İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

İhrama girerken, ihramlıyken veya ihramdan çıkmak için gusletmenin hükmü nedir?

Cevap

Hac veya umre ihramına girmek için gusül abdesti almak sünnettir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/480; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/233) İhramlı kimsenin ihramlı bulunduğu sürece gusül abdesti almasında bir sakınca yoktur. (Şâfiî, el-Ümm, 2/158-159; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/274) İhramdan çıkmak için ise gusül abdesti almak gerekmez. Ancak kişi, ihramdan çıktıktan sonra ter, kötü koku vb. insanı rahatsız edici durumlardan dolayı gusül abdesti veya duş alabilir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhram, Mekke’ye girip umre veya hac ibadetinin gereklerini yerine getirmeye niyet etme durumudur. Bunu (erkekler) üzerindeki kıyafetlerin tamamını çıkarıp iki bez parçası ile tesettür yaparak da dış görünüşe yansıtırlar. İhrama şartlarına uygun olarak niyetlenen birisi asla hac veya umresini bitirmeden ihramdan çıkamaz. Çıktım zannederek rahat etmesi durumunda ise ihramlıya yasak olan her şey onun için devam eder. Ülkesine geri dönmüş olsa bile durum böyledir. Şu bilinmelidir ki: İhram, ona niyet edenin üstündeki o iki bez parçasının adı değildir. Onların çıkarılması ile ihramdan çıkılmış olmaz… Bir düşman saldırısı veya o anlama gelecek engel ortaya çıkarsa ihramlı bir kurban keserek ihramından çıkabilir. Hanefi fukahasına göre hastalık ve harçlığını yitirmek gibi bir durum oluşursa da a şıkkındaki gibi hareket eder. Bunun dışında ihrama girerken “olmazsa çıkarım ihramdan” demiş olsa veya olmasa hiçbir türlü ihram terk edilemez. Edilirse ihram yasaklarının her biri için bir ceza ödemesi gerekir. Zaman ne kadar geçerse geçsin bu hüküm değişmez.

Hac veya umre için ihram içinde olan biri ihramdan çıkabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Sadece 'Sünnet'e uygun olmadığı' için gusül eksik olmaz. BİLMEDEN bir yerin kuru kalması gusle mani değildir. Yeter ki bu BİLMEDEN ihmalkârlık ve umursamazlık gibi bir nedenden olmasın.

Selamünaleyküm hocam. Acelesi olmadığı halde Sünnete uygun gusletmeyenin vücudun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hac veya umre yapmak için İHRAMA GİRMEK veya İHRAMLI OLMAK bir kıyafetin adı değildir. Normal zamanlarda yapabileceğin bazı şeyleri yapmamaya niyet etmeye (kendine harem getirme anlamında) ihrama girmek denmektedir. Dilimizde “ihrama girmek” erkekler açısından dikişsiz elbise giymek için kullanılan iki parça havluya bürünmek olarak anlaşılmıştır. Kullanılan o kumaşlara da ihramlık adı verilmektedir. İhram bir ibadet değildir. Hac ve umre ibadetinin yapılmasında gereken bir araçtır. İhrama girmek niyet etmek ve telbiye getirmektir. Hac veya umre için niyet eden ve telbiye getiren kişi ihrama girmiş olur. Bu kişi erkek ise üzerindeki dikişli elbiseleri çıkarması gerekir. Çıkarmazsa hata etmiş olur. Hatanın durumuna göre de cezası olur. İhrama giren kimseye şu durumlar yasaktır: İhrama niyet etmiş biri ihramdan çıkana kadar bedeninden tüy alamaz. Saç, bıyık, sakal veya herhangi bir kılı alamaz. Makyaj malzemesi olan bir şeyi kullanamaz. Koku bile süremez. Erkekler dikişli bir elbise giyemez. Takke bile kullanamaz. Ayakkabı giyemez. Eşiyle cinsel ilişki veya onu çağrıştıracak hareketler yasaktır. Kara avı hayvanı avlamak, insanlarla tartışmak, çirkin konuşmak yasaktır. Yıkanmak, kokusuz sabun kullanmak, diş çektirmek, kan aldırmak, iğne yaptırmak, çiçek koklamak, kemer bağlamak, kol saati kullanmak, çanta kullanmak, baş açık kalacak şekilde battaniye ile örtünmek, zararlı hayvanları öldürmek yasak değildir. İhram yasaklarından biri işlendiğinde yasağın durumuna göre de cezaları vardır: İhramlı iken Arafat vakfesinden önce cinsel ilişkiye girmek haccı bozar. O hac tamamlanır ama ileriki yıllarda yeniden yapılması gerekir. Bu yanlıştan dolayı da küçükbaş hayvan kurban edilir. Arafat vakfesinden sonra ama tıraş olmadan önce cinsel ilişkiye girilirse hac iptal olmaz ama büyükbaş hayvan kurban edilmesi gerekir. Umre için ihram giyen biri tavafı yapmadan cinsel ilişkiye girerse umresi boş olur. O umreyi tamamlar ama sonra da küçükbaş bir kurban keser. Süslenme, koku kullanma, elbise giyme, tıraş olma gibi bir suç işlendiğinde ise kurban veya sadaka gerekir. Mesela başını gün boyu örttü ise küçükbaş hayvan kurban eder. Kısa bir zaman örttü ise sadaka verir. İhramda iken bu yasakların unutarak veya ihmal gibi bir sebeple yapılması cezayı değiştirmez, hata işlendi ise ceza ne ise onu yerine getirir.

Hocam hac ve umre yaparken ihram kıyafetleri başka bir renk olamaz mı? İhramlı o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gusül; cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hâllerinin giderilmesi için ağız ve burun dâhil bütün bedeni yıkamak suretiyle yapılan hususi temizlik demektir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Eğer cünüp iseniz, iyice temizlenin (yıkanın).” (en-Nisâ, 4/43; el-Mâide, 5/6) buyrulmaktadır. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetinde de ihtilam olma veya cinsel ilişki sonucu cünüplük hâlinde veya hayız ve nifas sonrasında gusletmek emredilmiştir. (Buhârî, Gusül, 22, 28 [282, 291]; Müslim, Hayız, 87-88 [348-349]; Ebû Dâvûd, Tahâret, 118, 127 [314, 359]) Gusül abdesti ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak, burna su çekmek ve bütün vücudu hiç kuru yer bırakmayacak şekilde yıkamak suretiyle alınır. Burada sayılan işlemler Hanefîlere göre guslün farzlarıdır. Birinin eksik bırakılması hâlinde gusül geçersiz olur. Guslün bu farzlarından başka bir de sünnetleri vardır. Sünnetleri de yerine getirilerek gusül şöyle alınır: Gusletmek isteyen kimse niyet ederek besmele çeker. Ellerini yıkar, vücudunda bir necaset/maddî kirlilik var ise onu temizler, avret yerlerini yıkar. Sonra sağ eli ile üç defa ağzına su vererek iyice çalkalar, daha sonra üç defa burnuna su çekerek temizler ve namaz abdesti gibi abdestini tamamlar. Sonra da vücudunun her tarafını iyice yıkar. Guslettiği yerde su birikiyorsa, son olarak ayaklarını yıkayıp guslünü tamamlar.

Gusül (boy abdesti) ne zaman gereklidir ve sünnete uygun gusül abdesti nasıl alı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhram, hac ve umre ibadetini yapmaya niyet etmek ve telbiye getirmektir. Hanefîlere göre niyet ve telbiye, ihramın rüknüdür. Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise niyet, ihramın rüknü olup telbiye getirmek sünnettir. Dolayısıyla bu mezheplere göre hac veya umreye niyet eden fakat telbiye getirmeyen kişi ihrama girmiş sayılır. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/135; İbn Cüzey, el-Kavânîn, 87; İbn Kudâme, el-Kâfî, 1/483; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/233) Niyette esas olan, kalben yapılması olmakla birlikte dil ile söylemek evlâdır. Telbiyeyi zaman zaman tekrarlamak ise sünnettir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/434; Şeyhîzâde, Mecma‘u’l-enhur,1/267-268, 270) İhrama giren kimseye sair zamanlarda mubah olan bazı fiilleri yapmak, ihramlı olduğu müddetçe yasak hâle gelir. Bunlara ihram yasakları denir. İhrama girdikten sonra erkekler için elbise giyme yasağı başladığından erkeklerin izâr ve ridâ denilen ihram örtülerine bürünmeleri gerekir. Kadınların ihrama girdikten sonra bürünmesi gereken özel bir kıyafet bulunmayıp sadece yüzlerini açık tutmaları yeterlidir.

İhram ne demektir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebine göre ise hac veya umre yapmak amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişinin, mikâttan ihramlı geçmesi gerekir. Hac veya umreye giderken sebebi ne olursa olsun ihrama girmeksizin mikât sınırından geçen kişi, henüz hac menâsikinden birine başlamadan önce geri dönüp âfâkîler için olan bir mikât mahallinden ihrama girerek tekrar içeri girerse bir ceza gerekmez. Geri dönmezse Hanefîlere göre bulunduğu yerden ihrama girer ve bir koyun veya keçi kurban eder. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/164-165; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/10-14) Buna “ceza hedyi” denir. Bu tür kurbanlar, Harem sınırları içinde kesilmek kaydıyla kurban bayramı günlerinde kesilebileceği gibi diğer günlerde de kesilebilir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/181; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/499)

İhramsız olarak Mekke’ye girmenin hükmü nedir?

HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre Harem sınırları içerisinde bulunan bir kimsenin, herhangi bir sebeple mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem bölgesine dönmesi hâlinde her hâlükârda ihrama girmesi gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 4/167; Aynî, el-Binâye, 4/162) Şâfiî mezhebine göre bir kimsenin hac veya umre yapma niyeti olmadıkça mikât yerlerini ihramlı geçmesi zorunlu değildir. (Râfiî, el-‘Azîz, 3/388; Nevevî, Ravza, 3/39, 77) Mâlikî mezhebine göre ise kısa süreliğine mikât sınırları dışına çıkıp tekrar Harem’e dönmek isteyenlerin, gittikleri yerin Tâif gibi Mekke’ye yakın olması şartıyla Harem bölgesine dönerken ihrama girmeleri zorunlu değildir. (Hattâb, Mevâhib, 3/41; Meyyâre, ed-Dürrü’s-semîn, 505-506) Mekke’de bulunup mikât dışında kalan Tâif gibi yakın bir yere gidenler için esas olan, Harem bölgesine dönüşte ihrama girmeleridir. Ancak bu durumdaki kimseler, ihtiyaç hâlinde mikât sınırını ihramsız geçmeyi caiz görenlerin görüşüyle de amel edebilirler.

Hac ve Umre Niyetiyle Mekke’de Bulunup Mîkât Dışında Kalan Tâif Gibi Yakın Bir Y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din İşleri Yüksek Kurulu, 28.02.2024 tarihinde Kurul Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman HAÇKALI başkanlığında toplandı. Hac’da Sıkça Sorulan Sorularla ilgili hazırlanan ve gündem ekinde sunulan fetvalar görüşüldü. Yapılan müzakereler neticesinde, “Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden mazeretsiz olarak bir gündüz veya gece süresince elbise giyen kişiye ne gerekir?” başlıklı sorunun ve cevabının aşağıdaki şekilde değiştirilmesine oy birliğiyle karar verildi: Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden elbise giyen kimseye ne gerekir? Hac için ihrama girdikten sonra henüz birinci tahallül gerçekleşmeden bir gündüz veya gece süresince elbise giyen kimse, öncelikle elbiselerini çıkarıp ihram örtülerine bürünmelidir. İhramlıyken elbise giydiği için de ceza ödemesi gerekir. Hanefî mezhebine göre bir gündüz veya gece süresince hastalık vb. özür olmaksızın elbise giyen kimseye ceza olarak dem (koyun veya keçi kesmek); daha az bir süre giyen kişiye ise sadaka gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/488) Şâfiî ve Mâlikî mezhebine göre ise bu durumdaki kimse, süreye bakılmaksızın ceza olarak bir dem, üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/383; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/429-430)

Hac İçin İhrama Girdikten Sonra Henüz Birinci Tahallül Gerçekleşmeden Elbise Giy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kimse, nâfile tavafa başlarken bu tavafı başkası adına yapmaya niyet edebilir. Ancak kişinin kendi adına nâfile tavaf yaparak sevabını dilediği kimselere bağışlaması, âlimler tarafından daha uygun görülmüştür. (bk. İbn Nüceym, el-Bahr, 3/63-64; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/595-596)

Başkası Adına Nafile Tavaf Yapılabilir Mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhramlı olmamak kaydıyla veya âdet hâli dışında eşlerin Mekke ve Medine’de cinsel ilişkide bulunmalarında dinen bir sakınca yoktur. Bununla birlikte hac için ihrama giren kişinin, birinci tahallül (saç tıraşı olup ihramdan çıkma) gerçekleşse de farz olan tavaf (ziyaret tavafı) yapılana kadar devam eden cinsel ilişki yasağına riayet etmesi gerekir. Aksi takdirde ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/ 553)

Hac ve umre için Mekke ve Medine’de bulunan eşlerin cinsel ilişkide bulunmaların
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tavaf, İslâm âlimlerinin tamamına göre umrenin farzıdır. Dolayısıyla tavaf terk edilirse umre bâtıl olur ve yeniden yapılması gerekir. Sa‘y ise Hanefî mezhebine göre umrenin vâcibidir. Kişinin iradesi dışında gerçekleşen bir özür olmaksızın sa‘y terkedilirse -umre geçerli olmakla birlikte- dem gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/227; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/544) Şâfiî ve Mâlikî mezheplerine göre ise sa‘y, umrenin rüknü olduğundan umrenin tamamlanması için tavafla birlikte sa‘yin de mutlaka yapılması gerekir. (Nevevî, Ravza, 3/119; Büceyrimî, Tuhfe; 2/460; Hattâb, Mevâhib, 3/13)

Tavaf veya Sa‘yden Herhangi Biri Yapılmadan Umre Tamamlanmış Olur Mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hac, belli zaman ve mekânlarda haccetme niyeti ile edâ edilmesi gereken farz bir ibadettir. Hac ibadetinin geçerli olabilmesi için kendisine mahsus şart ve rükünlerin yerine getirilmesi gerekir. Umre ve tavaf yaparak bu şart ve rükünler yerine getirilmiş olmaz. Bu itibarla sayısı ne kadar çok olursa olsun yapılacak umre ve nâfile tavaflar, hac ibadeti yerine geçmez.

Birden çok umre veya nâfile tavaf yapmak hac ibadeti yerine geçer mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.