Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben bir derneğe bağış yapmak için hesap numaralarını istedim ama Almanya’dan Türkiye’ye para göndermek zahmetli ve ücret kesiyor. Başka bir yere bağışlarım diye düşündüm ama o derneğe de en kısa zamanda ödeyeceğim inşallah dedim. Böyle söyleyerek söz mü vermiş oldum? Bu olaydan sonra kuzenim telefonumda mesajları görünce tanımadığım bir derneğe para yollayacağım için bana kızdı. İnanması için yemin ettim yollamadım diye, şimdi parayı sözümü tutmak için yollarsam yeminimi bozmuş mu olurum? Parayı yollamaktan da korkuyorum çünkü bu derneğin tam olarak niyetini bilmiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Adak yapılan şey değiştirilemez. Adak olmayan işlerde ise A için düşünülen bir şeyin B için yapılmasında sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Bu alanda ücret almanın bir sakıncası yoktur. Eğer sizden başka öğretebilecek kimse bulunmazsa o zaman size farzı ayın olurdu ki ücret isteyemezdiniz. Ücret alın ama hakkını da verin.
Aleykümselam. Fıkıh olarak zekât kullanmanın farkını bilen ve bildiği ile amel ettiğine inandığınız bir kuruma sizin adınıza kullanılmak üzere zekât gönderebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Kalbiniz rahat ise, dedeniz onu faizli paradan verdi diye iade etmeniz gerekmez. Dedeniz yaşıyorsa ona durumu iletin, müdahale etsin. Yoksa siz, onlara vebale girmemelerini durumun böyle olduğunu anlatın ve işinize bakın.
Selamünaleyküm. Yardım derneği böyle bir parayı kullanabilir.
O günkü mesela dolar üzerinden bir fiyat belirlemesi yap ve onu benzer bir kuruma bağışla. Sonra da bu hata için istiğfar et.
bağış konusundaki diğer fetvalar
Bu konudaki kararda tıbbi kurallara bakılmalıdır. Tıbben “öldü” dendiğinde zaten dışarıdan bir gözle “ölmemiştir” demek mümkün değildir. Bu durumda iken de organlara işlem yapılması açısından ön kurallar sağlanmış ise müdahale yapılabilir.
Fıkıh kurallarına göre bir vakfı vakfedenin vakfa getirdiği şart, koyduğu kural kanun gibidir. O şarta sadık kalınmalıdır. Eğer vakfeden sadece Kur'an hafızları kullanacak dedi ise köy adına da olsa başka işler için kullanılamaz. Vakfeden esnek bir şart getirdi ise hayırlı her iş için kullanılabilir.
Bir insan mirasçıların mirası nasıl paylaşacaklarına etki edemeyeceği gibi mirasçılardan birine de vasiyet veremez.
Bu mesele kadim kitaplarımızda direkt geçmeyen bir meseledir, yeni gelişen tıp imkânları ile yapılabilmektedir. Muasır fakihlerin bir bölümü böbrek naklini caiz görmüşlerdir ama özellikle bazı şartların gerçekleşmesini de şart koşmuşlardır. Böbrek kaybı yaşayan için bütün tıbbi alternatifler bitmiş ve nakil son çare olarak kalmış olmalıdır. Bu nakille elde edilecek yarar muhtemel zararlardan fazla olmalıdır. Nakille beraber iyileşme ihtimali uzmanlarca yüksek görülmelidir. Böbrek verecek olan için bir tehlike söz konusu olmamalıdır. Böbrek, mükellef (akıllı ve baliğ) birisinin olmalıdır. Baskı ile alınmamalı, hür iradesi ile vermelidir. Böbrek nakli asla böbreği alınana ücret verilme şeklinde olmamalıdır. Ölüm veya kaza nedeniyle birisinden nakil yapılacağı zaman ölümü kesinleşmiş olmalı, ondan sonra böbrek alınmalıdır. Ölenden nakil yapılacaksa kendisinin ölmeden önce resmi bir bağış yapması ya da varislerinin bağış yapmaları şarttır.
İnsanların birbirlerine yardımcı olmalarını emreden ve buna sevap vaat eden bir dinimiz vardır. İnsanın yardıma muhtaç olduğu her şey yardım edene sevap vaat edilen konudur biiznillah. Bir ünite kanın bir kasa dolusu para yardımından çok daha değerli ve acil olduğu bir zamanda kan bağışı sadakadır, insanlıktır, sevaptır Allah’ın izni ile. Kan verilen kişinin dini de önemli değildir, insan olması ona yardım edilmesi için yeterlidir.
Vakıfların hizmetlerinin reklamının yapılması sizin açınızdan bir iştir ve helaldir. Samimi bir çalışma yaparak ücretinizi de alabilirsiniz, umarız bundan sevap da kazanırsınız. Vakıfların böyle bir reklam yaptırırken: a. Asla yalan ve aldatma olmayan bir reklam yapmaları, b. Gerçek olmayan projeleri sunmamaları, c. Ayıracakları fonun zekât ve şartlı bağışlardan olmaması, d. Şeffaf ve kayıtlı bir harcama yapmaları onların dikkat etmesi gereken inceliklerdir. Siz, bu şartlarda bir sapma ve yanlış görüyorsanız öyle bir işi almamanız takvaya yakın olmanızı sağlar.