Fetva Meclisi
Soru
Nafile haccını bozan kişinin tekrar hac etmesi gerekiyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Adak sebebiyle vâcip olan oruç bozulursa kaza edilmesi gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/128-129) Nâfile oruç ise kişiye farz veya vâcip olmadığı hâlde, isteğe bağlı olarak Ramazan ayının dışında tutulan oruçtur. Nâfile de olsa, başlanan bir ibadetin tamamlanması gerekir. Bu nedenle diğer nâfile ibadetlerde olduğu gibi bozulan nâfile orucun da kaza edilmesi Hanefîlere göre vâciptir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/125)
İmsak vakti girip sabah namazının sünneti kılındıktan sonra başka bir nafile kılmak mekruhtur.
Selamünaleyküm.Bir kere haccedenden hac farziyesi düşer; tekrar yapması gerekmez. Yolcu olan da kurban kesebilir, kesmesinde sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Nafile ibadetlerin bir sebeple bozulması durumunda iade edilmeleri vaciptir.
Hac, belli zaman ve mekânlarda haccetme niyeti ile edâ edilmesi gereken farz bir ibadettir. Hac ibadetinin geçerli olabilmesi için kendisine mahsus şart ve rükünlerin yerine getirilmesi gerekir. Umre ve tavaf yaparak bu şart ve rükünler yerine getirilmiş olmaz. Bu itibarla sayısı ne kadar çok olursa olsun yapılacak umre ve nâfile tavaflar, hac ibadeti yerine geçmez.
Temettu‘ haccı yapan kişinin, hacdan önce yaptığı ilk umreden sonra umre yapamayacağını söyleyen fakihler varsa da bazı Hanefî eserlerinde, kurban bayramı günleri dışındaki diğer günlerde umre yapmanın caiz olduğu hükmüne istinaden temettu‘ haccı yapan bir kişinin, ihramdan çıktıktan sonra nâfile tavaf yapabileceği gibi umre de yapabileceği belirtilmektedir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/537)
hac konusundaki diğer fetvalar
Mekke’ye umre yapmak için giden biri şevval ayında da gidip umre yapmış olsa hac günlerine kadar orada beklemeyip evine geri dönmesi durumunda kendisine hac farz olmaz. Mekke’ye giderken ‘hac da yaparım’ tarzında bir niyeti olursa o zaman hacca kalması söz konusu olur. Şevval ayında umre yapmanın haccı farz duruma getirmesi diye bir şey yoktur.
Hac ibadetinde bazı görevleri yapmakta aciz kalan hacı adayının o görevleri bir başka Müslüman'a vekalet vererek yaptırması yani vekaleten yaptırması mümkündür. Yalnız bu vekalet için robot uygun değildir. Zira robot insan gibi niyet edemez. Niyet ise ibadet etmeye veya ibadet edene vekalet etmeye aday olan için şarttır. Robotlar bir ibadet yapmaya ehil de değildirler. İbadet insan ile Rabbi arasında bir bağlantıdır. Robot bu bağlantı için mümkün değildir. Bu nedenle de robotların hacının ibadet olarak yaptığı şeylerde onun yerine kullanılması o ibadet açısından mümkün değildir.
Farzı yerine getirmek bakımından hepsi hactır. Allah Teala kabul buyursun. Özellikle hangisi daha iyi olur diye merak edenler için ise 'hangisini daha hatasız yapabileceksen' diye uyarırız. Kıran haccının daha faziletli olduğu kadar hatasının da daha hata olacağını bilmelisiniz.
Suud yönetiminin ne denli bir nifak içinde olduğunu konuşmaya bile gerek yoktur. Buna rağmen hac bizimdir, Mekke bizimdir, ibadetler bizimdir. Sizin endişe ettiğiniz ayrıntılara takılıp kalırsa namaz bile kılamayabiliriz, şeytan bizi kemirir durur maazallah. Kaldı ki, Suud'un hac ibadetinden ekonomik bir kazanımı olmaz. Asıl kazanımı münafıklığını güçlendirmeye yöneliktir. Her şeye rağmen papaza kızıp oruç bozamayız, farz oldu ise haccımızı yapacağız. Allah Teala kabul buyursun.
İtikadı bozuk ile ne kastediyorsunuz? Yani mü'min değil mi demek istiyorsunuz? Bu büyük bir iddia olur. Zalim, fasık, Amerikancı vs. deyin ama mü'min olup olmadığına karar verirken ahireti unutmayın. Siz şunu demiş oluyorsunuz: Allah’ın Kâbe’sinde ve Peygamberinin kabrinin yanı başında bile dinimizin en büyük ibadeti olan namaz geçerliliğini yitirmiş! O derece olabilir mi, ne dersiniz? Evet, oradakiler bize göre farklı düşünen, farklı içtihatlara sahip olan kimselerdir ama imanları ile ilgili bir fark nedir? Mesela meleklere mi inanmıyorlar? Eğer böyle bir iman eksiklikleri varsa elbette arkalarında namaz kılamazsınız. Bozukluk dediğiniz şey belli konuları farklı anlayan içtihat ayrıntıları üzerine ise siz herhalde hiçbir yerde bir imam bulup arkasında namaz kılamazsınız bu zamanda. Onlar da size dönüp ‘laiklikte sakınca görmeyenlerin arkasında namaz mı kılıyorsunuz?’ demeleri durumunda ne cevap vereceksiniz? Size tavsiyemiz şudur: İmanı, namazı ve Kâbe’yi bu kadar kolay tartışma konusu yapmayalım. Hele ırkçılık ekseninde büyütülmüş veya düşmanlarımızın besleyip içimize saldığı ayrıntılardan ötürü hiç yapmayalım. Allah Teâlâ umrenizi kabul buyursun. Âmin.
Bu durumda sen kendi malından da olsa başkasına onun adına haccetmek üzere göndermek zorundasın. Böyle bir sözleşme zaman aşımına uğramaz. Yıllar geçse de onun adına haccetme görevi senin zimmetindedir. Sözleşmenizi iptal edemezsin.