Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam. Karabük’te sizden aldığım Allah’ tan kork sana 2 cennet var nasihatiniz ufkumu açtı. Rabbim’e hamd olsun.Hocam , ben Ereğli de okuyorum.Burada ufak bir derneğimiz var. Gençler olarak en azından kendimizi muhafaza edecek çapta bir dernek.Biz burada sizden dinlediğimiz derslerden , aldığımız notlardan , öğrendiğimiz ,uyguladığımız ilimi haftada bir herkese açık ders yapıyoruz.Ayet ,hadis güzelce hazırlanıyoruz, anlattığımızı da uyguluyoruz.Kürsüye çıkmamızda bir sakınca olur mu, bu bize hastalık verir mi - şöhret gibi - (ALLAH a sığınırız). Çevredeki kardeşlerde çok istifade ediyorlar, çok açlar islama, güzel şeyler oluyor. Sizin Hadislerle Diriliş derslerinizde Sahabe radıyallahu anhüm, bildiklerinin hocasıydı, bildiğiniz hadisi aktarın demiştiniz. Biz de Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellemin huzuruna O nun hadislerini paylaşmış, ümmetin derdini kendi çapımızda yüklenmiş olmak bir işin ucundan tutmak istiyoruz.Tavsiyeleriniz nelerdir, yardımcı olursanız çok rahatlamış olacağız. Rabbim sizin gibi ufkumuzu açan hocalarımızı başımızdan eksik etmesin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam Güzel kardeşim, kimin ne dediğine göre mi yaşayacağız? Allah bize ne diyor, ona bakmamız yeterlidir. Cevap vermemizin onların ikna olması açısından bir yararı yoktur. Çünkü onlar; öğrenmek veya doğruyu araştırmak için sataşmıyorlar. Bizim onlara cevap verecek vakitte bir mümin kardeşimizin ihtiyacı ile ilgilenmemiz çok daha evladır. Kederlenmeyin, sabırlı olun. Sizin gibi bir mümin kardeşimin duasını almak benim için nimet hazinesidir. İnşaallah sizin sevginiz de sizin için sevap hazinesi gibi olur. Siz dua edin, ben size dua edeyim; boş verin gerisini. Selamünaleyküm.
Selamünaleyküm. Dinimize ve Kur'an'ımıza hizmet etmek kadar büyük bir görevimiz olamaz bizim. Bunu muhakkak yapacağız ama iki şartı da unutmayacağız: Birincisi sıhhatimizi koruyarak olacak bu hizmet. İkincisi de, kazandığımız kaybettiğimizden çok olacak. Sizin anlattığınız ortam, bu şartların oluşmadığı bir ortamı yansıtmaktadır. Evinizde daha sade bir hizmeti deneyebilirsiniz. Daha bereketli bir sonuca ulaşacağınızı umarım. Allah amelinizi kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Yapacağınız ilk iş, sizin de abla dediğiniz biri ile bulunmanızdır. Kendi kendinize çok iş yapabilirsiniz ama bereket görmezsiniz. Bu ümmet başa doğru zincir gibi ilerleyen bir ümmettir. Tek başına ya da üç kişi ile bir arada olmanın bereketi yoktur. İkinci olarak da, sonuç görmek için asla iş yapmayın. Allah rızasından başka hiçbir hedefiniz olmasın. Damla damla okyanuslar dolar merak etmeyin. Sabredin, çalışın, ecri Allah'tan bekleyin. İnsan saymayın iş sayın. Amelinizin kabul olması için çok dua edin. Biz de size dua ederiz. Allah önünüzü açık, amelinizi ihlâslı kılsın.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim; Dertliyiz ama çaresiz değiliz. Umutluyuz, dikiz biiznillah. Kardeşlerimizin varlığı içimizi açıyor, kendimizi göklerde meleklerle yarışır zannediyoruz. Size dualar ederim, dualarınızı beklerim. Unutmayın bizi, ayaklarımız kaymasın, dilimiz keke olmasın. Mü'minlerin gönlünde yer bulmak; ne büyük nimettir Rabbim, ne büyük!
ayet konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir bilgiye sahip değiliz ama okumuş olma ihtimalini pek yüksek zannederiz.
Âyet ve hadislerin umumundan anlaşılan o dur ki, ‘mü'min çatısı’ insi ve cinni topladığı gibi aynı çatı ‘ins ve cin mü'min olduklarında kardeş olmalarına da çatılık etmektedir.
Özellikle din adına konuşanların sözlerinden anlaşılamayanı muhakkak sormalı ve izah etmesini istemeliyiz. Bunu unutmayınız. ‘Hadisler ibadet olarak okunamaz’ sözünün anlamı şudur: Namazda Kur’an ayetlerinden zamm-ı sure okunduğu gibi bir hadisi namazda okuyamayız. Çünkü hadisler Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sözleridir. Ayet ise Allah’ın sözleridir. Ayetin ibadet olarak okunduğu yerde hadis onun yerine okunmaz. Bir başka örnek olarak da mesela, bir mümin babasının kabrinde Kur’an okur ama hadis okumaz. Bu manada hadisler Kur’an ile aynı değildir. Bu sözü edilen kural da doğrudur.
Şöyle bir soruma cevap ver: Maazallah sen kıpkızıl bir kafir olsa idin, Allah’ın kapısı sana açık olmayacak mı idi? Kim hatasından geri gelmek istedi de Allah Teâlâ onu kabul etmedi, kim? Önce bunu anla, zihnine kazı, ebediyyen unutma: Allah’ın kapısı açıktır, herkese açıktır. Elbette böyle büyük bir nimetin kadrini bilememek ve yılları boşa geçirmek zarardır ama asla bu durum işin sonu da değildir. Bugün Kur’an ile barışmaya ve onunla donanmış olmaya karar versen biiznillah kararında samimi olduğun sürece iyi yoldasın ve iyisin demektir. Bundan şüphe etmeyiz. Peki ne yapabilirsin? Sana örnek bir tablo çizeyim: - Önce beyninden umutsuzluğu sil. Ben dönersem hatamdan Rabbim beni kabul buyurur diye iman et. Önce beyin temizliği. Şeytanın saldırılarından korunmak, önce bu. - Kolay kolay Kur’an ezberi sıfır olmaz, erir incelir ama sıfır olmaz. Bu da şu demektir: yeniden ezbere döndüğünde olmaz bir şeyle karşılaşmayacaksın sen. Biraz uzun, biraz zor ama olabilir bir iş ile karşılaşacaksın biiznillah. - Bir hafız ve hafız yetiştirmiş hoca efendiye git. Senin durumunu bir iki gün içinde denesin, tespit etsin. Kayıbını ve takviyen için ne yapman gerektiğini ondan öğren. - Buna da imkanın olmazsa üç sahifelik surelerden birini yeniden ezberler gibi ezberlemeye çalış. Günde bir saat çalışarak bir haftada onu yani sureyi yanlışsız okuyabilirsen biiznillah iş kolay olacak demektir. Ondan sonra bana durumu yaz, yol planı yapalım. Şimdi zihnini temizle ve yola çık.
Namaz içinde Türkçe veya başka bir dille bir şey konuşmak yoktur. Sadece âyet ve hadislerde geçen dualar/zikirler okunur.
Hangi insan bu zamanda dediğinizi yapabiliyor ki? O duruma gelmek bir zaman ve mücadele ister. Belki yirmi yıl sonra o noktaya geleceksiniz. O noktaya gelene kadar da yılmayacak ve usanmayacaksınız. Şeytan sizi olmuyor diye inandırarak yoldan geri çevirmek ister, siz ise ilk günkü gibi heyecanla devam edeceksiniz, olmadı veya oldu o sizin işiniz değil. Allah Teâlâ sizi ibadetleri yapar, haramlardan da kaçan görsün yeter. Siz gerisini ona bırakın. Tamam mı?