Fetva Meclisi
Soru
Biz yetişkin ikimiz evli üç erkek kardeşiz. Babamız emekli büyük bir bahçesi var. Babam bizi orda tatil günleri çalıştırmak istiyor, bizimde ne hevesimiz var nede beden olarak bahçe işine müsayitiz. Babamda memnuniyetsiz ve asabi biri, gücümüz yettiğince çalışsak ta ne anamız nede biz babamı memnun edemiyoruz. Diğer iki kardeşim babamla beraber oturuyor ben ayrıyım. Bahçeden de bana bir gelir söz konusu değil. Beklenti içinde olmadığımı babama da diyorum gitmek istemediğim için babaya itatsizlik olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Babanızın yaptığı iş, yüzeysel olarak itiraz edilmeyecek bir iş ise de bu durum onun hesabını zorlaştıracak bir iştir. Siz kardeşlerinizin de hakkını gözetmeye çalışın. Ya da gönüllerini alın, babanıza da iyiliğiniz dokunmuş olsun.
Baba muhtaç ve oğlu da verebilecek imkâna sahip olduğu hâlde vermezse oğlu vebale girer. Babanın yaptığı dua da yerini bulur. Baba muhtaç olmadığı hâlde birinci dereceden zorunlu olmayan bir şeyi oğlundan ister de oğlu da onu yapmazsa ve özellikle de sizde olduğu gibi imkânı olmadığı için yapamazsa babanın bir hakkı olmaz, yaptığı bedduası da biiznillah tutmaz. Siz babanızın hizmetinde olmaya elinizden geldiği kadar devam edin. Bu kırgınlığı unutmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Dışa karşı babanızın onurunu koruyun. İçeride ona asi olmayın. Kendinizi de ezdirmeyin. Maaşınızın bir bölümünü ona vermeyecek bir yol bulabilirsiniz. Onun hataları onun hesabını vereceği şeyler olsun, siz temiz kalın.
Çocuğun babaya hizmeti Allah’ın rızası için şart olan işlerindendir. Yaşlılar gençlerin derdini anlamazlar genelde. Gençler de bir gün yaşlanıp onlar gibi olacaklarını anlamazlar. Bunun ortası bulunabilir. Babanız babasını ne yapabilir sizce? Neden, onlar mı biz mi diye ayrım yapıyorsunuz da beraber olmanın asgari kolaylığını araştırmıyorsunuz? Babanız babasını bırakıp sizinle gitse, o psikoloji ile sizinle de huzurlu bir tatil yapamaz ki?
Annenize bakmak erkek kardeşlerinizin görevidir. Siz sevap kazanacak bir kapı olarak görüp hizmet edeceksiniz elbette. Keşke onun elindeki paraya hiç bakmadan bu işi yapabilseniz. Eşinizden de rica edin, o da böyle düşünmeye çalışsın. Ciddi bir ihtiyacınız yoksa bırakın kadını dilediği gibi yapsın. O yaşta onu değiştiremezsiniz. O her işi doğru yaptığını düşünüyordur. Sevabınızı azaltmayın. Allah yardımcınız olsun.
Diğer kardeşler razı ise babanın veya annenin çocuklarından birine makul bir gerekçe ile farklı bir muamele yapmasında sakınca olmaz.
babaya itaat konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Babanın emrine itaat etmiş olmak için gönderebilirsin. Kardeşinin açık bir hatasını görünceye kadar gönderirsin ama bunu baban emrettiği için yap.
Selamünaleyküm. Baba rızası her şeyden öne geçmelidir. Araba dâhil onun istediği bir şeyi almak senin lehinedir. Ancak keyfî ve gereksiz bir şeyi almanız ya da sizin çocuklarınızın rızkını kesip almanız da gerekmez ama siz tatlı dilinizi bozmayın, sabırsız olmayın.
Selamünaleyküm. Adeta siz başınızın çaresine bakmak zorunda olduğunuz gibi o da başının çaresine bakmalıdır. Eğer onun için farz durumda değilse çaba göstermeyecek ipe un serecektir. Sizin derdiniz sizi rahatsız edeceği için siz başınızın çaresine bakacak, gerekiyorsa başka birini arayacaksınız. Bu kadar basit, bir kişiye kilitlenmeye gerek yoktur.
Aleykümselam. Allah size sabır versin. Evet, tam anlamıyla bir imtihan içindesiniz. Eşiniz ve siz, zalim olmayın, onlara bilerek zulmetmeyin yeter sizin için. Böyle bir hata ederseniz de helallik isteyin, hatayı telafi etmeye çalışın, gerisini Allah’ın mağfiretine havale edin. Şeytan sizi ve ailenizin fertlerini geçmişin sıkıntıları ile oyalamasın. Evinizi farklı bir yere taşımanız da mümkündür. Fitneden uzak kalmanız daha da uygun olur. Eşiniz, babasının acil bir hizmeti olursa onu görür. Size tavsiyem, aile büyüklerinizden aklı başında birini kendinize danışman olarak belirleyin. Sizin adınıza bu tartışmaları o yürütsün. Allah’a emanet olun.
Aleykümselam. Oy vermeyi mü'min olarak, imanımızla alakalı görürüz. Demokrasinin sandığına tenezzül etmemek bir tercihimiz olabilir. Oy vermek de belli bir fıkhî gerekçe ile tercihimiz olabilir. Her iki durumda da MÜMİN KİMLİĞİMİZ GEREĞİ yaptığımız bir iştir. Namazı mü'min olduğumuz için kıldığımız gibi. Bir mü'min reşid oduktan sonra kimsenin talimatı ile iş yapmaz. Hakkı hak olduğu için yerine getirir. Namazda da oy kullanmakta da. Kıyamet günü 'babamın hatırı için namaz kılmamıştım.' denemeyeceği gibi oyda da öyle bir gerekçe kullanılamaz. Bu arada babanızla da cedelleşmemeyi ilke edinmelisiniz.
Aç ve açıkta olmak tehlikesi söz konusu olmadıkça kimsenin hatırı için harama girilmez.