Fetva Meclisi
Soru
Hocam kan bağışı yapmaktan sevap beklenebilir mi? Kan bağışı için para veren birinin kazandığı gibi sevap kazanılır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Kan bağışı, bu asırdaki en önemli sadakalardan biridir. İnsan için kullanılması sadaka olması için yeterlidir. Ayrıntılara girildiğinde neredeyse hiçbir konunun içinden çıkılmayabilir.
Cünüp iken kan vermek veya almanın bir sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Sevap kazanmak için hasta olmak yoktur. Tedbir almamak da vebaldir. Yine de Mü'minin ayağına batan diken bile ona ecir kaynağı olur biiznillah.
Selamünaleyküm. Niyet olarak bir sevap işlemeyi niyet edebilirsiniz, inşaallah sevap da kazanırsınız. Hacamat ise başka bir şeydir.
Dinimiz her şeyi niyete bağlamıştır. Niyet ise kulun arzusunun Allah Teâlâ tarafından samimi bulunan şeklinin adıdır. Bizim adına niyet dememizin anlamı olmuyor, Allah “kulun niyeti” diye bir şeyi kabul ediyorsa o niyet muhteşemdir, olduğu gibi kazançtır. O niyet sayesinde kul, yatağında öldüğü hâlde şehitler gibi dirilebilir kıyamet gününde. Kul, malını helal yollarla kazanıyor, o maldaki Allah’ın hakkı olanı veriyor ve kazancını Allah’ın helal ettiği alanlarda tüketmeye niyetli bulunuyorsa biiznillah onun malı o öldükten sonra onun için hayır kapısı olur.
Tavaf bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi, eda edildikten sonra biiznillah hâsıl olan sevap şu veya bu mü'min kardeşe bağışlanır. O bağışlama ile de ona hayır gideceği umulur. Genel kaide bu şekildedir. Başkasının adına niyet ederek ona özel tavafa dair açık bir delil yoktur. Tavaf edip sevabını bağışlamayı tercih edin.
bağış konusundaki diğer fetvalar
Hiç şüphesiz her kuruşu sözü edilen yere harcamak esas olmalıdır. Ne var ki, bugünkü vakıf hizmeti uygulamalarında bunu sağlamak zorlaşmıştır. Bu nedenle bir ayrıntıyı açmamız gerekmektedir: A- Toplanan yardımların size verilmesi esnasında önünüze “tamamı kuyu için olacak” şeklinde bir şart varsa o şarta aynen uymanız gerekir. Aksi takdirde farkı tazmin etmeniz üzerinize düşer. B- Böyle bir şart getirilmeden vakfa verilen paraları vakfın kuyu açmada kullanması ama o harcamalardan vakıf giderleri için de pay ayırması ya da artandan vakfa harcaması, şartsız bağışlar açısından mümkündür. Zira insanlara “kuyu açmak için” para makbuzu gösterilirken ayrıca “vakfın ayakta kalması için de” bir makbuz gösterilmesi zordur. Bağış yapanlar, şartlı bir bağış yapmadıkça bu giderlerin onun bağışından alınacağını bilmekte veya takdir etmektedirler. Bu sorunuzun cevabına “vakıf parasının suistimalini” dâhil etmediğimi bilmelisiniz. Allah Teâlâ rızasına uygun olarak iş yapmayı hepimize muvaffak kılsın.
Parayı göndermemekle hata etmiş olmazsınız. Bir mecburiyet oluşmamıştır.
Bu konudaki kararda tıbbi kurallara bakılmalıdır. Tıbben “öldü” dendiğinde zaten dışarıdan bir gözle “ölmemiştir” demek mümkün değildir. Bu durumda iken de organlara işlem yapılması açısından ön kurallar sağlanmış ise müdahale yapılabilir.
Fıkıh kurallarına göre bir vakfı vakfedenin vakfa getirdiği şart, koyduğu kural kanun gibidir. O şarta sadık kalınmalıdır. Eğer vakfeden sadece Kur'an hafızları kullanacak dedi ise köy adına da olsa başka işler için kullanılamaz. Vakfeden esnek bir şart getirdi ise hayırlı her iş için kullanılabilir.
Bir insan mirasçıların mirası nasıl paylaşacaklarına etki edemeyeceği gibi mirasçılardan birine de vasiyet veremez.
Sizi yöneten devletin kurallarına göre yaptığınız bir iş olduğu sürece o geri dönen para size helaldir. Helal olan parayı bağış da yapabilirsiniz, evde de kullanabilirsiniz. Haram olandan ise ne bağış olur ne de bir iş; onu bir başkasına fakir veya derneğe “sadaka niyeti taşımadan” verin.