Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Namaza nefsin tam olarak alışması için evvela 40 gün devamlılık olacağı kimi kitaplarda yazıyor. Bayanlar için 40 gün aralıksız namaza devam etmek mümkün olmuyor. Mazeret durumu ise ister istemez bayanları rahatlığa ve namazsızlığa bir anda alıştırıyor. Bayanların bu durumuna bakış açısı ne olmalı? Fıtratımız gereği böyle bir döneme ihtiyaç duyduğumuz için mi böyle bir mühlet verilmiş acaba? O kısa süreçte alıştığımız uzaklıkla nasıl başa çıkabiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. KIRK GÜN diye kati bir rakam yoktur. Kimine kırk saniye yeter kimine de kırk sene yetmez. Meseleye imanda güçlenme meselesi olarak bakmaya çalışın.
Aleykümselam. Kırk kere düşsen de kırk birinci kalkışa hazır ol. Bedenindeki enerji yoğunluğunu gıda türünden en azından azalt. İş yoğunluğunu artır. Şu andaki meşguliyetini 1/4 oranında artır. Bir süre sonra o kadar daha artır. Okuma, yazma, gezme gibi aktiviteler yap. Eşinin daha renkli, daha değişken olmasını iste. Ve göz, kulak kirliliğini oldukça asgariye indirmeye çalış. TV, internet gibi kirlilik nedenlerini azaltarak yok etmeye çalış. Kırk kere düştükten sonra kırk birinci dirilişe asla yılma, asla!
Selamünaleyküm. Doğum yapan bir kadın 1 günle 40 gün arasında sürebilen bir kanama dönemi geçirir. Buna lohusalık hâli denir. Bu dönemde kadın, namaz kılmaz, oruç tutmaz. Daha sonra oruçlarını kaza eder, namazlarını etmez. Bu dönem, kadından kadına değişir. Kırk günden fazla sürerse özür kabul edilir. Bunun dışında KIRK RAKAMI İLE ALAKALI BİR HÜKÜM YOKTUR. Gerisi, halk dedikodusudur. Vitri imsak vaktine bir dakika kala bile bitirseniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. Kırkıncı günden sonra guslünüzü alın ve normal hayatınıza devam edin. Her namaz vakti abdest almanız yeterlidir.
Aleykümselam. Teravihi evde de kılabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Endişelenmeyin, yapabildiğiniz kadar yapmaya çalışın. Allah kabul buyursun.
bayan konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir evliliğin dinen hiçbir sakıncası yoktur. Ne var ki bayanlar, üniversite okumayı sıratı geçmek gibi bir şey görmektedirler. Nitekim sizde de bu fark şimdiden sorun üretmeye hazır olarak beklemektedir. Evlilikler zaten pamuk ipliği ile bağlı gibi durmaktadır. Bu meseleyi etraflıca irdeleyerek evlenme kararı verin.
Selamünaleyküm. Evet, bayanların hafızlığında böyle bir sıkıntı yaygın olarak vardır. Bu nedenle de bazı dava büyükleri, bayanların hafızlık yapmaları yerine fıkıh ile meşgul olmalarını öncelemektedirler. Şahsen benim kanaatim de bu yöndedir. Çok ileri derecede ezber kabiliyeti olanlar dışında kızların hafızlığını birinci çalışmaları durumuna getirmemek gerektiğini düşünüyorum. Allah yardımcınız olsun, gerçekten 'Kur'an'ı unutmak' ağır bir vebaldir.Hafızlığınızın zayıflaması ile tamamen unutmak arasında bir fark görmelisiniz. Zayıflamayı bir noktaya kadar normal görebiliriz. Annesiniz. Anneliğiniz sizi yorabilir. Gerekiyorsa memurluğu bırakın önce. Bir de size tavsiyem, her gün yüzünden bir cüz muhakkak okuyun. Mesela öğrencileri beklerken okuyun. Bu sizin için azami yirmi beş dakika demektir. Bebeği emzirirken bile okuyabilirsiniz. Her ay bir hatim indirme durumunda ezberiniz sıfıra inmez asla. Bebeğiniz büyüyünce de bunu yavaş yavaş günde üç cüze kadar çıkarırsınız ki o zaman ezberiniz geri gelebilir.Kötü örneklerle yıkılmayın. Siz dert ederseniz Allah size bir çıkış yolu gösterir. Kendinize ve bize dua edin.
Selamünaleyküm. Ayak topuğundan aşağısı üstü gibi avret değildir. Özellikle bir fitne söz konusu değilse normal kalması caizdir.
Selamünaleyküm. Tıp tahsilinin kızlar için de gerekli olduğunu düşünürüz. İfade ettiğiniz duygular muhteremdir. Siz henüz genç olduğunuz için duygularınızı itham edemem ama sizden önceki pek çok hanım kızımız, sizden daha ateşli sözlerle o fakültelere girdiler. Bir iki yıl sonra onları gören olmadı bir daha. Hatta kendileri gibi tesettürlü hanımları bile ittiler. Bu nedenle Müslüman hanımlar, erkek doktorlarda tedavi olmayı tercih eder oldu. Bunun için size tavsiyem, kullandığınız bu sözleri meleklerin kaydettiğini unutmamanızdır. Size muvaffakıyetler dilerim.
Selamünaleyküm. İman edecek biri, imanını bir erkekle evlenme şartına bağlamaz. Ağabey dediğiniz arkadaş daha erkekçe düşünsün, daha dirayetli olsun. İşi sulandırmasın.
Selamünaleyküm. Eşiniz bu konuda haklıdır; doksan km. mesafeden daha az bir yere başkasının taksisi ile gitmesi ilke olarak caizdir ancak fitne açısından ortada daha sonra sonuçları görülebilecek bir tehlike vardır. Hemen terk etmenizi tavsiye ederiz. Böylesi takvaya daha yakındır. Niyetinizin salih olmasına asla güvenmeyin.