Fetva Meclisi
Soru
Hocam dinlediğim bir sohbette evlenmek için çaba göstermek gerektiğini, durup dururken salih biriyle evlenilemeyeceğinden bahsediliyordu gençlere; ihtiyari iradenin kullanılması gerektiği söyleniyordu. Benim kafama takılan ise; bu, genç bir kız için de geçerli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. İstenmediğiniz bir yere gitmeyi siz de istememelisiniz. Evet, böyle bir evliliğin dinen sakıncası yoktur ama siz kendinizi iyi ayarlamalısınız.
Bu tip durumlarda iman devreye girmesi lazım. Üç günlük dünya için evlenene ne diyebilirsin? Ahireti hatırlat, söyleyecek başka bir söz bilemiyorum.
Evlenmeyi sadece bir itaat kavramı içinde düşünmek yanlış olur. Evlilik hayattır. Hayatı düşünür gibi düşünmelidir evlenmeyi. İtaat onun bir bölümüdür sadece. Ana hatları ile genç bir kızın evlilik düşüncesi için şu şablonu çizebiliriz: Her şeyden önce biyolojik olarak vakti gelen bir evlilik düşünmelidir. Evlilik vakti yaşla ilgili değildir. Her bedenin evlenme ihtiyacı için zamanı farklı olabilir. Mü'min bir insan olarak imanı ve dini ekseninde bir tasarım yapmalı ve asla bunu taviz konusu olarak görmemelidir. Evliliği ile alakalı olarak anne babasının onunla bağlantısı ihmal edilmeyen bir evlilik düşünülmelidir. Kabiliyet, ekonomik denklik, kültür, etnik ve çevre faktörleri ihmal edilmemelidir. Bunlara dikkat edilmemesi durumunda evlilik bilerek zora sürülmüş olur. Evliliğin gerçekleşeceği zamanın sosyal hayatı ve evliliğin bulunduğu nokta dikkate alınmalıdır. Asla istişare edilmeden kararlar verilmemelidir. Beğenme, sevme ve bağlanma gerçekleşmeden istişareli iş yapılmalıdır. Yaşlı insanların birikimi çok önemli bir fırsattır. Duygusallığın etkisinde kalınması durumunda genç yaştaki bir kızın kendi kuyusunu kazabileceği gerçeği unutulmamalıdır. Evlilik açısından gerekli sağlık tedbirleri alınmalı, yaşanan sağlık sıkıntıları ve evlilik uzmanı ile istişare edilmelidir. Öyle veya böyle tevekkül çizgisinde yol almak kalbe huzur verir.
Şu hayatta kimin her istediği, istediği gibi olmaktadır? Biz, yazılan kaderimizi yaşıyoruz, kendi kaderimizi yazma imkânımız yoktur. Sizin evlenmeniz olduğu gibi kaderinizdir. Size iki şeyi hatırlatmak isterim: Birincisi “evlenemiyorum” diyebilmeniz için beklemeniz gereken süreyi nasıl belirlediniz? Evlenmenin yaşı mesela yirmi olarak son mudur? Zihninizdeki olguları bedeniniz ve hayatınız için son kanun olarak mı görüyorsunuz? İkinci olarak da şunu düşünmenizi tavsiye ederim size: Evlenmek mutluluğun garantisi midir? Milyonlarca genç kadın “dul” vasfı ile hayat sürdürüyorlar. Allah sizi, “dul” kalmanız anlamına gelebilecek evliliklerden korumuş olamaz mı? Hayata daha geniş açıdan bakmaya çalışalım. Yapabildiğimizi yapıp tedbir alalım ama olmayana esef etmeyelim. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Ailenin rızası bir noktaya kadardır. Haddini bilmeyen ailenin sözünün dinlemesi gerekmez. Zinaya sakıncasız bir şey gibi bakan ya da çocuklarını garantide gören ailenin sözü geçersizdir. İffet derdi olan ve dünya metaına tapınmayan bir eş adayı bulup evleneceksin. Yeter ki, bu kararı yüzeysel bir şekilde vermiş olma.
Selamünaleyküm. Evet bu, istihare için uygun bir konudur ancak sizin hayat tecrübeniz, olumlu bir iş üzerinde olup olmadığınızı tartmaya yetmeyebilir. İstihareden önce sizin, bu işin beşeri şartlarda araştırmasını yapmanız gerekir. Bu nedenle anneniz, dayınız gibi sizden büyük birinin tecrübesinden yararlanın, tek başınıza yanılmamanız çok zordur.