve görme. Göreceksin bir zaman sonra kendini daha huzurlu hissedeceksin biiznillah.
Kızım, Allah yardımcın olsun. Sana kısa ve öz nasihatlerim olacak: Anne babana yaptığın hizmeti, namaz gibi bir ibadet olarak gör. Onlardan bir karşılık bekleme, Allah’tan bekle. Asla onların arasındaki tartışmaya taraf olma. Senin kalbinde haklısın belli olsa da sen bunu dillendirme. Sen onlar tartışırken sağır ol, kör ol. Özelde iken kiminle isen ona alaka göster, onu özel sevdiğini hissettir ama öbürüne laf taşıyabileceği açıklar verme. Öyle veya böyle bir gözün görmesin, bir kulağın duymasın. Bir şey olmuyormuş gibi davranmaya alış. Kaldıramayacağın yükün altına girmiş gibi olmamalısın. Senin özel hayatın, muhtemel sıkıntılarınla anne babandan kaynaklanan sıkıntıları karşılaştırma. Şöyle anla bunu: Başın ağrıyorken miden de acıktı ise yemek ve ağrı önünde birleşik olarak durmasın; sorunu çözmekten ürker ve ezilirsin. Sorunlara tek tek temas et. Bu zor bir şey değildir. Planlarsan yaparsın biiznillah. Ara sıra tek başına kalmayı, balkonda çay içmeyi, bir arkadaşınla telefonla da olsa görüşmeyi ihmal etme. Ciğerlerin ve beynin ara sıra temiz hava alsın. Özel dua vakitleri ayarla. Haftanın belli bir gününde aksatmadan ama aynı saatte özel odanda bir saatlik dua vakti ayarla: Özel abdest al. İki rekât namaz kıl. Bir sayfa Kur'an oku. Güzel bir tevbe/istiğfar yap. Belli bir sayıda salavat getir. Belli bir sayıda zikir yap. Sonra da özel dua yap. Bu duaya geçmişin, geleceğin, hayallerin, sıkıntıların, evlilik arzun… Neyin varsa kat. Aynı andaki dua vaktinde sözlerini tekrar tekrar söyle, tekrardan kaçınma. Bu dua vaktin ilk anda bir saati bulmayabilir, beceremeyebilirsin. Zamanla bir saat bile sana az gelecektir. Senin gibi anne baba sorunu yaşayan arkadaşların varsa onlardan bir süre uzak dur. Yaranı yarası ile birleştireceklerden uzak durmak gibi bir şey olacaktır. Anne babanın gözüne çarpmayacak şekilde özel bir not defterine dengeli notlar yaz. Abartmadan ezmeden yazmaya çalış. Mesela: “Bugün annem delirtti beni” diye bir not tutma. “Bugün annem epeyi gergindi” şeklinde not al. Böylece kendini olayların peşinden gitme düzeyinden olaylara şekil verme düzeyine kaldırmış olursun. Ailenden evde kardeşlerin varsa onlar yoksa diğer aileden sayılacak yakınlarınızdan hiç kimseye bu konularda güvenme, onların sana destek vermesini bekleme. Uzun yıllar tek başına bu sorunla mücadele etmeye hazır ol. İnşaallah huzurun yakın olur ama sen uzuna ve ağırına aday ol, daha rahat edersin. Evliliğini kafana takıyor olabilirsin. Bunda normalde haklısın da. Ama ben sana çok özel bir soru soracağım: Evlenen genç kızlar mı mutlu evlenemeyip evinde bekleyenler mi? Elbette bu sorunun cevabını sen tek başına veremezsin ama ben sana yardım edeyim: Neredeyse biri diğerinden daha kazançlı olmayan bir zamandayız. Dertlenme, yarın evlenmeye de on sene beklemeye de hazır ol. Kader seni senden iyi planlıyordur. Allah’a emanet ederim seni kızım, senin için dualar ederim, senden de dua beklerim.
ayet konusundaki diğer fetvalar
Özellikle din adına konuşanların sözlerinden anlaşılamayanı muhakkak sormalı ve izah etmesini istemeliyiz. Bunu unutmayınız. ‘Hadisler ibadet olarak okunamaz’ sözünün anlamı şudur: Namazda Kur’an ayetlerinden zamm-ı sure okunduğu gibi bir hadisi namazda okuyamayız. Çünkü hadisler Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sözleridir. Ayet ise Allah’ın sözleridir. Ayetin ibadet olarak okunduğu yerde hadis onun yerine okunmaz. Bir başka örnek olarak da mesela, bir mümin babasının kabrinde Kur’an okur ama hadis okumaz. Bu manada hadisler Kur’an ile aynı değildir. Bu sözü edilen kural da doğrudur.
Namaz içinde Türkçe veya başka bir dille bir şey konuşmak yoktur. Sadece âyet ve hadislerde geçen dualar/zikirler okunur.
Hangi insan bu zamanda dediğinizi yapabiliyor ki? O duruma gelmek bir zaman ve mücadele ister. Belki yirmi yıl sonra o noktaya geleceksiniz. O noktaya gelene kadar da yılmayacak ve usanmayacaksınız. Şeytan sizi olmuyor diye inandırarak yoldan geri çevirmek ister, siz ise ilk günkü gibi heyecanla devam edeceksiniz, olmadı veya oldu o sizin işiniz değil. Allah Teâlâ sizi ibadetleri yapar, haramlardan da kaçan görsün yeter. Siz gerisini ona bırakın. Tamam mı?
Selamünaleyküm. Hepimizin dinimizin hizmetçileriyiz. Bildiğimizin hocalarıyız. Yapabildiğimizin mücahitleriyiz. Bunu hiç unutmayasın. İhlaslı olduğun, Haddini bildiğin, Fitneye sebep olmadığın, Bilgide ve bildirmede oburlaşmadığın, Sabırlı davrandığın, Kendi farz görevlerini ihmal etmediğin, Bir bilenle istişare ile hareket ettiğin sürece iyisin, güzel yapıyorsun, mücahitsin, muallimsin biiznillah. Devam et. Allah yardımcın olsun.
Böyle bir bilgiye sahip değiliz ama okumuş olma ihtimalini pek yüksek zannederiz.
ان كنتم مؤمنين ifadesi “mü'min iseniz” olarak tercüme edilebilir. Ayetlerde ve hadislerde bir şey emrediliyorsa “onu yapın” anlamını tekit eder. Bir yasaklama varsa “onu yapmayın” anlamını tekit eder. Bu ifade yani “mü'min iseniz” sözü, kişinin kalbine hitap ettiğinde bir kabullenmeme meyli söz konusu oluyorsa “o zaman sen kâfirsin” şeklinde sonuç verir. Böyle değilse yani kabullenmeme meyli oluşmuyorsa o zaman imanın gereğinden uzak kalma anlamına gelir.