Fetva Meclisi
Soru
Hocam yine sizi rahatsız ediyorum ama 2 sorum olacak. İlki, eşimle dini nikahımız düğünümüzden 2 gün önce bursada kıyıldı. Düğünümüz eşimin memleketinde, eskişehirde oldu ve biz orda karı koca olduk. Şu an Ankarada yaşıyoruz ve biz eskişehire yerleşmeyi hiç düşünmüyoruz. Eşim "vatani asli eskişehirdir" diye orada namazlarımızı seferi değil tam kılacağımızı söylüyor. Aynı şekilde orda seferi olmadığımız için kurban kesebiliriz diyor. Bu durum namaz, kurban vs. için nasıl olmalı? 2. Sorum: Farklı kişilerin farklı fetvaları o kadar üzüyorki beni. Hakiki müslüman olarak gördüğüm kişiler, cemaatler vs. birbirinden farklı ve hatta tamamen zıt şeyler söylüyor. Hocam kalbim bunalıyor, kime nasıl güveneceğim, kim doğruyu söylüyor kimi kendimize örnek alacağız, hangi kitapları okuyacağız. Ne olur yardım edin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir hanım evlendikten sonra eşinin emrinde olur; istişare eder eşi onunla ama eşinin daha rahat kazanacağı bir iş ortamını zorlamaz. Ailesi ile de bütün samimiyeti ile bağını sürdürür lakin eşi onun ilk tercihi olur. Aksi takdirde şeytan fitnesini çok rahat yayar. Sabırlı olun, dik durmaya şeytana ezilmemeye gayret edin. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Sizi tebrik ederim. Allah takvanızı ve huzurunuzu daim etsin. Ne mutlu size, dininizi hayatınız görüyorsunuz. İslam böyle bir nimettir. Allah sizden razı olsun. Eşiniz, kesinlikle misafir getirsin; misafir sizin bereketinizdir. Sen de eşin de misafire hizmet edin. Bu misafir anlayışınız sizin evdeki özel hayatınızı etkilemelidir. Mesela sen rahatsız olduğun bir zamanda misafir olmamalıdır. Verdiğin örnekte eşin yanlış yapmış ya da dikkat edememiş. Anlaşılan çocuğunuz da yok. Olsa da sonuç değişmez ama genç bir bayanın evinde bekar veya evli bir namahrem erkeğin tek başına yani kadının mahremi yanında yokken kalması çok yanlıştır. Eşin, akşamdan sabah çıkacağı vakti söyleyerek durumu toparlasın. Doğru olanı düşünmüşsün ama şeytana alet olarak bunu büyütmeyin. Yenilenmemesine karar verin. Allah yuvanıza huzur versin.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Nisa suresinin ayeti size direkt olarak bu hakkı tanımaz. Evlenirken yani nikâh akdi esnasındaki anlaşmanızda konuşulmuş olması veya serbest bırakılmasına göre bu kararı verebilirsiniz. Siz, İstanbul’dan bir kızla evlendi iseniz normaldi onu, İstanbul gibi büyükşehir olan bir yere götürebilirsiniz. Mesela Niğde’den evlendi iseniz o düzeyde bir şehrin altına götürmemeniz gerekir. Size şöyle bir ikazımız olsun: Bir ailede bu tartışmanın başlaması çok riskli bir başlangıçtır. Aile fertlerinin birbirleri için bu kadar bir fedakârlığı yapamamaları sakıncalı bir gidişatı gösterir. Eşinizi böyle bir konuda ikna edebilecek düzeyde olmalı idiniz. Aranızdaki muhabbet bu düzeye yükselmelidir. Bunu biliniz. Allah yardımcınız olsun.
Önce 'dini nikâh' deyimini düzeltmem gerekiyor. Nikâhın dinlisi dinzisi mi olur? Nikâh nikâhtır. Sizin mantığınızla bakanlar için belediyeden başka bir yerde kıyılan nikâhın ciddi olmayacağını düşünüyorum. Nikâhınızı belediyede kıydırın. Hatanızdan çok ciddi bir tevbe edin. Melekler tevbenize şahit olsun. Bu tevbenizin samimiyetini de birbirinizden uzak kalarak gösterin ki, göstermelik bir tevbe yaptığınız anlaşılmasın. Hem çok pişmansınız hem de bir yıl bekleyemiyorsunuz; anlamlı bir çıkış mı bu? Ebeveyninizin haberi ve rızası olmadan kıydıracağınız bir nikâh, evli olmanız açısından bir sakınca doğurmaz; nikâhlı sayılırsınız. Ama ezilip geçilmiş bir anne babanızın varlığı mutsuzluk için evlenmeniz anlamına gelebilir. İyi düşünün, Allah'tan korkun, aklınızı çalıştırın.
Selamünaleyküm. Hayat bir mücadele içinde geçer. Hemen hemen her insanın inişleri çıkışları olur. Eşinizin de böyle bir süreci yaşadığını düşünün. Size tavsiyemiz, onunla ikili kısır tartışmalara girmemenizdir. Aksi takdirde onu daha fazla batırırsınız. Ona karşı kadınlığınızı bir sanata dönüştürmeye çalışın. Onu sevdiği renkleri giyinmeye varıncaya kadar her şeye onun penceresinden özen gösterin. Biiznillah sizin umduğunuzdan daha iyi olur. Duayı da ihmal etmeyin. Yılmayın, yıkılmayın; sabırlı olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hususi dumanı içinize çekmek durumu olmadıkça, odanın içindeki sigara dumanının kokusu orucu bozmaz.
Selamünaleyküm. Buradaki 'savurganlık' anlayışının belirlenmesi önemlidir. Size göre savurganlık olan bir başkasına göre nomla olabilir. Eğer yaşadığınız çevreye göre ölçü alındığında savurganlık yapıyorsa eşiniz, ondan gizli bir birikim sağlamanızda bir sakınca olmaz. Ancak o birikimi yine ev yararına olan işlerde harcamanız gerekir. Sakın böyle bir konu üzerinden eşinizle aranızı açmayın. Aranızın açılması savurganlıktan daha kötüdür. Allah sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Aç veya açık kalma söz konusu olmadıkça domuzlu bir sofranın kenarında duramayız, domuza hizmet edemeyiz.
Selamünaleyküm. İnşaallah bir sakıncası olmaz; diyanetin bu hassasiyeti göstereceğini umarız.
Selamünaleyküm. Bu konularda hasass davranacağını bildiğiniz bir kuruluşa devredin. İnşaallah yerini bulur. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. İnşaallah bir sakıncası yoktur. Gerçekten insanaları kral mantığı ile yönetenler için o tehdit vardır.