Fetva Meclisi
Soru
Cami derneği cami yapmak için bir adama arazisini satmasını veya bağışlamasını istiyor. Adam ise kalben istemiyor. İleride o arazide kendisine ev yapmayı düşünüyor. Ama cami dernek yetkilileri çok ısrarcı davranıyor. Emri vaki ile adamın malını alıp oraya cami yapmak istiyorlar. O yerde de cami zaten varmış ve nüfus fazla değilmiş. Şeri hukuktaki durum nasıldır? Adam satmak istemiyor ama içi de huzursuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Camiye vakfedildiğini söylediğiniz arazinin nasıl vakfedildiğini bilmeden cevap vermemiz mümkün değildir. Satılmasına müsait bir vakfiye midir yoksa üzerine camiye ait bir birim yapılması için mi vakfedilmiştir bilmemiz gerekiyor. Ama her halükârda, onu satışa sunan dernek yetkilileri daha büyük sorumluluk almış görüyoruz.
Bir kere caminin altının ticaret merkezi olmasını tercih etmeyiz. Camiler yerden göğe kadar ibadet maksatlı kullanılmalıdır. Bir ticaret noktası yapılacaksa da cami mantığına en yakın iş ne ise o yapılmalıdır. Diğer şubelerinde haram bir nesne bulunması buradaki kiralamayı haramlaştırmasa da mideyi bulandırır. Yine de bunu cami cemaatinin fitneye dönüştürmemesi gerekir. Daha tatlı dille ve kalp kırmadan ikaz etmek doğru olur.
Kural şöyledir: Bir vakıf, vakfedildiği alanda kullanılır, başka bir yere kaydırılamaz. Sizin caminiz için vakfedilen demiri o camide kullanabilirsiniz. Arttı ve orada kullanılamıyorsa, başka bir caminin inşaatına gönderirsiniz. Bunları yapmak gerçekten mümkün olmuyorsa satıp köyün diğer kamusal nitelikli yatırımları için kullanabilirsiniz.
Zekatı şahıslar verir. Kurumların zekatı olmaz. Cami ve dernek, vakıf kurumdur. Parasının zekatı olmaz. İş yeri, şirket gibi kurumların ise sahipleri bulunduğu için onlar zekat verirler.
Selamünaleyküm. Amcanızın bağışlamasında fıkhen bir sakınca yoktu yani yaptığı iyi bir işti. Babanızın yaptığı ise hatadır. Sizin zaruret oranında o araziye ihtiyacınız yoksa siz de hatayı düzeltip araziyi camiye geri verin. İyi bir iş yapmanın yanında biiznillah arazi bağışlama sevabı da kazanırsınız.
'Papaza kızıp oruç bozmak' şeklinde bir deyim vardır. Camilerimizde şeriatımızın hükümran olmadığı, tartışılması bile gerekmeyecek kadar açık bir hakikattir. Ama biz camisiz de yaşayamayız. Cami seçmek camisiz kalmaktan daha iyi değil midir? Aslı zatında imamların bizi irşad etmeleri gerekirken bizim imamları ikaz ve irşad etmemiz gerekmeye başladı. İmamlarla daha içli dışlı olarak onlara, rızkı Allah'ın verdiğini, Peygamber aleyhisselamın makamında vekil olduklarını nazik bir şekilde hatırlatmamızda yarar var. Ben, imanıma camiyi terk etmeyi sığdıramıyorum. O sözünü ettiğiniz hutbeleri dinlemek zorunda kaldığımda da krizler geçiriyorum. Zor bir imtihandayız; kaçamayız, yılmayız. Camiler tevhid mekânlarıdır. İtham ederken de şirk gibi ağır sözleri kullanmamaya gayret ediniz. Şirk, daha ötesi olmayan en ağır suçların başında geliyor. Kendimizi haksız duruma düşürmeyelim. Allah'a emanet olunuz.