Fetva Meclisi
Soru
Selamun Aleykum Hocam, Bayanların kendi aralarında çalgıyla oynamaları caiz midir? Mesela Kına gecesi gibi…
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Müziğin haram olan boyutu her yerde ve her durumda haramdır. Kadın kadına olması bir şey değiştirmez. Kadın kadına, helal olabilecek bir müzikle eğlenme olabilir. Hangi müziğin helal olabileceğini bu siteden araştırabilirsiniz. Bir de şu noktaya dikkat edin: Kadınların kendi aralarında olmaları her şeyin mübah olduğunu göstermez. Kadınlar arasında da belli mahremiyet kuralları vardır. Onları da bu siteden inceleyebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Şehvet uyandırıcı olmadıkça kadın sesi haram değildir.
Aleykümselam. Tek bir erkeğin göreceği bir yerde bile kadının 'oynaması' hatta tesettürsüz bulunması asla caiz değildir. Düğünde oynamaya gelince, böyle bir şey sadece kadınlar arasında bile olsa netice olarak seviyesiz bir iştir. Annenize Allah akıl fikir versin. Haramın birazı olmaz. Haram haramdır. Direnin, Allah'tan sevap kazının.
Selamünaleyküm. Göz, kadın için tesettürü şart olan avret değildir, üzerindeki ziynet de onun gibidir. Aşırı dikkat çeken bir durum ise o başkadır. Ellerdeki durum da böyledir, özel bir gayret yoksa. Yüzük de buna dahildir. Parmak açık kalabiliyorsa yüzük de kalabilir. Evlilik yüzüğü farklı değildir. Kına, el gibi açılması mubah olan bölgede ise sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Bir haram iş ihtiva etmedikçe örftür, uygulanabilir.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz masalar yan yana olmayacak mı? Bunu ancak, daha büyüğüne göre biraz daha kaçak kalmış günah sayabiliriz. Bu da bir kaymadır neticede. Erkeklerin kendi aralarında, kadınların da kendi aralarında eğlenmeleri caizdir. Bu eğlenmede, haram müzik, haram sözler olmamalıdır.
çalgı konusundaki diğer fetvalar
Alkol ve müzik, kıyamete doğru bu ümmetin kanserlerinden olacaktır; elimizdeki hadislerde bu açıkça zikredilmektedir. Sizin böyle bir endişe taşımanız imanınızdandır biiznillah. Allah Teâlâ sizi de bizi de haramlara düşmekten muhafaza buyursun. Bir genel salgın niteliği almıştır müzik. Bizim; Rızamız olmasın, Kendimizi koruyabildiğimiz kadar koruyalım, Gücüm ve etkimiz kadar ikaz edelim, Müdahale imkânımızın bulunduğu ortamlarda müdahale edelim.. Gerisini Allah’a havale edeceğiz, bir çaremiz yoktur ne yazık ki.
Sizin asıl böyle bir ortamda mümin kimliğinizi ortaya koymanız gerekmez mi? Mümin kimliğinizi ileri derecede olmayan dostlarınız için mi saklıyorsunuz? Düğüne gitmeyin, günaha ortak olmayın. Bir gün önce gidip hediyenizi vererek de dostluğunuzu ispat edin.
Fukahanın büyük bölümüne göre nikâhın ilan edilmesi, bunun için düğün yapılması sadece müstehaptır. Terk edilmesi nikâhın varlığına zarar vermez. Eski zamanlarda insanların birinin diğeri ile evlenmesi öğrenebilecekleri sınırlı imkânlar vardır. Bunun için def/davul veya benzeri bir alet kullanılıyordu. Yemek veriliyordu. Şenlikler yapılıyordu. Bu zamanda ise ilan çok daha kolay yöntemlerle gerçekleşebilir. Bunun için düğün veya benzeri bir toplantı da yapılabilir. Haramlardan birini ihtiva etmedikçe bir sakıncası da olmaz. Başta müzik ve erkek kadın karma oturma olmak üzere haram bir iş yapılmadıkça düğün olur da olmaz da. İnsanların evliliğin düğününü evlilikten daha önemli görmeleri büyük oranda bir sosyal boşluğu doldurma özentisinden kaynaklanmaktadır. Böbürlenme, israf, yabancı kültürlere teslim olma ve alkol diğer muhtemel sıkıntıları yansıtır.
Yasal veya meslek kuralları açısından bir zorunluluk varsa koyabilirsiniz. Eğitim ve terapi için söz konusu aletler “olmazsa olmaz/alternatifi yok” nitelikte ise de koyabilirsiniz. Bunun dışında müzikten medet uman bir durumda olmanız isabetli olmaz.
Oyunsuz olması o açıdan bir olabilirlik oluşturur. Diğer günahlar ise bulundukça oraya katılımın hükmü aynıdır. Karma oturma mesela caddede yürüme gibi olduğunda yani kimsenin kimseye dikkat etmediği ve dış kıyafet açısından korunaklı olduğunda sakıncasızdır. Düğün ortamında bunun ne kadar sağlanabileceği ise meçhuldür. Buna göre karar veriniz.
Bu haberinizin doğru olmamasını dilerdim. Allah akıbetimizi hayır etsin. Mescitlerde tef çalınmasını da görecek miydi bu ümmet, vay hâlimize vay!