Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben İstanbul'da üniversite okuyan bir gencim. İstanbul'da kaldığım sürece sakal bırakıyorum, tatillerde memlekete gidince de babamla sürekli bu yüzden tartışıyoruz. Babam, dini hassasiyetleri biraz eksik olan bir insan, ona bunu, sünnet olduğu için yaptığımı söylüyorum ama o bana çok ağır bir şekilde karşılık veriyor. Etrafımızdaki insanlar da benim sakallı olmamdan rahatsız ve sürekli babamı bu konuda rahatsız ediyorlar; senin oğlan Hizbullahçı mı, cemaatçi mi vb. diyerek. Babamın başka siyasi gruplarda etkinliği olduğu için bu dedikodular babama ağır geliyor, eve gelince acısını benden çıkarıyor. Sakalın benden daha mı kıymetli, benim hiç babalık hakkım yok mu, diyor. Ben bu baskılara dayanamıyorum ve sakalımı kısaltmak zorunda kalıyorum fakat bu bana çok zarar veriyor. Sakalsız iken ibadetlerimden haz alamıyorum, aynaya dahi bakamıyorum ama bu durumu da onlara anlatamıyorum. Gerçekten babamın bu konuda babalık hakkı söz konusu mu, ben nasıl bir tutum sergilemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın razı olmayacağı bir işte babaya anneye itaat etmemiz gerekmez. Kendinizi harama karşı koruyamıyorsanız hemen dönün. Babanıza karşı da nazik davranın.
Aleykümselam.Sizin babanızın kazancı hakkında yüzde yüz haramdandır diye bir kesin bilginiz olmadığına göre babanızın desteğini almanızda sakınca yoktur.
Aleykümselam. Ailenizle sürtüşmeyin, okulu bırakacaksanız o da doğal bir bırakış olsun. Dersleriniz iyi olmadığı için bırakacaksanız bırakın. Ailenizin sizden beklentilerine karşı ezilebilirisiniz. Geniş düşünmeye çalışın, sabırlı olun. Allah'ın emirlerinden taviz vermeyin. Size dualar ederiz.
Müslümanlığın örneği baban değildir. Sen Müslümanlığı onun Peygamberinden öğrenmelisin. Yarın Allah'ın huzuruna sen de baban da tek tek çıkacaksınız. Evet, baban yanlış yapıyor ama sen doğruluğun sahibi ol. Hatalı durumda olma, başka bir konuda suçlu duruma düşme, babanın yaptıklarını da kafana takma. Sabret ve onurunla yaşa. Allah yardımcın olsun.
Üzülmemek mümkün değil gerçekten. Allah Teâlâ, sabırla amel etmeye hepimizi muvaffak kılsın. Sözünü ettiğiniz tiplerin en önemli destekçisi, onları adam yerine koyup saatlerce tartışmaktır. Tartıştıkça onlar fikirlerinde kökleşirler. Mümkün olduğu kadar 'hiçbir şey yokmuş' gibi davranacaksınız. Onu kökleştirmeme gayenizi ciddi tutun. İnadın altında ezilip gitmesin. Babanız da sakın beddua etmesin. Böylelerinin bir iki yılda düzelmesi neredeyse hayaldir. Yıllar süren bir sabır maratonuna hazır olun. Onunla bu konuları görüşme yerine aile için diğer konuları, memleket konularını görüşün. O açarsa da siz hemen değiştirin. Yapacak çok bir şeyiniz yoktur; iyi bir sabır, güzel bir dua ve görmeyen bir göz duymayan bir kulak sahibi olmak. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ sana yardım etsin, hepimizin akıbetini iman üzere kılsın. Yazınızı okuyunca teessüf ettim, kahroldum ama yapabileceğimiz bir şey yoktur. Sen babanın durumu ile alakalı şunları yapabilirsin: Bu durumu bir ibret konusu olarak gör; kimse garantili değil bunu anla. Ateşle biraz da oynanmaz çok da oynanmaz diye bil. Küçük bir hatanın nasıl derin bir uçuruma dönüştüğünü gör. Bu da seni bir çevre seçiciliğine götürsün. Babanın hidayeti için dua etmeyi hiç unutma. Babana karşı da babalığın hakkı olan görevlerini yerine getir. Onun dinini terk etmiş olması ile senin onun çocuğu olmanı ayırmayı becer. Allah yardımcın olsun.
baba rızası konusundaki diğer fetvalar
Dünya sizinle evlenecek eş adayı ile doludur. Belki milyonlarca eş adayınız vardır. Ama bir tane babanız var. Babanız yanlış bir tutum içinde bile olsa, onu kırmamanız gerekir. Nihayetinde o babanızdır. Hemen ondan özür dileyin, ellerini öpün. Gönlü düzelsin. Belki evlenip mutlu olursunuz ama birkaç günü geçmez, zehir gibi bir evde yaşamaya mahkûm olursunuz. Baba ahı Peygamber aleyhisselam ahı gibidir. Dengeli düşünün, duygularınıza esir olmayın.
Selamünaleyküm. Yaşınız çok ilerlemiş yani evlilik farz duruma gelmiş bir durumda değilsiniz. Dolayısıyla babanızın reddettiği bir evlilği yapacak ruhsat seviyesinde görünmüyorsunuz. Babanızın yaptığı bir cahilliktir. Yine de sizin babanızı üzecek bir iş yapmanız doğru olmaz. Ömrünüzün sonuna kadar sıkıntı çekersiniz. Bilerek huzurunuzun kaçacağı bir işi yapmayın; kapatın o dosyayı yeni bir nasip için bekleyin.
Selamünaleyküm. Bekarsanız babanıza itaat edin, evlenince eşinizin onayıyla yapabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu tavrıyla babanız sizin adınıza daha iyisini tercih etme tavrını gösteriyor ama engel olmuyor. Sorumluluk almam demek istiyor. Bu bir izindir. Evlenmenizde hiçbir sakınca yoktur. Diğer şartları kollayın.
Aleykümselam. Bu durumun soruşturulacak bir yanı yoktur. Babanız ne düşünür bilmem ama iffeti darbelenmemiş insan olmanın üstünde bir okul bilmiyorum ben. Bilmeyeceğim de inşaallah. Babanıza durumu daha net ve daha kati olarak anlatın. Sakın kaçak bir iş de yapmayın.
Bu durumu tam olarak bir afet kabul edebilirsiniz. Babanızın yaptığına cahillik demek zorundayım. Babanızı da kardeşinizi de terk edemezsiniz. Babanız ağır şart getiriyorsa, kardeşinizle bağınızı babanıza rağmen devam ettireceksiniz. Babanızı da bundan haberdar etmeyeceksiniz. Buradaki tutumunuz yalan sayılmaz. Allah yardımcınız olsun.