İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Başkası Adına Nafile Tavaf Yapılabilir Mi?

Cevap

Bir kimse, nâfile tavafa başlarken bu tavafı başkası adına yapmaya niyet edebilir. Ancak kişinin kendi adına nâfile tavaf yaparak sevabını dilediği kimselere bağışlaması, âlimler tarafından daha uygun görülmüştür. (bk. İbn Nüceym, el-Bahr, 3/63-64; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/595-596)
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tavaf bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi, eda edildikten sonra biiznillah hâsıl olan sevap şu veya bu mü'min kardeşe bağışlanır. O bağışlama ile de ona hayır gideceği umulur. Genel kaide bu şekildedir. Başkasının adına niyet ederek ona özel tavafa dair açık bir delil yoktur. Tavaf edip sevabını bağışlamayı tercih edin.

Hocam başkasının adına niyet edilerek tavaf yapılabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefîlere göre kişi kendi adına yaptığı umrenin sevabını başkasına bağışlayabilir. Bununla birlikte başkası adına yapılan umre de geçerlidir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/215; İbn Nüceym, el-Bahr, 3/63) Mâlikîlere göre başkası yerine umre yapmak caiz olmakla birlikte mekruhtur. (Hattâb, Mevâhib, 3/3) Şâfiîlere göre ise umre yapmak farz olduğundan, umre yapmadan ölen ya da yaşlılık, müzmin hastalık gibi sebeplerle umre yapamayan kimse adına onun malından umre yapılması gerekir. (Râfiî, el-‘Azîz, 3/300; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/101; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/219) Ayrıca Şâfiîlere göre başkası adına nâfile hac yapmak caiz olduğu gibi nâfile umre yapmak da caizdir. (Mâverdî, el-Hâvî, 4/20; Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 1/457)

Başkası Adına Umre Yapılabilir Mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tavafı abdestli yapmak Hanefîlere göre vacip, diğer mezheplere göre farzdır. Tavaf esnasında abdesti bozulan kişi, Hanefî ve Şâfiîlere göre abdest alarak tavafına kaldığı yerden devam edebileceği gibi tavafını baştan başlayarak yeniden de yapabilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/497-498; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243)

Tavaf esnasında abdesti bozulan kişinin ne yapması gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşayan birinin vekâleti olmadan onun adına bir ibadet yapılıp o ibadet görevi ondan düşürülemez. O şekilde yapılırsa onun adına bir sevap işlenmiş olma ihtimali olur sadece.

Başkasından habersiz onun adına kurban kesebilir miyim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Başlanmış bir ibadet (zorunluluk derecesi ne olursa olsun) yarım bırakılmaz. Dolayısıyla bir kimse nafile bir hacca niyet edip ihrama girdikten sonra bunu (meşru sebep olsa dahi) tamamlayamazsa, ileride o haccı kaza etmesi vaciptir.

Nafile haccını bozan kişinin tekrar hac etmesi gerekiyor mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre tavafın abdestli yapılması vaciptir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/129) Kudüm veya nâfile tavafın cünüp veya âdetli olarak yapılması hâlinde dem (koyun veya keçi kesmek), abdestsiz yapılması durumunda ise her şavt için bir sadaka gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/550, 556; Mekkî, İrşâdü’s-sârî, 497-498) Ancak diğer bir görüşe göre kudüm ve nâfile tavaflar abdestsiz olarak yapılırsa tek bir sadaka gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/130; Merğînânî, el-Hidâye, 1/161; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 3/49-50; İbn Nüceym, el-Bahr, 3/21; Bilmen, İlmihâl, 390) Cünüp, âdetli veya abdestsiz olarak yapılan tavaf daha sonra iade edilirse ceza düşer. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/162) Şâfiî mezhebine göre ise hadesten tahâret, tavafın sıhhat şartı olduğundan cünüp, âdetli veya abdestsiz yapılan bütün tavaflar geçersiz olup nâfile dışındaki tavaflar yeniden yapılmalıdır. (Mâverdî, el-Hâvî, 4/144; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243)

Abdestsiz, cünüp veya âdetli olarak kudüm veya nâfile tavaf yapmanın hükmü nedir

HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre Harem sınırları içerisinde bulunan bir kimsenin, herhangi bir sebeple mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem bölgesine dönmesi hâlinde her hâlükârda ihrama girmesi gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/167; Aynî, el-Binâye, 4/162) Şâfiî mezhebine göre bir kimsenin hac veya umre yapma niyeti olmadıkça mikât yerlerini ihramlı geçmesi zorunlu değildir. (Râfiî, el-‘Azîz, 3/388; Nevevî, Ravza, 3/39, 77) Mâlikî mezhebine göre ise kısa süreliğine mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem’e dönmek isteyenlerin, gittikleri yerin Tâif gibi Mekke’ye yakın olması şartıyla Harem bölgesine dönerken ihrama girmeleri zorunlu değildir. (Hattâb, Mevâhib, 3/41; Meyyâre, ed-Dürrü’s-semîn, 505-506) Mekke’de bulunup mikât dışında kalan Tâif gibi yakın bir yere gidenler için esas olan, Harem bölgesine dönüşte ihrama girmeleridir. Ancak bu durumdaki kimseler, ihtiyaç hâlinde mikât sınırını ihramsız geçmeyi caiz görenlerin görüşüyle de amel edebilirler.

Hac ve Umre Niyetiyle Mekke’de Bulunup Mîkât Dışında Kalan Tâif Gibi Yakın Bir Y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhramlı olmamak kaydıyla veya âdet hâli dışında eşlerin Mekke ve Medine’de cinsel ilişkide bulunmalarında dinen bir sakınca yoktur. Bununla birlikte hac için ihrama giren kişinin, birinci tahallül (saç tıraşı olup ihramdan çıkma) gerçekleşse de farz olan tavaf (ziyaret tavafı) yapılana kadar devam eden cinsel ilişki yasağına riayet etmesi gerekir. Aksi takdirde ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/ 553)

Hac ve umre için Mekke ve Medine’de bulunan eşlerin cinsel ilişkide bulunmaların
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tavaf, İslâm âlimlerinin tamamına göre umrenin farzıdır. Dolayısıyla tavaf terk edilirse umre bâtıl olur ve yeniden yapılması gerekir. Sa‘y ise Hanefî mezhebine göre umrenin vâcibidir. Kişinin iradesi dışında gerçekleşen bir özür olmaksızın sa‘y terkedilirse -umre geçerli olmakla birlikte- dem gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/227; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/544) Şâfiî ve Mâlikî mezheplerine göre ise sa‘y, umrenin rüknü olduğundan umrenin tamamlanması için tavafla birlikte sa‘yin de mutlaka yapılması gerekir. (Nevevî, Ravza, 3/119; Büceyrimî, Tuhfe; 2/460; Hattâb, Mevâhib, 3/13)

Tavaf veya Sa‘yden Herhangi Biri Yapılmadan Umre Tamamlanmış Olur Mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hac veya umre ihramına girmek için gusül abdesti almak sünnettir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/480; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/233) İhramlı kimsenin ihramlı bulunduğu sürece gusül abdesti almasında bir sakınca yoktur. (Şâfiî, el-Ümm, 2/158-159; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/274) İhramdan çıkmak için ise gusül abdesti almak gerekmez. Ancak kişi, ihramdan çıktıktan sonra ter, kötü koku vb. insanı rahatsız edici durumlardan dolayı gusül abdesti veya duş alabilir.

İhrama girerken, ihramlıyken veya ihramdan çıkmak için gusletmenin hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hac, belli zaman ve mekânlarda haccetme niyeti ile edâ edilmesi gereken farz bir ibadettir. Hac ibadetinin geçerli olabilmesi için kendisine mahsus şart ve rükünlerin yerine getirilmesi gerekir. Umre ve tavaf yaparak bu şart ve rükünler yerine getirilmiş olmaz. Bu itibarla sayısı ne kadar çok olursa olsun yapılacak umre ve nâfile tavaflar, hac ibadeti yerine geçmez.

Birden çok umre veya nâfile tavaf yapmak hac ibadeti yerine geçer mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din İşleri Yüksek Kurulu, 28.02.2024 tarihinde Kurul Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman HAÇKALI başkanlığında toplandı. Hac’da Sıkça Sorulan Sorularla ilgili hazırlanan ve gündem ekinde sunulan fetvalar görüşüldü. Yapılan müzakereler neticesinde, “Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden mazeretsiz olarak bir gündüz veya gece süresince elbise giyen kişiye ne gerekir?” başlıklı sorunun ve cevabının aşağıdaki şekilde değiştirilmesine oy birliğiyle karar verildi: Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden elbise giyen kimseye ne gerekir? Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden bir gündüz veya gece süresince elbise giyen kimse, öncelikle elbiselerini çıkarıp ihram örtülerine bürünmelidir. İhramlıyken elbise giydiği için de ceza ödemesi gerekir. Hanefî mezhebine göre bir gündüz veya gece süresince hastalık vb. özür olmaksızın elbise giyen kimseye ceza olarak dem (koyun veya keçi kesmek); daha az bir süre giyen kişiye ise sadaka gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/488) Şâfiî ve Mâlikî mezhebine göre ise bu durumdaki kimse, süreye bakılmaksızın ceza olarak bir dem, üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/383; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/429-430)

Hac İçin İhrama Girdikten Sonra Henüz Birinci Tahallül Gerçekleşmeden Elbise Giy

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.