Fetva Meclisi
Soru
Hocam başkasının adına niyet edilerek tavaf yapılabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kimse, nâfile tavafa başlarken bu tavafı başkası adına yapmaya niyet edebilir. Ancak kişinin kendi adına nâfile tavaf yaparak sevabını dilediği kimselere bağışlaması, âlimler tarafından daha uygun görülmüştür. (bk. İbn Nüceym, el-Bahr, 3/63-64; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/595-596)
Tavafı abdestli yapmak Hanefîlere göre vacip, diğer mezheplere göre farzdır. Tavaf esnasında abdesti bozulan kişi, Hanefî ve Şâfiîlere göre abdest alarak tavafına kaldığı yerden devam edebileceği gibi tavafını baştan başlayarak yeniden de yapabilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/497-498; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243)
Tavaf ve abdestin bir arada olması kadar tabii bir kural yoktur. Kesinlikle “gerekli değil” şeklinde anlaşılamaz. Tavaf esnasında abdestin bozulması gibi bir acil durum karşısında namazda olduğu gibi gidip abdest alıp yeniden tavaf etmek gerekmez, o haliyle tavaf tamamlanabilir denebilecek bir esneklik ise tavafta vardır. Zira âlimlerimizin bir bölümü abdesti tavaf için şart görmemişlerdir, bu noktadan istifade edilebilir. Meseleyi böyle anlayınız. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Ziyaret tavafı (farz olan tavaf), ihramlı olarak yapılabileceği gibi ihramsız olarak da yapılabilir.
Yaşayan birinin vekâleti olmadan onun adına bir ibadet yapılıp o ibadet görevi ondan düşürülemez. O şekilde yapılırsa onun adına bir sevap işlenmiş olma ihtimali olur sadece.
Rabbim ibadetinizi kabul etsin. Yıkanırken dökülen saç için bir şey gerekmez. Taramayı ise dikkatli bir şekilde yapmanız gerekir. Eğer taramadan kaynaklanan dökülme çok olursa bir fidye yani yaklaşık on riyal vermeniz yeterli olacaktır. Tavaf da umre de bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi eda edildikten sonra gelecek olan sevap şu veya bu mümin kardeşe bağışlanır. O bağışlama ile de ona sevap gitmesi umulur. Siz umrenizden veya umrenizin dışında yaptığınız tavafınızdan sonra hâsıl olan sevabı bir kişiye bağışlayın. Ve bundan da onun kazançta olmasını umun. Rabbim umrenizi en güzel ve bereketli bir şekilde tamamlamayı nasip etsin size.
hac konusundaki diğer fetvalar
Mekke’ye ihramsız girilmez. Girenin geri çıkıp tekrar ihramla girmesi gerekir. Yapmazsa ceza olarak kurban keser. Mikat sınırları dışında olanlar veya mikattan iç kısımlarda bulunanlar bulundukları yerden ihrama girerler. Mekke’de bulunan ise umre ihramı için Harem bölgesi dışına mesela Ten’im’e çıkar, oradan ihrama girer. Mekke’ye kâfirlerin girmemesi ile ilgili hüküm Medine Harem’i için geçerli değildir. Oraya yerleşmelerine izin verilmese de geçici girişlerine mani yoktur. Kudüs için de hüküm böyledir. Evet, Medine’nin de bir harem bölgesi vardır.
Hileyle bir tür kazanç elde etmek haramdır. Haram kazançtan ötürü ibadetler kabul olmaz demek yerine ibadetlerin ecri, sevabı gidebilir deriz. Hileden, yalandan ve haramdan korunmak zorundayız. Müminiz, mümin olmak bunu gerektirir.
Saç tıraşı umrenin bir parçasıdır. O olmadan umre ihramından çıkılmaz. Birinci umrenin tıraşını olmadan yapılan ikinci umre olmamıştır. İkinci umreden sonra tıraş olunca esasen birinci umre tamamlanmış olmuştur.
Bekâr olarak orada bulunmanın sakıncası olmaz. Sakınca oraya giderken ki yolculuk süresince olur. Zaten Suud vizesi de size yalnız olarak verilmez zannedersem.
Önceki dönemlerde haccın kura ile yapılmasına yönelik bir uygulama yoktur. Müslümanlar hac ibadetini çok zor şartlarda ve az sayıda denebilecek kişi ile yapıyorlardı. Allah’a hamd olsun, artık Mekke sokakları bile kalabalığımızı kaldıramayacak kadar büyük bir hac etmek isteyen Müslüman sayımız vardır. Bu durumda haccın oluşturduğu izdiham nedeniyle defalarca can ve mal güvenliği riski oluşmuştur. Hac gibi bir ibadetin cana mal olmasına karşı elbette tedbirler alınacaktır. Bir yandan mekân ve işleyiş tedbirleri alınacak diğer yandan da hacı sayısına kota getirilecektir. Bu tabiidir ve gereklidir. Adil olmak ve Suudi vatandaşlarının da kuraya katılması şartı ile kura ile haccedilmesi normaldir, gereklidir. Bunda bir kasıt aramanın anlamı yoktur.
Hacca vekil olarak giden hacı, hac esnasındaki keffaret gerektiren hatalarının cezasını kendisi öder.