Fetva Meclisi
Soru
Ablanın eşi ile iletişimde ölçü ne olmalıdır? Tamamen yabancı gibi midir? Yoksa sınırları koruyarak sohbet edilebilir mi? Bir de ablayla birlikte iken enişte ile 90 km ötesine gidilebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Ablanın eşi senin için bir yabancı durumundadır. Evet, eniştelik nisbi bir yakınlık getirmektedir ama mesela bir dayı bir amca gibi değildir. Asla bir dayı gibi muamele yapamazsın ona. Saygılı, hürmetli, nazik ama seviyeli olacaksın.
Bir bayanın seferilik mesafesi kadar bir yolu mahremi olmadan kullanması caiz değildir. Eşinizin varlığı onlar için bir ruhsat değildir. Sizin onları teşvik etmeniz anlamına gelebilecek tavırlarınız da sizi vebal altına sokabilir. Allah'a emanet olun.
Nikâhın şartların arasında tesettür yoktur. Başı açık bir kadınla da nikâh yapılabilir. Hadislerde geçen 'salihalık' kadının eşine karşı ilişkisi açısından yapılan değerlendirmeyi yansıtıyor. Kadının Rabbi ile olan ilişkisi başka bir meseledir.
Ortada şöyle bir gerçek var: Oturup kalkmadaki mahremiyet inceliklerine dikkat edilerek girip çıkma yapılıyorsa sizin eşinizin ailesi ve yakınlarına ziyarete gitmeniz insanî olan, gerekli olduğu tartışılamayacak olan bir hakikattir. Bunu sormaya bile gerek yoktur. Ancak durum sizde olduğu gibi kadının psikolojik de olsa eziyet görmesine neden olan tavırlar barındırıyorsa gitmek zorunda değilsiniz. Eşinizin sizi her durumda eziyetten koruması gerekmektedir. Yakınlarının sılayırahimi kadar sizin korunmanız da ona görevdir. Eşinizin yakınları sizin kan bağı ile oluşmuş yakınlarınız değildir. Dolayısıyla onların sılayırahimi size farz değildir. Eşinizin bunu zorlamaya hakkı yoktur. Eşiniz sizi eziyet görmeye karşı koruyamadığı bir yere götüremez. Şunu bilmenizde fayda vardır: Aile bu tür tartışmaların başlaması ile risk altında kalır, keşke bu tartışmaya girmese idiniz, sabredebilse idiniz, çok daha iyi ederdiniz. Dinen size mecburiyet getirilmemiş olsa bile sizin aile huzurunuzu dikkate almanız sizin lehinize bir durumdur.
Haremlik selamlıktan maksat, birbiriyle (bekâr olmaları halinde) evlenmeleri caiz olacak bir erkekle bir kadının temas ve göz emniyetini sağlamaktır. Burada, illa kötü bir durum olacak diye araştırmanın gereği yoktur. Zira şeriatımız, insanların yapısı gereği düşebilecekleri en uç tehlikeyi bile dikkate alarak bizim için tedbirler getirmiştir. Haremlik ve selamlığın her zaman uygulanması mümkün olmayabilir. O zaman şu ölçülere dikkat edeceğiz: Beraber bulunulan ortamda kadınların kıyafetleri ve oturup kalkmadaki rahatlıkları, oradaki erkeklerin o kadın üzerinde izleme ve beyinde sonuçlandırma aşamasına imkân oluşturmayacak tarzda olmalıdır. Bu, sokak kıyafeti veya başka bir tarzla karşılanabilir. Ama ev içi kıyafetlerle bu güvenliğin sağlanması mümkün değildir. Eğer ev içi kıyafetimiz de bunu sağlıyorsa mesele yok demektir. Daha açık bir ifade ile şöyle söyleyebilirim: Mesela, gelen misafirler, bir önceki gelişlerine göre kadınlardan birinin hamileliğinin şu kadar ilerlediğini anlayabiliyorlarsa ya da erkeklerden biri, bir önceki ziyarete göre kadının biri iki kilo zayıfladığını hissedebiliyorlarsa göz güvenliği sağlanamamış demektir. Siz buna kıyas ederek genel çizgileri çizebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken önemli husus şudur: Erkeklerin, çok yakın samimiyet sahibi olmaları gibi nedenler, kadının rahat olmasını gerektirmiyor. Zira dinimiz, kötüye karşı tedbirden önce kötülüğün zihinlerde bile oluşmaması için tedbir almaktadır. Bu ayrıntıya idrak edemeyenler, haremlik-selamlık olarak ifade edilen yaşam tarzını anlamakta zorlanmaktadırlar. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Hayır, böyle bir kural yoktur. Bilakis kadın özel günlerinde, eşinin bir eksiklik hissetmemesine yönelik tedbirler almalı, daha özenli giyinip, gerekli ilave kokular sürünmelidir. Eşinin dikkatini daha yoğun hale nasıl getirecekse onu yapmalıdır. Cinsel ilişki dışında yasak olan bir şey bulunmadağını da bilerek hareket etmelidir.
abla konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İlgilendiğiniz konu oldukça önemli olmasına rağmen, mü'min kardeşlerimiz arasında gerekli alakayı bulmuyor. Bulsa, tüccar ne pahasına olursa olsun işimize yarayanı üretir. Gayret edeceğiz, sabredeceğiz. Yılmadan yolumuza devam edeceğiz. Bu hususu, Müslüman medya ve giyim esnafımız üzerinden yürütmemizin etkisinin daha yoğun olacağını düşünüyorum. Allah sizden razı olsun.
Selamünaleyküm. Yaşınıza ve nezakete uygun bir şekilde ikaz edersiniz, durumu onun sorumlusu durumunda olan anne veya babanıza bildirirsiniz. Yapacağınız bu kadardır.
Selamünaleyküm. Ablanız da böyle bir şeye gerek bulmuyorsa vermeyebilirsiniz.
Fakir bir ablaya fitre verilir. Bu fitre de en güzel fitrelerden olur biiznillah.
- Kendini kesin çözüm sahibi gibi görmemelisin. Kaş yaparken göz çıkarman da mümkündür, unutma. - Zamana yaymadığın bir çalışmadan sonuç alamazsın. Anlat, öğret; yıllar sonra sonuç bekle. - Sabır silahındır. Sabret, sonra sabret, bitince yine sabret. - Anlayışlı ve nazik bir abla olman kuralcı bir müdür olmandan daha iyidir. - Yanlışları yerme yerine yapılmış iyileri öv. - Baş başa nasihat et, sıkıntıyı yayma. - Dua et. - Kardeşinle alakalı çalışmanı bir not defterine günlük olarak yaz. Ne yaptın, ne sonuç aldın. Ayda bir notlarını gözden geçir. Yıl sonunda da genel bir okuma yap. Gerekirse bu notları kitaplaştırabilirsin bile. Orijinal not tutarsan yani adil ve doğru not tutarsan bir tez yazmış gibi olursun. - Sonuç olarak da kalplerin Allah’ın elinde olduğunu bilmen gerekiyor. Her türlü sonuca hazır olmalısın.