Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Ziyaret tavafı ihramsız yapılabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Ziyaret tavafı, haccın rükünlerinden olup yapılmadıkça kişi haccını tamamlamış ve tamamen ihramdan çıkmış sayılmaz. Hacca gidip Arafat’ta vakfe yaptığı hâlde bir sağlık problemi ile karşı karşıya kalanların, öncelikli olarak farz olan bu tavafı tekerlekli sandalye veya sedye üzerinde de olsa yapmaya gayret etmeleri gerekir. Ziyaret tavafının son vakti için bir sınırlama yoktur. Ömrün sonuna kadar yapılabilir. Dolayısıyla tavaf etmeden memleketine dönen kişi, sonradan geri döner ve tavafını yaparsa ziyaret tavafı farzı yerine gelmiş olur ve bu gecikmeden dolayı da cumhura göre herhangi bir ceza gerekmez. (Mâverdî, el-Hâvî, 4/192; Kâsânî, Bedâ’i, 2/132; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/391; Ali el-Kârî, Fethu bâbi’l-‘inâye, 3/85) Fakat ziyaret tavafını yapıncaya kadar ihramdan tamamen çıkmış olmayacağından, cinsel ilişki yasağı devam eder. Bazı âlimlere göre ise Arafat vakfesinden sonra müzmin yatalak hasta olan kişiler, hiçbir şekilde tavaf yapamayıp bu şekilde ülkelerine dönmek zorunda kalmışlarsa artık tavafı bizzat yapma imkânı kalmadığı ve zaruret durumu ortaya çıktığı için bir başkasına vekâlet vererek tavafı ve haccın geriye kalan menâsikini yaptırırlar. Böylece ihramdan tamamen çıkmış ve haclarını tamamlamış olurlar. (bk. Remlî, Fetâvâ, 2/93)
Tavaf tavaftır ve ihramla ilgisi yoktur. Oradaki bu kuralı ibadet açısından değil de ahlak açısından değerlendirmek gerekir.
Tavaf bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi, eda edildikten sonra biiznillah hâsıl olan sevap şu veya bu mü'min kardeşe bağışlanır. O bağışlama ile de ona hayır gideceği umulur. Genel kaide bu şekildedir. Başkasının adına niyet ederek ona özel tavafa dair açık bir delil yoktur. Tavaf edip sevabını bağışlamayı tercih edin.
Hanefîlere göre abdestsiz, cünüp ya da âdetli olarak yapılan veya üç ya da daha az şavtı eksik olup iade edilen tavaflarda kişi ihramdan çıkmamışsa tavafı ihramlı olarak iade eder; ihramdan çıkmış ise iade için yeniden ihrama girmesi gerekmez. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/163; Zeylaî, Tebyîn, 2/60; Aynî, el-Binâye, 4/362) Umre tavafı geçersiz olarak yapıldığında, saç tıraşı olmakla ihramdan çıkılmış olmaz. Bu nedenle tavaf ve sa‘y yeniden yapılırken ihramlı olarak edâ edilir. (bk. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/517-518; İbn Cüzey, el-Kavânîn, 89; Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 1/478) Ancak saç tıraşı olmakla ihram yasağı işlenmiş olduğundan ceza gerekir.
Kadının aybaşı durumunda iken kabir ziyareti yapmasını engelleyen hiçbir hüküm yoktur.
Bir kimse, nâfile tavafa başlarken bu tavafı başkası adına yapmaya niyet edebilir. Ancak kişinin kendi adına nâfile tavaf yaparak sevabını dilediği kimselere bağışlaması, âlimler tarafından daha uygun görülmüştür. (bk. İbn Nüceym, el-Bahr, 3/63-64; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/595-596)
HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar
Tavafın abdestli olarak yapılması vâciptir. Umre tavafının tamamını veya bir kısmını, hatta bir şavtını cünüp, abdestsiz, lohusa veya âdetli olarak yapmak dem gerektirir. Ancak ihramdan çıkmadan abdestli olarak yeniden tavaf yapılması hâlinde ceza ortadan kalkar. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/162) Şâfiî mezhebine göre ise abdestsiz yapılan tavaf geçersiz olup, bu şekilde yapılan tavaf mutlaka iade edilmelidir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243)
İhramlı iken topukların ve âşık kemiklerinin açık olması, ayakların üst kısmının da tam örtülmemesi gerekir. Bunun için kişi ayakların üzerini tam kapatmayan ve arkası açık olan terlik ve benzeri bir şey giyer. Ökçesi kemerli yani arkası kayışlı terlik de giyebilir. Bunları giyme imkânı olduğu hâlde normal ayakkabı giyen kişi ihram yasağı işlemiş olur. Cezası da giyme süresine göre değişir. Bir gündüz veya geceden az giymiş ise sadaka, bir gündüz veya gece giymiş ise dem gerekir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/490).
Tavafın abdestli olarak yapılması ve sa‘yin de muteber bir tavaftan sonra yapılmış olması gerekir. Abdestsizliğin hangi şavtta meydana geldiği bilinmediğinde abdestsizlik hâli ilk şavta hamledilir. Bu durumda kişi, abdest alarak tavaf ve sa‘yi iade eder. Tavafı iade etmediği takdirde Hanefîlere göre dem; küçükbaş hayvan kesmesi gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/163; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/162) Şâfiî mezhebine göre ise abdestsiz yapılan tavaf geçersiz olduğundan dolayı tavafın ve sa‘yin iadesi gerekir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/243) Ancak abdestli olarak tavafı yaptıktan sonra abdesti bozulup o şekilde sa‘y yapmışsa yapılan sa‘y geçerlidir. Zira sa‘yde abdestli olmak sünnettir.
Umrenin tavaf ve sa’yini yaptıktan sonra henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan önce cinsel ilişkide bulunan eşlerin umresi geçerli olur. Ancak ceza olarak her birisine ayrı ayrı bir dem; küçükbaş hayvan kesmesi gerekir (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/245).
Hanefî mezhebine göre kadın ve erkeklerin birbirlerine ellerinin değmesinden dolayı abdestleri bozulmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/10) Şâfiî mezhebine göre ise bu durumda abdest bozulur. Ancak Şâfiî olanlar, bu konuda Hanefî mezhebini taklit edebilirler.
Kırân haccı yapan bir kimseye ihram yasaklarından birini işlemesi hâlinde Hanefî mezhebine göre biri umrenin, diğeri de haccın ihramı için iki ceza gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/171) Şâfiîlere göre tek ceza yeterlidir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/291)