Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim babam dinsiz oldu. İslâm âlimi görünümlü sapıkları dinleye dinleye küfre girdi. On senede adım adım inkâra gitti. Başta mezhepleri inkâr sonra İmam Buhari gibi İslam büyüklerine küfürlerle devam etti. Hadisleri inkâr ve en sonunda Kur'an’ı da inkâr etti. “Muhammed kendine Tevrat’tan ve İncil’den din uydurmuş. Altı yaşındaki kızla evlenen bir sapık.” diyor haşa. Şu kelimeleri yazarken bile elim titriyor ama babam pervasızca söyleyebiliyor. Çok üzülüyorum ama elimden bir şey gelmiyor. Allah’ın hidayet vereceğini de zannetmiyorum çünkü benim babam hidayet istemiyor. Ne yapayım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin böyle bir baba gören ilk çocuk olmadığınızı iyi bilin. Bu bir fitnedir, imtihandır. Sizi de böyle sınamayı dilemiştir Allah Teala; gayret edip bu sınavı kazanmalısınız. a- Asla babanızın şirk ve haram olan bir emrine itaat etmeyin, yardım etmeyin. Sizden böyle bir şey isterse nezaketle karşı durun. Ama seviyenizi kesinlikle düşürmeyin. b- Evlat olarak, babanızın babalığını inkâr edemezsiniz. İnkâr etmedikçe de babanızın evladı olarak yapmanız gerekenleri istemeyerek, hoşlanmayarak da olsa yapacaksınız. Mesela hastalanınca ilgileneceksiniz. Ama o, sizden bir şey beklemediği sürece siz bir şey yapmak zorunda değilsiniz. c- Hidayeti için dua etmeye devam edin. Onun kötülüğünü uluorta konuşmayın. Zira siz, onu kötü olarak konuştukça kendinizi de yıprattığınız gibi şeytanın da işini kolaylaştırmaktasınız. d- Annenize sahip çıkın. Onun yanında olun, duasını alın. Fakat, ikisinin arasında hakem ya da savcılık rolüne bürünmeyin. Annenizi mesela döverken annenizi kurtarmaya çalışın ama babanızı ezerek olmasın bu. Çok sabırlı olun; sabrınız sayesinde bu sıkıntınız sevaba dönüşsün. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Kimse kimsenin hidayetini yönlendiremez. Peygamberlerin bile en çok sevdiklerinin hidayetlerine vesile olamadıkları olmuştur. Biz, en mükemmeli isteriz, hüküm Allah'ındır. O ne dilerse olacak olan odur. Siz, bir kere sabırlı olun. Asla vazgeçmeyin, yılmayın, yorulmayın, üşenmeyin. Aceleci olmayacaksınız. Yapacağınız en iyi şey, insanlıkta onların gözünde kusursuz olmaktır. Böylece senin üzerinden güzeli ve iyiyi görme fırsatını bulmuş olacaklar ama bu uzun vadede olur. Sabreden kazanır, kanun budur. Dua etmeyi de unutmayasın.
Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.
Üzülmemek mümkün değil gerçekten. Allah Teâlâ, sabırla amel etmeye hepimizi muvaffak kılsın. Sözünü ettiğiniz tiplerin en önemli destekçisi, onları adam yerine koyup saatlerce tartışmaktır. Tartıştıkça onlar fikirlerinde kökleşirler. Mümkün olduğu kadar 'hiçbir şey yokmuş' gibi davranacaksınız. Onu kökleştirmeme gayenizi ciddi tutun. İnadın altında ezilip gitmesin. Babanız da sakın beddua etmesin. Böylelerinin bir iki yılda düzelmesi neredeyse hayaldir. Yıllar süren bir sabır maratonuna hazır olun. Onunla bu konuları görüşme yerine aile için diğer konuları, memleket konularını görüşün. O açarsa da siz hemen değiştirin. Yapacak çok bir şeyiniz yoktur; iyi bir sabır, güzel bir dua ve görmeyen bir göz duymayan bir kulak sahibi olmak. Allah'a emanet olun.
1- Anne babanızın size karşı tutumu ne olursa olsun sizin onlara EN İYİ EVLAT muamelesi yapmanız gerekiyor. 2- Bu yaptığınız ibadettir. Nasıl ibadetler bizim zevklerimize göre belirlenmiyorsa bu da sizin hoşlanmadığınız şekilde yürüyebilir ama siz ecir kazanacaksınız. Muhakkak kazanacaksınız. 3- Sıkıntınız artarak devam edebilir. bu ecrinizin de artacağını gösterir. Ecrinizin artacağı sürece girmeniz, bir önceki süreçten kazandığınızın işaretidir. 4- Böyle bir süreci yaşamasanız Allah Teala, muhakkak sizi başka bir şeyle imtihan edecekti. Çünkü hayat imtihandır. Asla yılmayın, sabredin kazanın. Allah işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Aşırılık ithamı ve yalnız kalmak senden önceki Allah dostlarının da kaderi olmuştur. Bunu dert etmemen gerekir. Sabredemezsen şeytanı sevindirirsin. Sözünü dinletemediğin yerden, sözünü dinletebileceğin yere geç, inatlaşıp kendini yıpratma. Git gide körü körüne konuşan adam durumuna gelirsin. Sabırlı ol, yoluna devam et, abartma.
baba konusundaki diğer fetvalar
Kızım, Hayat böyle bir imtihandır. Bu imtihanların en ağırı da insanın sevdikleri ile imtihan olmasıdır. Senin babanla böyle bir süreç yaşaman üzücü elbette ama babanı o yaştan sonra değiştirebileceğini zannetmiyorsundur. Sabredip kazanmaya bak. Yazından anladığım kadarı ile biraz da sen kendini fazladan geriyorsun. Rahat olmaya bak. Allah yardımcın olsun.
Kızın kazancında babanın direkt bir hakkı olmaz. Babasına birazını veya tamamını ikram eder o ayrı bir meseledir, öylesi mümkündür.
Böyle bir konuda babana itaat etmen gerekmez. Diğer konularda evlatlığını mükemmel yap, yeterlidir.
Allah Teâlâ babanıza afiyet, size de sabır ihsan etsin. Âmin. Ana hatları ile bunayan bir kişi için bilinmesi gereken fıkıh kurallarını şöyle özetleyebiliriz: Babanızın bunamış olduğunu muhakkak doktora tespit ettirin. Tıp deyimiyle DEMANS denen hastalık neticede doktorun ilgi alanına girmektedir. Ne derece demans (bunama) içinde olduğunu doktor kararlaştırmalıdır. Siz çocukları olarak bu kararı vermeyin. Bunama (demans) birden çok evreden oluşuyor. Hafif, orta ve ileri evrelerine göre hüküm de değişecektir. Doktor size bu evrelerden hangisinde olduğunu söylesin. Eğer babanızın bunama durumu hafif bunama ise onun ibadetleri açısından bir farklılık olmayacaktır. Unuttuğu veya yanlış yaptığı olursa onu düzelteceği kabul edilerek ibadet hayatına devam eder. Orta evrede ise bunaması bu durumda bazen iyi bazen da kendini kaybetmiş bir durumda demektir. Bu durumdaki biri için iyi olduğu zamanlarda ibadetlerini yapsın şeklinde bir özetleme yapabiliriz. Eğer bunama son evrede ise ibadet yükümlülüğü de kalkmış demektir. Bu durumdaki bir Müslüman için namaz gibi bedeni ibadetler, hac, kurban ve zekât gibi mali ibadetlerin hükmü Hanefi mezhebi ölçülerinde aynıdır. Böyle birinin ekonomik uygulamaları, hibe yapması gibi mali işlemleri ise özellikle ikinci ve üçüncü evredeki bunamışlar için ancak vasi yani onun adına işlerini gören biri yoluyla olmalıdır. Bu da ya mahkeme kararı ile ya da aile meclisinin onayı ile yapılabilir. Birinci evredekiler için ise büyük harcamalar, zarar oluşturacak nitelikteki işler olarak ayrım yaparız. Evlilik ve boşama gibi işleri ise kesinlikle tek başına bırakılmamalıdır. Özellikle ikinci ve üçüncü evredekiler için tek başına karar veremez olduğu bilinmelidir.
Babanızın getirdiğini yemeniz daha iyi gibidir.
Hayır, bulunamaz diye bir şey yoktur. “Bulunmasa da olabilir” şeklindedir doğru olan.