Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Aşure gününde nafile oruç tutarken hayız sebebiyle orucu bozulan biri için bu orucun kazası vacip olur mu? Olursa nasıl niyet edilmelidir? ALLAH (cc) razı olsun…
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir niyetle iki ibadet yapmak olmaz ama kazaya rağmen tutulan nafile oruç geçerlidir. Önceliği kazalara verseniz daha iyi olur.
Selamünaleyküm. Nafile oruçlarda niyeti, bir yememiş olmak şartıyla saat on birlere kadar ertelemek caizdir. Buna göre sizin orucunu da niyeti ertelenmiş bir oruç sayılır, yaptığınız caizdir.
Adak sebebiyle vâcip olan oruç bozulursa kaza edilmesi gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/128-129) Nâfile oruç ise kişiye farz veya vâcip olmadığı hâlde, isteğe bağlı olarak Ramazan ayının dışında tutulan oruçtur. Nâfile de olsa, başlanan bir ibadetin tamamlanması gerekir. Bu nedenle diğer nâfile ibadetlerde olduğu gibi bozulan nâfile orucun da kaza edilmesi Hanefîlere göre vâciptir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/125)
Selamünaleyküm. Kaza orucu farz oruç demektir. Farzlar yerine getirilirken kimseden izin alınmaz.
Selamünaleyküm. Kaza orucu farz oruç demektir. Farzlar yerine getirilirken kimseden izin alınmaz.
Selamünaleyküm. Gece namazı olarak kılındığında vitrin son olması Sünnet'e uygundur ama başka nafile namaz kılmama yönünde bir yasaklama değildir bu vakitte nafile kılınabilir.
aşure konusundaki diğer fetvalar
Ne düşündüğümü gayet açık söyledim: -Böyle bir ibadet yani yapılınca Allah'ın sevap yazdığı bir iş yoktur. Ne Kur'an'da ne Sünnet'te ne de Ebu Hanife'de yoktur. Sonradan uydurulan her şey gibi bu da bid'attir. Ama bid'at olan aşûre değil onun sevap maksatlı yenmesidir. -Eğer aşûre, Nuh aleyhisselamın hatırasına yeniliyorsa bunun adı çirkinliktir. Dokuz yüz elli senelik cihadı yapan o, tatlıyı yiyen biz ama her ikimiz de cennetteyiz. Ne güzel değil mi? Ne kolay cennet! Böyle yapa yapa bir şeyimiz kalmadı. Medine deyince zaten hurma akla geliyor. Mekke deyince de binalar... İstanbul deyince de fetih yok otel var, nerede bu dinin çetin yönleri, nerede Allah dostlarının hatıraları, kala kala onlardan bir tatlı kaldı bizim nasibimize... Bunları dedim, diyorum, diyerek öleceğim inşaallah. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Peki Uhud için hangi tatlıyı tavsiye edersiniz? Bir tufanı tatlı ile hatırlama, bu ümmetin işi olabilir mi? Siz Nuh aleyhisselamın kavminin başına geleni anlamadınız zannederim. Tufan ve tatlı! Bir kere o tatlıdaki yiyeceklerin hangisi o gün vardı sizce; gemideki yiyecekler arasında ceviz mi, badem mi, fıstık mı, gül suyu mu? Ben sizin gibi düşünmüyorum güzel kardeşim. Elbette siz düşünebilirsiniz, anlaşılmayanı da anlatırsınız ama ben sizin kadar rahat olamam. Allah yardımcımız olsun, hatalarımızı, eksiklerimizi, eksik bıraktıklarımızı mağfiret buyursun. Dualar edin bize.
Aşura isimli çorbanın/tatlının özel dinî bir anlam yüklenerek kutsanması başka şey, bir mü'minin ehline ikramda bulunması başka şeydir. Aşure yerine gayet pahalı bir tatlı ikram edilse insanlar ona o gün aynı alakayı gösteriyorlar mı? Neden göstermiyorlar? Çünkü aşure tatlısı, tatlıdan çok din eksenli bir kavram olarak kullanılmaktadır. Reddettiğimiz de budur. Bu bir ilavedir dine, asla kabul edemeyiz bunu.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin on muharremi bağladığı konu, Firavun’un boğulması konusudur. Bunun haricindekilere kaynak aramak, asıl mecrayı değiştirmek olur. İlgilenmemek gerekir.
Dinimiz Allah’ın vahyi üzerine kurulu bir dindir. Temelinde vahiy bulunan böyle bir bilgi yoktur. Bununla uğraşacak kadar boş ve hesapsız zamanımız da olmamalıdır.
Sahih sünnette böyle bir dua emrine rastlamadım. Duanın muhtevası güzel ve hoşa gider olsa da onu Peygamber aleyhisselam emretmiş gibi değerlendiremeyiz. Güzel bir dua, iyi bir iş olabilir ama “şu vakitte, şu netice için” şeklinde bir çizgi çizildiğinde aslının sünnette olmasını isteriz. Sünnette olmayan bir şeyi ise ibadet gibi kullanmak olmaz. Buna kaynak aramak da yokları saymak gibi bir şey olur.